EUROFER, Aliağa Gemi Söküm Tesisleri İçin AB’ye Çağrı Yaptı
EUROFER, Aliağa’daki gemi söküm tesislerinin çevre standartlarını karşılaması gerektiğini vurguladı.
Avrupa Çelik Birliği (EUROFER), Aliağa’daki gemi söküm tesislerinin çevre ve iş güvenliği standartlarını sağlamadan Avrupa Birliği’nin gemi geri dönüşüm sisteminden çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Aliağa’daki gemi söküm tesisleri, Avrupa’dan gelen sert bir eleştirinin ardından yeniden gündeme geldi. EUROFER, bu tesislerin çevresel ve iş güvenliği standartlarını karşılamadığını belirterek, Avrupa Birliği’nin gemi geri dönüşüm listesinden çıkarılmasını talep etti.
EUROFER ve bazı Avrupa çevre örgütleri, gemi söküm süreçlerinde kullanılan yöntemlerin çevresel riskler taşıdığına dikkat çekerek, daha sıkı denetimlerin gerekliliğini savunuyor. Özellikle gemilerin kıyıya oturtularak sökülmesi yönteminin çevre kirliliği ve iş güvenliği açısından ciddi riskler oluşturduğu ifade ediliyor. Avrupa’dan gelen gemilerin yalnızca standartlara uygun tesislerde geri dönüştürülmesi gerektiği vurgulanıyor.
Aliağa’da Olağanüstü Toplantı Kararı Alındı
Bu çağrının ardından, bölgedeki sektör temsilcileri olağanüstü bir toplantı yapma kararı aldı. Aliağa’daki gemi geri dönüşüm firmalarını temsil eden yapı, gelişmeleri değerlendirmek üzere bir araya gelecek.
Sektör temsilcileri, Avrupa’dan gelen gemi akışının bölge ekonomisi için kritik öneme sahip olduğunu belirtirken, olası kısıtlamaların istihdam ve gelir kaybına yol açabileceği değerlendiriliyor. Ayrıca, Aliağa’da çevresel etkilerle ilgili tartışmalar son dönemde yoğunlaşmış durumda. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecinin iptali sonrasında yeni bir süreç başlatıldığı ve halk katılım toplantısının 23 Haziran’da yapılacağı belirtiliyor.
Milyarlarca Liralık Yatırım Tehlikede
Sektör kaynaklarına göre, Avrupa Birliği’nden gelebilecek olası kısıtlamalar, sadece operasyonları değil, aynı zamanda bölgede gerçekleştirilen büyük ölçekli yatırımları da olumsuz etkileyebilir. Geçtiğimiz yıl Aliağa Belediyesi’nin yaptığı arazi satışları ve sonrasında gelen yatırım planları ile milyarlarca liralık bir ekonomik hareketlilik yaşanmıştı. Olası bir AB kararı, bu finansal yapıda belirsizlik yaratma potansiyeline sahip.




