Wellness Turizmi ile Türkiye’ye Ek Döviz Girişi Sağlanıyor
Wellness turizmi, Türkiye’ye ek döviz girişi sağlarken, konaklama sürelerini ve harcamaları artırıyor.
Hamide HANGÜL
Türkiye’nin turizm sektörü, wellness alanındaki yatırımlarla yabancı turistleri kendine çekmeyi başarıyor. Termal kaynaklardan oksijen terapisine, ozon saunalarından tuz ve buhar odalarına kadar çeşitli sağlıklı yaşam deneyimleri, turistlerin konaklama sürelerini ortalama iki gün uzatırken, kişi başı harcamalarını da yaklaşık yüzde 6 oranında artırıyor.
Yıl boyunca turizmi canlandırma çabaları, 2022 yılında 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolarlık gelirle sonuçlandı. 2024’te kişi başı gecelik harcama 108,4 dolarken, 2025’te bu rakam 114 dolara yükselecek. Son yıllarda yapılan turizm çeşitlendirme çalışmaları, deniz, kum, güneş gibi geleneksel unsurların yanı sıra, wellness ve wellbeing yatırımlarını da ön plana çıkardı.
Yabancı turistleri cezbetmek için sunulan oksijen terapileri, spa hizmetleri ve gastronomik deneyimler, sektördeki gelir artışını da beraberinde getiriyor. ABD merkezli CoStar verilerine göre, dünya genelinde ultra lüks otellerin oda başına geliri, 2025’te yüzde 10,6 artış göstererek otel sektöründeki büyümenin üç katını geçecek. Bu otellerin ortalama gecelik fiyatları ise 1.245 dolara ulaşarak, tarihi bir zirveye çıkacak.
Avrupa’da Wellness Yatırımları Artıyor
Uluslararası bazı ultra lüks oteller, wellness yatırımlarını genişleterek fiyat artışlarını destekliyor. Paris, Milano ve Londra gibi Avrupa’nın önde gelen şehirlerinde, cilt terapileri, magnezyum havuzları ve kırmızı ışık saunası gibi uygulamalar sunuluyor. Bu otellerde gecelik fiyatlar 1.400 eurodan başlayarak 17.500 euroya kadar çıkabiliyor. Türkiye’de ise ortalama konaklama süresi iki gün olurken, kişi başı günlük harcama 120 dolara ulaşıyor. 2023 yılında turizmde 68 milyar dolarlık gelir bekleniyor ve sektör temsilcileri, Orta Asya ve Doğu Avrupa’dan gelen yeni pazarların 2026 yılında daha fazla pay almasını öngörüyor.
Ekstra Gelir ve Satış Fırsatları
Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, Türkiye’nin sağlık turizminde güçlü bir konumda olduğunu belirterek, wellness turizminin ciddi bir yer tuttuğunu ifade etti. Kavaloğlu, özellikle Afyon ve Yalova gibi bölgelerde hem termal hem de wellness otellerin açıldığını vurguladı. İstanbul ve Antalya gibi büyük şehirlerde de wellness merkezleri bulunuyor ve tatilciler bu imkanlardan faydalanarak otellere ek satış yapma fırsatı sunuyor.
İç Anadolu’da, Kapadokya’nın kültür turizmi açısından önemli bir çekim merkezi olduğunu belirten Ulusal İktisadi Düşünce Kuruluşu (ULİKAD) Başkanı Ömer Niziplioğlu, bölgenin potansiyelinin büyük olduğunu ifade etti. Kapadokya’da ortalama kalış süresinin 1 günden 1.8 güne çıktığını belirten Niziplioğlu, bu sürenin artırılması için çalışmalara devam edildiğini, ancak harcama miktarının istenen seviyede olmadığını dile getirdi.
Deneyim Odaklı Turizm
Turizmci Nihat Tümkaya, Fethiye’nin güçlü bir destinasyon algısına sahip olduğunu ve bu nedenle otel doluluk oranlarının 2025 yılında yüksek kalacağını belirtti. Turistlerin tercihleri, hizmet kalitesi ve deneyim çeşitliliği üzerinden şekilleniyor. Konaklama süresi 6,9 geceden 7,5 geceye yükselirken, kişi başı harcamalarda da yaklaşık yüzde 6’lık bir artış gözlemleniyor. Bu artış, gastronomi, spa ve wellness gibi alanlara olan ilginin artmasından kaynaklanıyor.
Turizm yatırımcısı Yusuf Narlı, deneyim turizminin konaklama sektöründe olumlu etkiler yarattığını ifade etti. Termal otellerde sunulan ozon saunası, tuz odası ve masaj gibi sağlık hizmetlerine olan ilginin arttığını belirtti. Üst gelir grubundan gelen talebin yüksek olduğunu vurgulayan Narlı, Mersin’deki termal otellere yönelik ziyaretçi sayısının ve konaklama sürelerinin arttığını, bu durumun özellikle sömestr ve bayram dönemlerinde doluluk oranlarını yüzde 90’a çıkardığını ifade etti. 2022 yılında 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolarlık gelir elde edilmesi memnuniyet verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. 2023 yılı için 68 milyar dolarlık gelir hedefleniyor ve termal ile kış turizminin bu hedefe katkı sağlaması bekleniyor.




