Hürmüz Boğazı’nda Gerginlik Artıyor: Trump İkinci Vietnam’a mı Hazırlanıyor?
Hürmüz Boğazı’ndaki gerginlik artarken, Trump’ın açıklamaları yeni bir askeri müdahale ihtimalini gündeme getiriyor.
Stratejist Hakan Akbaş, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı ile ilgili son açıklamalarının, sahada daha sert bir müdahale olasılığını işaret ettiğini belirtti. Akbaş, İran’a yönelik bir kara harekâtı ihtimalinin masada olduğunu vurguladı.
Akbaş, Trump’ın, ABD Savunma Bakanı Hagseth’in üst düzey generalleri tasfiye etmesinin, İran’a karşı kara harekâtına karşı çıkan askeri kanatla yaşanan bir ayrışmadan kaynaklanabileceğini öne sürdü. Trump’ın “kontrollü belirsizlik” stratejisi ile bu harekâtı ne doğruladığını ne de reddettiğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı’ndan çekilmenin, ABD’nin küresel caydırıcılığına ciddi zarar vereceğini belirten Akbaş, “Bu hafta sonu Harg Adası başta olmak üzere İran’a yönelik kara harekâtı ihtimali masada” dedi. Bu öngörülerinin ardından Trump, gününe bir açıklama ile başladı.
Trump’ın Hürmüz Açıklaması
ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamada, “Biraz daha zaman verin, Hürmüz Boğazı’nı kolayca açarız, petrolü alırız ve büyük bir servet elde ederiz. Bu dünya için adeta bir ‘petrol fışkırması’ olmaz mı?” ifadelerini kullandı.
Akbaş, Trump’ın bu açıklamasının, kendi öngörülerini doğruladığını ifade etti.
İran Savaşı Ne Yöne Gidiyor?
Hakan Akbaş, bu savaşın nasıl bir evrim geçireceği ve Trump’a yönelik ABD içindeki artan tepkilerle nasıl bir yol haritası izleyeceği hakkında şu değerlendirmeleri yaptı:
“Üç senaryom var:
1) %25 olasılıkla savaş çıkmaza girebilir ve mevcut durum uzun süre devam edebilir; bir süre sonra Trump sıkılıp ABD’yi geri çekebilir.
2) %35 olasılıkla Pakistan, Çin, Türkiye gibi ülkelerin arabuluculuğunda diplomasi devreye girebilir.
3) %40 olasılıkla ABD, donanma piyadeleriyle Harg Adası ve Hürmüz Boğazı çevresindeki nükleer tesislere karadan müdahale edebilir. Bu, Hürmüz Boğazı’nı zorla açma çabası ile İran’ın petrolünü kontrol etme girişimlerine yol açabilir. Bu durum, ABD’nin bölgede Vietnam örneğinde olduğu gibi beklenenden çok daha uzun süre kalmasına ve savaşın tırmanmasına sebep olabilir.
Trump’ın verdiği son tarih olan 6 Nisan’a kadar gelişmelerin dikkatle izlenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Savaş ve Trump’ın Geleceği
Trump, 5 hafta sonra ABD halkının karşısına çıkmasına rağmen birçok soru işareti bıraktı. Savaşın sona erme şekli ve çıkış stratejisi hakkında net bir bilgi vermedi. Halktan, “sizi savaşa sokmayacağım” diyerek oy istedi; ancak 2026’da her ay yeni bir savaş başlattı. Trump’ın başkanlık onay oranı ise yalnızca %39. Bu, ilk yıl sonunda ulaştığı en düşük seviyelerden biri.
Oğul Bush, Irak savaşını halka anlatamayıp uzun bir çatışmaya sürüklenmişti. İki döneminin ardından Demokratlar iktidarı ele geçirdi. Savaşın enflasyonist etkisi giderek artıyor; Amerikalılar 4,5-5,0 dolar ödemeye başladıkça bu etki daha da belirginleşecek.
Hayat pahalılığı nedeniyle Cumhuriyetçilerin Kasım ayında Temsilciler Meclisi’ni kaybetmesi bekleniyor; hatta Senato da tehlikeye girebilir.
Savaş, özellikle Trump’ın gençler ve bağımsız seçmenler arasında büyük oy kaybına yol açtı. Ancak MAGA tabanı şu ana kadar desteğini sürdürüyor; Senato’yu kurtarıp kurtaramayacakları ise belirsiz. Eğer her ikisi de kaybedilirse, Trump’ın Beyaz Saray’daki son iki yılı siyasi olarak zor bir dönem geçirebilir. Demokratlar, Trump’ı azletme ve kabine üyeleri hakkında soruşturma açma yoluna gidebilir.




