Çin, Küresel Nükleer Çatışma Tehdidinin Artığını Açıkladı
Çin, nükleer çatışma riskinin arttığını belirterek, silah kontrol rejimlerinin zayıfladığına dikkat çekti.
Çin, küresel düzeyde nükleer çatışma riskinin yükseldiği konusunda uyarılarda bulundu. Ülkenin yetkilileri, silah kontrol sistemlerinin zayıfladığını ve büyük güçler arasındaki gerilimlerin stratejik istikrarı tehdit ettiğini ifade etti.
Son dönemde, bölgesel çatışmalarda nükleer güç kullanma tehditlerinin gündeme geldiği bir ortamda, nükleer silahların kontrolü, silahsızlanma ve yayılmanın önlenmesine yönelik uluslararası rejimlerin aşındığına dikkat çekildi. Bu bağlamda, Shangri-La Diyaloğu adlı uluslararası güvenlik forumunda konuşan Çin Ulusal Savunma Üniversitesi öğretim üyesi Tümgeneral Mıng Şiangçing, nükleer silahların kontrolü ile ilgili bazı güvencelerin çökmekte olduğunu belirtti.
Tümgeneral Mıng, İsrail’de bir kabine bakanının Gazze’de nükleer silah kullanılmasına dair yaptığı açıklamanın, nükleer savaş tehdidinin yakın olduğunu gösterdiğini vurguladı. İsrailli Miras Bakanı Amihai Eliyahu’nun, nükleer bomba kullanmanın Gazze’ye yönelik bir seçenek olduğunu ifade etmesi, bu endişeleri artırdı.
Mıng, en fazla nükleer silaha sahip olan ABD ve Rusya’nın, Yeni START Antlaşması’nın sona ermesinin ardından, herhangi bir anlaşma veya diyalog olmaksızın bir belirsizlik dönemine girdiğini kaydetti. 2010 yılında imzalanan bu antlaşma, uzun menzilli nükleer silah başlıkları ve füzeleri için kısıtlamalar getiriyordu.
Çinli general, ayrıca ABD ve İngiltere’nin Avustralya ile imzaladığı AUKUS anlaşmasının, bu ülkenin nükleer güçle çalışan denizaltı geliştirmesine destek olmasının nükleer silahların yayılma riskini artırdığını belirtti. Japonya’nın pasifist anayasasında değişiklik yaparak müttefiklerinin topraklarına nükleer silah konuşlandırma arayışının da bu durumu tetiklediğini ifade etti.
Mıng, uzay, siber uzay ve yapay zeka gibi yeni alanların askerileşmesinin hızlandığını ve bu durumun geleneksel savaş kurallarına meydan okuduğunu belirtti. Bu tür teknolojilerin askerileşmesi, kontrol kaybı riskini artırıyor.
ABD Savunma Bakanı Peter Hegseth’in forumda yaptığı konuşmaya da değinen Mıng, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e yaptığı ziyarette, iki ülke liderinin stratejik istikrar ilişkisi kurma konusunda anlaştıklarını hatırlattı. Bu mutabakat doğrultusunda iki ülke orduları arasındaki ilişkilerin sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
Shangri-La Diyaloğu, Londra merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü tarafından düzenleniyor ve bu yıl 23’üncüsü gerçekleştiriliyor. Etkinliğe Asya-Pasifik, Kuzey Amerika, Avrupa ve Orta Doğu’dan pek çok hükümet yetkilisi, askeri lider ve güvenlik uzmanı katılıyor.




