Fed faiz artırımı sonrası borsada yükseliş beklentisi

Fed faiz artırımı öncesinde Wall Street’te farklı bir senaryo öne çıkıyor; uzmanlar, kararın kısa vadeli baskıya rağmen hisseleri uzun vadede destekleyebileceğini belirtiyor.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu hafta faiz oranlarını artırmasına kesin gözüyle bakılırken, Wall Street’te alışılmış beklentilerin dışında bir senaryo tartışılıyor. Uzmanlar, kararın ilk aşamada hisse senetleri üzerinde baskı oluşturabileceğini, ancak uzun vadede piyasalar için yükseliş zemini hazırlayabileceğini ifade ediyor.

Fed toplantısı öncesinde yatırımcıların odağında, son dönemde yükselen enflasyon göstergeleri ve petrol fiyatlarındaki hareketlilik bulunuyor. Bu gelişmeler, 25 baz puanlık faiz artışı ihtimalini yaklaşık yüzde 90 seviyesine taşıdı. Buna karşın piyasalar, faiz artışının otomatik olarak sert satış getireceği yönündeki geleneksel yaklaşımı yeniden değerlendiriyor.

CNBC’nin aktardığı değerlendirmelere göre faiz artışları, borçlanma ve finansman maliyetlerini yükselttiği için genellikle hisse senetleri açısından olumsuz kabul ediliyor. Ancak mevcut tabloda yatırımcılar, Fed’in kararlı bir duruş sergilemesinin enflasyonist baskıları azaltabileceğini ve uzun vadeli tahvil getirilerindeki oynaklığı sınırlayabileceğini düşünüyor.

ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisinin yüzde 5 civarında dengelenmesi de hisse piyasaları açısından olumlu bir işaret olarak değerlendiriliyor. Horizon Baş Yatırım Sorumlusu Scott Ladner’a göre piyasalar için belirleyici olan yalnızca faiz kararının kendisi değil, Fed’in vereceği mesajların uzun vadeli yatırımlar üzerindeki toplam etkisi olacak.

Toplantı sonrasında Fed Başkanı Kevin Warsh’ın kullanacağı ifadeler de yakından izlenecek. Uzmanlar, enflasyonla mücadelede kararlılığın vurgulandığı şahin bir açıklamanın belirsizliği azaltabileceğini ve tahvil getirilerindeki dalgalanmayı sınırlayabileceğini belirtiyor. Buna karşılık faiz artışının isteksiz biçimde yapıldığı izlenimi veren mesajlar, yatırımcıları şaşırtarak uzun vadeli tahvil getirilerinde yeni bir yükseliş riskini gündeme getirebilir.

Geçmiş veriler, para politikasının sıkılaştırıldığı dönemlerin ilk aylarında S&P 500 endeksinin ortalama yüzde 3,4 gerilediğini gösteriyor. Canaccord Genuity analisti Michael Graham da kısa vadede hisse senetlerinde zayıf bir seyir görülebileceğini, ancak ilerleyen süreçte toparlanma yaşanabileceğini kaydediyor.

JPMorgan’dan Mislav Matejka ise tahvil getirilerindeki normalleşmenin büyük ölçüde tamamlanmış olabileceğine dikkat çekiyor. Matejka, bu durumun yıl sonuna kadar hisse senetlerinde yeni bir yükseliş hareketini destekleyebileceği görüşünde.

Bu nedenle Fed faiz artırımı, yalnızca enflasyonla mücadele açısından kritik bir karar olarak görülmüyor. Merkez bankasının toplantı sonrasında vereceği mesajlar, Wall Street’teki beklentileri değiştirebilir ve borsalara tahminlerin aksine yeni bir yükseliş ivmesi kazandırabilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu