Piyasalarda Jeopolitik Riskler ve ABD Verileri Öne Çıkıyor

Küresel piyasalarda jeopolitik riskler ve ABD verileri yatırımcıların dikkatini çekiyor. Enflasyon ve büyüme verileri takip ediliyor.

Küresel piyasalarda, Orta Doğu’daki gerilimlerin yarattığı risk algısı yatırımcıların dikkatini çekiyor. Özellikle, ABD’de açıklanacak enflasyon ve büyüme verileri ile ABD Merkez Bankası’nın (Fed) toplantı tutanakları önümüzdeki günlerde önemli bir odak noktası haline geldi.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar, İran’ın karşılık vermesiyle birlikte Orta Doğu’da tırmanan gerilim bir aydan fazla bir süredir devam ediyor. Bu süreç, küresel enerji, gıda ve emtia fiyatları üzerinde baskı oluştururken, tedarik zincirlerinde de aksaklıklar yaşanmasına neden oldu.

Orta Doğu’daki çatışmalar, küresel piyasalarda önemli fiyat dalgalanmalarına yol açtı. Saldırıların ardından jeopolitik risklerin artması, piyasalardaki belirsizliği artırdı. Geçtiğimiz hafta, bölgedeki gerilimle ilgili çelişkili açıklamalar, küresel piyasalarda karmaşık bir görünüm oluşturdu.

Fed Başkanı Jerome Powell, Harvard Üniversitesi’nde katıldığı bir etkinlikte, Orta Doğu’daki gelişmelerin ABD ekonomisi üzerindeki etkilerini yakından takip ettiklerini belirtti. Powell, enflasyon beklentilerinin kısa vadede iyi bir şekilde dengelendiğini ifade ederek, iş gücü piyasasındaki aşağı yönlü risklerin faiz oranlarının düşük tutulmasını gerektirdiğini, ancak enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklerin de faizlerin düşürülmemesi gerektiğini vurguladı.

Diğer Fed yetkilileri de benzer açıklamalarda bulunarak, yükselen enerji fiyatlarının ekonomiye etkisinin zaman alabileceğini dile getirdi. New York Fed Başkanı John Williams, para politikasının iyi bir konumda olduğunu belirtirken, St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem, mevcut faiz seviyesinin bir süre daha uygun kalacağını ifade etti.

New York borsasında, Orta Doğu’daki gerilimlerin azalabileceğine dair haber akışının etkisiyle pozitif bir seyir gözlemlendi. S&P 500 endeksi haftalık bazda %3,4, Nasdaq %4,4 ve Dow Jones %3 değer kazandı. ABD tahvil piyasalarında ise alış ağırlıklı bir seyir izlendi; 10 yıllık tahvil faizi %4,32 seviyesine geriledi.

Dolar endeksi %0,1 düşüşle 100 seviyesinde kalırken, Brent petrolün varil fiyatı %0,2 artışla 106,6 dolardan haftayı kapattı. Altın fiyatları, 4 haftalık düşüş serisinin ardından %4,1 artışla 4.676 dolara yükseldi. Gümüş de %4,7 değer kazanarak 73 dolardan işlem gördü.

<pÖnümüzdeki hafta, ABD'de dayanıklı mal siparişleri, Fed'in toplantı tutanakları, çekirdek kişisel tüketim harcamaları ve büyüme verileri ile tüketici enflasyonu gibi önemli veriler takip edilecek.

Avrupa borsalarında ise geçen hafta pozitif bir seyir gözlemlenirken, önümüzdeki hafta Almanya’da tüketici enflasyonu ve Avro Bölgesi’nde üretici enflasyonu yatırımcıların dikkatini çekecek. Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki etkisi de yakından izleniyor. Bulgaristan Enerji Bakanı, enerji yoğun sanayilere yönelik destek programının AB Komisyonu’na bildirildiğini açıkladı.

Asya borsalarında ise, Orta Doğu’daki çatışmalar ve enerji tedarikine yönelik endişelerle negatif bir seyir izlendi. Hong Kong hariç diğer Asya borsaları, bu durumun etkisiyle düşüş gösterdi. ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın enflasyon risklerini artırması, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artırımına gitme olasılığını gündeme getirdi.

Yurt içinde ise Borsa İstanbul, haftayı %1,88 artışla kapatarak 12.936,35 puana yükseldi. Türkiye’de açıklanan makroekonomik verilere göre, mart ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) %1,94, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise %2,3 artış gösterdi. Dolar/TL, haftayı %0,4 artışla 44,5920’den tamamladı. Önümüzdeki hafta yurt içinde reel efektif döviz kuru, hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi verileri takip edilecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu