Körfez’deki Enerji Krizi: Türkiye’nin Gaz Akışı Tehlikede

Körfez’deki enerji saldırıları Türkiye’nin gaz akışını tehdit ediyor. İran’dan gelen tedariklerde kesintiler yaşanabilir.

Basra Körfezi’nde petrol ve doğal gaz altyapısına yönelik artan saldırılar, ABD ve İsrail’in İran ile olan çatışmasını daha da derinleştiriyor. Bu durum, küresel enerji arzında ciddi bir kriz yaratma potansiyeli taşıyor.

Wall Street Journal’a göre, Cenevre merkezli pazar istihbarat şirketi Sparta Commodities’ten Neil Crosby, “Bu gelişmeler, bölgedeki altyapı saldırılarının artmasına neden olabilir” şeklinde uyarıda bulundu.

Enerji danışmanlık firması Wood Mackenzie’den Tom Marzec-Manser, Türkiye’ye yapılan gaz sevkiyatında yaşanacak kesintilerin, dünya genelinde arz sıkıntılarına yol açabileceğini belirtti. Eğer İran’dan gelen gaz akışı durursa, Türkiye’nin bu durumu telafi etmek için Rusya’dan daha fazla gaz alması veya sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) kargoları için yeni teklifler vermesi gerekecek.

Yeni Enerji Dinamikleri

Argus Media’nın LNG fiyatlandırma başkanı Martin Senior, enerji tesislerine yönelik saldırıların, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ötesinde yeni bir enerji etkisi yaratabileceğini ifade etti. Bu tür saldırıların, tesislerin onarım süresinin savaşın kendisinden daha uzun sürmesine yol açabileceğini vurguladı.

Bölgedeki Arap ülkeleri, İsrail’in saldırıları ve ABD’nin bu duruma müdahale edememesi nedeniyle büyük bir öfke içindeler. Trump yönetimi döneminde, İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulması için yoğun lobi faaliyetleri yürütüldüğü, ancak bu çabaların sonuç vermediği belirtiliyor.

Enerji Güvenliği Tehdit Altında

Katar Başbakanı danışmanı Majed Al Ansari, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “İsrail’in, Katar’ın Kuzey Sahası’nın bir uzantısı olan İran’ın Güney Pars sahasıyla bağlantılı tesisleri hedef alması, mevcut askeri gerilimlerin ortasında son derece tehlikeli ve sorumsuz bir adımdır” dedi. Birleşik Arap Emirlikleri de bu saldırıların küresel enerji güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.

İran, Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatarak, ABD ve İsrail üzerinde baskı kurmaya çalışırken, enerji fiyatları da yükselmeye başladı. İran, Körfez’deki önemli enerji tesislerine saldırarak, özellikle Katar’ın Ras Laffan bölgesindeki bazı tesislerin kapanmasına neden oldu.

Körfez ülkeleri, geçim kaynakları ve dünya ekonomisi açısından hayati öneme sahip olan enerji sektöründe daha fazla tırmanma riski konusunda ABD’yi defalarca uyarmıştı.

Türkiye’nin Tedarik Zinciri Tehlikede

Çarşamba günü gerçekleştirilen saldırılar, başkentteki yakıt depolarını hedef alarak İran içindeki yerel dağıtımı aksattı. Güney Pars sahasına yapılan saldırılar, doğal gaz üretiminin kritik bir kaynağını doğrudan etkiledi. İran, saldırının ardından Irak’a gaz tedarikini durdurdu ve Türkiye’ye yapılan tedariklerin de tehlikeye girmesi olasılığı belirdi.

Amerika’nın Arap müttefikleri, Trump yönetimi üzerinde herhangi bir etki yaratamadıklarını görünce büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorlar. Savaşın üçüncü haftasına girmesiyle birlikte Körfez ülkeleri, daha önce hiç yaşanmamış üretim kesintileri ile karşı karşıya kaldı. JPMorgan, hafta sonuna kadar petrol ve petrol ürünleri arzındaki kesintilerin günde 12 milyon varile ulaşabileceğini ve bunun küresel günlük talebin %10’undan fazlasına denk geldiğini tahmin ediyor.

JPMorgan analisti Natasha Kaneva, “Küresel arzda günde yaklaşık 7 milyon varil eksiklik yaşanırken, piyasanın yeniden dengeye gelmesinin tek yolu, tüketimde benzer bir azalma sağlamaktır” şeklinde değerlendirdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu