Güneydoğu Anadolu’nun Hububat İhracatı 871,3 Milyon Dolar
Güneydoğu Anadolu’nun hububat sektörü, 2023’ün ilk çeyreğinde 871,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve bunların mamulleri sektöründe, toplam ihracatın %31,2’sini oluşturarak liderliğini sürdürmektedir. 2023 yılının ilk çeyreğinde bu sektör, 871,3 milyon dolarlık bir ihracat gerçekleştirmiştir. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre, bölgedeki hububat sektörü ihracatı miktar bazında %6,8 azalmışken, değer bazında ise %2,9’luk bir düşüş kaydedilmiştir. Üç aylık süreçte yaklaşık 285,8 bin ton makarna, 191,8 bin ton buğday unu ve 121 bin ton ayçiçek yağı ihraç edilmiştir.
En yüksek gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat, %31,1 artışla 195,6 milyon dolara ulaşırken, makarna ihracatı %9,4 artışla 156,2 milyon dolara çıkmıştır. Bu dönemde ortalama ihracat birim fiyatlarındaki artış %4,2 olarak gerçekleşmiştir. Orta Doğu’ya yapılan ihracat ise %20,8’lik bir düşüşle 340,7 milyon dolar olurken, Afrika pazarındaki ihracat %20,9 artışla 317,2 milyon dolara ulaşmıştır.
Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, Ortadoğu’daki gelişmelerin enerji ve lojistik dengelerini yeniden şekillendirdiğini belirterek, Türkiye’nin lojistik merkez olma potansiyelinin güçlendiğini ifade etti. Kadooğlu, Irak’ın petrol ihracatında Türkiye güzergahının daha aktif kullanılmasının, Türkiye’yi bölgesel ticaretin ve enerji akışının merkezlerinden biri haline getirebileceğini vurguladı. Ayrıca, jeopolitik avantajların uzun vadede rekabet gücüne dönüşebilmesi için ticaret altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kadooğlu, bazı pazarlarda daha yoğun bir rekabetle karşılaşacaklarını da sözlerine ekledi. Özellikle Irak ile Suriye arasında kapalı olan sınır kapısının yeniden açılması ve alternatif transit hatların devreye girmesi, bölgesel ticaretin büyüklüğünü artırma potansiyeline sahip. Ancak bu durum, Türkiye’nin mevcut lojistik avantajının daha rekabetçi bir yapıya dönüşmesine neden olabilir. Kadooğlu, yeni lojistik hatların devreye girmesinin Türk ihracatçılarının bazı pazarlarda daha yoğun rekabetle karşılaşmasına yol açabileceğini belirtti. Bu süreçte, Afrika ve Orta Doğu pazarlarında fiyat hassasiyetinin artacağı öngörülmektedir.
Sonuç olarak, Kadooğlu, bölgesel ticaretteki paylarının korunması ve Türkiye’nin doğal tedarikçi konumunu destekleyecek politikaların sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Orta Doğu’ya açılan gümrük kapılarının tam kapasiteyle çalışması ve mevcut hatların hız ve maliyet avantajlarının korunması kritik bir öneme sahiptir.




