Hazır Giyim Sektörü İhracatta 4,4 Milyar Dolar Kaybetti
Hazır giyim sektörü, maliyet artışları ve küresel rekabetle karşı karşıya. İhracat 4,4 milyar dolar düştü, istihdam 340 bin kişi azaldı.
Cem Ali ÇİNKILIÇ
Türkiye’nin önemli istihdam kaynaklarından biri olan hazır giyim sektörü, son yıllarda karşılaştığı zorluklarla başa çıkmakta güçlük çekiyor. Artan üretim maliyetleri, yüksek enflasyon, finansmana erişimdeki sıkıntılar ve küresel rekabetin etkisi, sektörde hem ihracatı hem de istihdamı olumsuz yönde etkiledi. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı ve 2026 seçimlerinde başkan adayı Mustafa Paşahan, sektörün mevcut durumu hakkında çarpıcı veriler sunarak acil destek çağrısında bulundu.
“İhracatımızda 4,4 milyar dolarlık kayıp yaşandı”
Paşahan, hazır giyim sektörünün Türkiye için stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, 2022 yılında sektördeki ihracatın 21,2 milyar dolar ve istihdamın 1,2 milyon kişi seviyesinde olduğunu hatırlattı. Ancak 2025 sonu itibarıyla bu rakamların ciddi şekilde düştüğünü belirten Paşahan, “Bugün ihracatımız 16,8 milyar dolara geriledi. Bu da 4,4 milyar dolarlık bir kayba işaret ediyor. İstihdam ise 1,2 milyondan 860 bine düştü” dedi.
“Maliyetlerin artışı yüzde 400’ü aştı”
Paşahan, sektörün karşılaştığı sorunların başında maliyet baskısının geldiğini ifade etti. 2022 yılında asgari ücret maliyetinin 600-650 dolar civarında olduğunu belirten Paşahan, “Bugün bu rakam neredeyse 1.500 dolara yükseldi. Maliyetlerimiz yüzde 400 oranında arttı. Enflasyon oranı yüzde 300’ün üzerinde, döviz kuru artışı ise yaklaşık yüzde 200 seviyesinde. Biz, sadece döviz kurunun artmasını istemedik; maliyet, enflasyon, faiz ve döviz dengesinin birlikte yönetilmesini talep ettik. Bu denge sağlanmadığı takdirde ihracatın düşmesi kaçınılmaz olacaktır” şeklinde konuştu.
“Yurt dışına üretim kaydırılmasına karşıyız”
Son dönemde üretimin yurt dışına kaydırılması yönündeki söylemlerin arttığını belirten Paşahan, bu durumun sektörde ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti. Hiçbir üreticinin yurt dışına gitmesini istemediklerini vurgulayan Paşahan, “Türkiye üretimde oldukça güçlü. Tasarım, AR-GE ve insan kaynağı bizde. Avrupa’ya 3-3,5 saatlik mesafedeyiz. Kalitemiz ve hızımızla Avrupa’nın gözdesiyiz. Ancak maliyetlerin bu kadar yükselmesi, müşterilerin alternatif arayışına girmesine neden oluyor” dedi.
“Yardımlar arttı ama yetersiz”
İstihdam ve asgari ücret desteklerinin artırılmasını olumlu bulduklarını ancak yetersiz kaldığını dile getiren Paşahan, çözüm önerilerini net bir şekilde sıraladı. İstihdam desteğinin 6 bin liraya, asgari ücret desteğinin ise 2 bin 500 liraya çıkarılması gerektiğini belirten Paşahan, “Ayrıca faiz oranlarının yüzde 15’i geçmeyecek şekilde, iki yıl vadeli ve vadesiz finansman desteği sağlanmalıdır. Bu dört unsuru dengeleyebilirsek, Türkiye’den hiçbir müşterinin gitmeyeceğine inanıyorum” dedi.
“Hazır giyim kilogram başına 16 dolar katma değer sağlıyor”
Sektörün Türkiye ekonomisine sağladığı katma değere de dikkat çeken Paşahan, hazır giyimin kilogram başına ihracat değerinin 16 dolar seviyesinde olduğunu ifade etti. Paşahan, “Türkiye’nin genel ihracat kilogram değeri 1,5 dolar. Hazır giyim, istihdam ve cari fazla veren sektörler arasında hâlâ birinci sırada. Anadolu’nun 81 ilinde, en ücra bölgelerde dahi dünya markalarına üretim yapan 5 yıldızlı fabrika standartlarında tesislerimiz var. Bu fabrikaların kapanmaması gerekiyor” şeklinde konuştu.
“Markalaşma ve dönüşüm önceliğimiz”
Markalaşma konusunda sektörün sanıldığı kadar geri olmadığını ifade eden Paşahan, binlerce Türk markasının yurtdışında on binlerce satış noktasına sahip olduğunu belirtti. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve teknik ürünlere odaklanacaklarını söyleyen Paşahan, İstanbul Moda Akademisi, Ekoteks Laboratuvarı, Dijital Dönüşüm Merkezi ve İstanbul Fashion Connection (IFCO) fuarı gibi projelerle sektöre rehberlik etmeye devam edeceklerini vurguladı.
“KOBİ’ler için sürekli destek sağlayacağız”
Başkan adaylığı sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Paşahan, özellikle KOBİ’lerin yaşadığı zorluklara dikkat çekti. “100 milyon dolar ihracat yapan bir firmayı 110 milyon dolara çıkarmak zor olabilir ancak 100 bin dolar ihracat yapan bir KOBİ’yi 150 bin dolara çıkarmak mümkündür. Bundan sonraki süreçte KOBİ’lerimizle 7/24 sahada olacağız” dedi.
“2026 hedefi: Kaybı durdurmak”
2026 yılına ilişkin hedeflerini de paylaşan Paşahan, öncelikli amaçlarının mevcut ihracat ve istihdam seviyelerinin altına düşmemek olduğunu belirtti. “Sektörün artık kan kaybetmeye tahammülü yok. Ankara ile temaslarımızı artırarak, sektörün yeniden refaha ulaşması için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.




