TÜBİTAK’ın Yapay Zeka Çağrısında İklim ve Sürdürülebilirlik Öne Çıkıyor
TÜBİTAK, yapay zeka çağrısında iklim değişikliği ve sürdürülebilirliği öncelikli alan olarak belirledi.
TÜBİTAK, 15 Haziran 2026 tarihinde başlattığı 1711 Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı ile beş ana öncelik alanı belirledi. Bu alanlar, akıllı üretim sistemleri, akıllı tarım, gıda ve hayvancılık, finans teknolojileri ile iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik ile akıllı eğitim teknolojilerini kapsıyor. Bu çağrının amacı, yapay zeka çözümlerini laboratuvar aşamasından çıkararak gerçek kullanıcıların ihtiyaçlarına entegre etmek. Bu nedenle, başvuru sürecinde çözümü kullanacak kuruluşların projede yer alması zorunluluğu bulunuyor.
Çağrı, yapay zeka çözümlerine ihtiyaç duyan müşteri kuruluşlarını, teknoloji sağlayıcı olarak en az bir KOBİ, deneyimli bir üniversite araştırma laboratuvarı veya kamu araştırma merkezi ile TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsü ile aynı konsorsiyumda bir araya getiriyor. Müşteri kuruluşlar, KOBİ ya da büyük ölçekli şirketler olabiliyor. Konsorsiyum bileşenlerini taşımayan başvurular, çağrı koşullarını karşılamadığı için değerlendirmeye alınmıyor.
Başvuru öncesinde, konsorsiyumun Yapay Zeka Enstitüsü ile çağrı alanlarına uygunluk ve proje yapısı hakkında görüşmesi, Niyet Beyan Formu’nu Enstitüye iletmesi ve mutabık kalınan nihai formu proje önerisine eklemesi gerekiyor. Çağrı metninde, müşteri kuruluş ve teknoloji sağlayıcı kuruluşlarda proje konusuyla ilgili en az bir lisans derecesine sahip personelin bulunması da zorunlu. Bu koşulu taşımayan başvurular teknik değerlendirme aşamasına geçmeden elenebiliyor.
Proje bütçesi, Genel Gider, Proje Teşvik İkramiyesi ve Kurum Hissesi hariç olmak üzere en fazla 10 milyon TL olarak belirlenmişken, azami proje süresi 24 ay olarak öngörülüyor. Destek ödemeleri teknoloji sağlayıcı kuruluşlara yapılırken, müşteri kuruluş yalnızca geliştirilen teknolojiyi kendi bünyesine kazandırmak için harcayacağı işgücü için destek alabiliyor. Bu destek, en fazla 18 adam-ay ile sınırlı. Sermaye şirketleri, talep etmeleri halinde kabul edilen bütçenin en fazla %25’i kadar teminat karşılığı ön ödeme alabiliyor.
İklim değişikliği ve sürdürülebilirlik alanında yapılan çağrı, iklim etkilerinin azaltılması ve iklim değişikliğine uyum için geliştirilecek yapay zeka çözümlerini kapsıyor. TÜBİTAK, gerçekçi iklim modelleri, enerji verimliliği artırma yöntemleri, yenilenebilir enerji kaynaklarının verimini artıracak stratejiler, üretimde karbon ve su ayak izini azaltma önlemleri, atık yönetimi ve sürdürülebilirlik uygulamaları gibi konuları örnek çalışma alanları arasında sayıyor. Ancak çağrı metninde bu alana özel bir değerlendirme kriteri veya ayrılmış bir bütçe payı tanımlanmamış. Örnek konular, projelerin hangi çerçevede kurgulanabileceğini göstermek amacıyla yönlendirici bir liste sunuyor.
Kuruluş bazlı ön kayıt için son tarih 14 Eylül 2026 saat 17.30; çevrim içi proje başvurusu için son tarih ise 18 Eylül 2026 saat 23.59 olarak belirlenmiş. Proje başvuruları tek aşamalı yapılacak ve ön proje başvurusu alınmayacak. Başvurular, yürütücü olarak müşteri kuruluş tarafından PRODİS üzerinden e-imza ile iletilecek. Üniversite ve araştırma merkezleri kuruluş bazlı ön kayıt yapmayacak, ancak PRODİS yetkilendirmelerini kontrol etmeleri gerekecek. İş birliği sözleşmesinin başvuru sırasında imzalı olması zorunlu değil; proje önerisinin ekinde sunulacak ve kabul edilen projelerde proje sözleşmesi imzalanana kadar hem müşteri hem de tedarikçi kuruluş tarafından imzalanması gerekecek.
Önceki dönemlerde gerçekleştirilen çağrılarda 61 proje, toplamda 353,7 milyon TL destekle yürütülmüştü. Ancak bu tutar, 2026 çağrısı için açıklanmış bir bütçe değil.
Yapay zekanın Türkiye’de iklim ve enerji alanında en fazla etki yaratabileceği uygulamalar arasında şebeke optimizasyonu, emisyon ölçümü, iklim modelleme ve sanayide enerji verimliliği öne çıkıyor. Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.




