Harcama Davranışları 2025’te Yeniden Şekilleniyor
Hopi’nin 2025 Perakende Raporu, tüketici harcama davranışlarının değişimini ve perakende sektöründeki dinamikleri inceliyor.
Boyner Grubu’nun müşteri teknolojileri şirketi Hopi, 30 farklı sektörden 300’den fazla markanın ve 20 milyon kullanıcının verileriyle hazırladığı “Hopi Perakende Raporu 2025″i yayınladı. Raporda, 2025 yılında perakende pazarında büyümenin zorlaşacağı ve tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını yeniden şekillendireceği vurgulanıyor.
Raporun bulgularına göre, müşteri sayısı yüzde 4, işlem adedi ise yüzde 3 oranında azaldı. Sepet tutarları ve yıllık müşteri bütçeleri nominal olarak artsa da, enflasyondan arındırıldığında büyüme sadece yüzde 6 seviyesinde kaldı. Bu durum, tüketicilerin daha fazla ürün almak yerine mevcut bütçelerini daha dikkatli bir şekilde yönetme eğiliminde olduklarını gösteriyor.
Sadık müşterilerde kişi başı harcamanın reel olarak yüzde 10 artması, bu grubun ekonomik zorluklara rağmen markalarına olan bağlılığını sürdürdüğünü kanıtlıyor. Geçtiğimiz yıl, sadık müşteri segmentinde reel bazda yüzde 73 büyüme gözlemlenirken, 2025 verileri bu grubun harcamalarını daha kontrollü bir şekilde yönettiğini ortaya koyuyor. Ancak sadık müşteriler, diğer segmentlere göre ortalama 4 puan daha yüksek harcama yapmayı sürdürüyor.
Tüketicilerin fiziksel alışverişte daha seçici davrandığı da raporda yer alıyor. Alışveriş merkezlerine gelen ziyaretçi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 13 artarken, girilen mağaza sayısı yüzde 7 oranında düştü. Buna karşın, alışveriş merkezlerinde geçirilen süre yüzde 33 artış gösterdi. Bu durum, tüketicilerin artık alışveriş merkezlerinde daha uzun süre geçirdiğini, ancak yalnızca ilgilendikleri markalara odaklandığını gösteriyor. Ayrıca, yeme-içme alanları gibi sosyalleşme noktalarının yanı sıra mağaza içindeki deneyim sürelerinin uzaması da bu duruma katkı sağlıyor.
Özel günlerin perakende takvimindeki etkisi de değişim gösteriyor. 2025 yılında birçok özel gün, bir önceki yıla göre daha düşük performans sergiledi. Kurban Bayramı ve Babalar Günü hâlâ öne çıkan dönemler arasında yer alırken, bazı kampanya dönemlerinde belirgin düşüşler yaşandı. Özellikle 11.11 kampanyalarında 5 puanlık bir gerileme görülürken, Black Friday ve yılbaşı dönemlerinde de önceki yıla göre 2-3 puanlık düşüşler kaydedildi.
Hopi verileri, tüketicilerin Kasım ayındaki fırsatları değerlendirmek için Black Friday’i beklediğini gösteriyor. Bu nedenle, 11.11 kampanyalarının etkisi azalmaya başladı. Hatta yılbaşı alışverişinin bir kısmı da Kasım kampanyalarına kaydırılmış durumda. 2025 verilerine göre, tüketicilerin yüzde 19’u yılbaşı hediyelerini Kasım ayındaki kampanyalarda satın aldı.
Kampanya yoğunluğunun özel günlerin etkisini azaltmaya başladığı da önemli bir bulgu. 2025 yılı, perakende markalarının neredeyse her ay büyük indirim kampanyaları düzenlediği bir yıl oldu. Bu durum, özel günlerin tüketici gözündeki değerini zayıflatıyor. Özel günlerin anlamını koruyacak ve yılın diğer dönemlerinde farklı müşteri segmentlerine yönelik hedefli kampanyalar tasarlamak, daha güçlü sonuçlar elde edilmesine yardımcı olabilir.
Hopi, 2026 yılına dair beklentileri anlamak için kullanıcılarına uygulama içi anketler düzenledi. Araştırma sonuçları, tüketicilerin yeni yıla daha umutlu bir şekilde girdiğini gösterse de, bu iyimserliğin harcama davranışlarına aynı ölçüde yansımadığı ortaya çıkıyor. Tüketiciler, alışveriş kararlarında daha sorgulayıcı bir yaklaşım sergilemeye başladı. “Buna gerçekten değer mi?”, “Şimdi almak mantıklı mı?” ve “Bu fırsat gerçekten avantajlı mı?” gibi sorular, satın alma kararlarının merkezine yerleşmiş durumda.
Araştırma ayrıca, tüketici psikolojisinin demografik özelliklere göre önemli farklılıklar gösterdiğini de ortaya koyuyor. Kadın tüketicilerin yüzde 64’ü yeni yıla umutla baksa da, bu motivasyon kontrolsüz bir harcamaya dönüşmüyor; kadınlar bütçe yönetiminde rasyonel kalmaya devam ediyor. Erkek tüketiciler ise harcama konusunda daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Bu tablo, 2026’ya girerken tüketici davranışını tanımlayan ana kavramın “bilinçli tüketim” olduğunu gösteriyor.




