TUCSA Başkanı Selami Gürel: Çelik Yapılar Deprem İçin Zorunludur
TUCSA Başkanı Selami Gürel, çelik yapıların Türkiye’deki deprem riskine karşı zorunlu olduğunu vurguladı.
17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yılı dolayısıyla Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA) Başkanı Selami Gürel, Türkiye’nin deprem gerçeği üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Gürel, deprem dirençli şehirlerin inşa edilmesinde zaman kaybına yer olmadığını ve güvenli, sürdürülebilir yapılaşmanın hızlandırılması gerektiğini ifade etti.
Gürel, “Bugün atacağımız adımlar, gelecekte yaşanabilecek depremlerin etkilerini hafifletmede kritik öneme sahip. Sürekli deprem ülkesiyiz, bu doğru. Ancak doğru uygulamalarla bu tanımdan uzaklaşarak, çelik gibi sağlam bir Türkiye inşa edebiliriz” dedi.
1999 Marmara Depremi’nin acılarını hala unutmayan Türkiye, 6 Şubat 2023 depremleriyle birlikte mevcut yapı stokunun güvenli hale getirilmesi ve dirençli kentlerin oluşturulması konusundaki aciliyetin altını bir kez daha çizdi. TUCSA, deprem gerçeğinin sadece belirli tarihlerde hatırlanması gereken bir konu olmaktan çıkarılarak, güvenli yapılaşmanın sürekli bir kamu politikası olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Selami Gürel, “Depremi engelleyemeyiz ama depremin etkilerini azaltabiliriz. Güvenli şehirleri deprem sonrası değil, öncesinde inşa etmeliyiz. Bunu başarmak için bugünden güvenli ve dirençli yapılar inşa etmeli ve mevcut yapı stokunu hızla dönüştürmeliyiz. Aynı yöntemlerle farklı sonuçlar beklemek mümkün değil. Çelik yapıların avantajları nettir. Dünyanın 7., Avrupa’nın 2. büyük çelik yapı üreticisi olarak, çelik yapılarla sağlam, hafif, hızlı, güvenli ve sürdürülebilir bir yapılaşmaya geçmemiz mümkündür. Bunu gerçekleştirecek üretim ve yetkinliğe sahibiz” şeklinde konuştu.
Gürel, yapısal çeliğin endüstriyel üretim ve hızlı uygulama avantajlarıyla güvenli yapılaşma sürecinde daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Çelik, geleneksel yöntemlere göre çok daha hafif bir malzemedir. Bina ne kadar hafif olursa, deprem sırasında üzerine binen yük o kadar azalır. Bu bir tercih değil, mühendislik gerçeğidir” dedi.
Ayrıca, Türkiye’nin kentsel dönüşüm ihtiyacının boyutuna dikkat çeken Gürel, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, 2012’den bu yana 2 milyon 761 bin bağımsız bölümün kentsel dönüşüm kapsamına alındığını ve bunlardan 2 milyon 378 bininin tamamlandığını belirtti. Gürel, “Bu büyük bir güç, ancak hâlâ büyük bir ihtiyaç var. Kentsel dönüşümde çelik kullanımının artması için hepimizin üzerine düşeni yapması gerekiyor” dedi.
Gürel, özellikle okul, hastane ve yurt gibi toplumun en kritik anlarında güvenli bir sığınak görevi gören yapılarda çelik kullanımının artık göz ardı edilemeyecek bir öncelik olduğunu vurguladı. Çok katlı konut binalarında çelik karkaslı modüler yapı sistemlerinin yaygınlaşması gerektiğini belirtti.
Gürel, “Geleceğe dair somut sorumluluklar almak zorundayız. İhtiyacımız olan, bu gerçeğe uygun şehirler ve yapılar inşa etmektir. Kentsel dönüşümü hızlandırırken güvenlikten, sürdürülebilirlikten ve mühendislik kalitesinden taviz vermemeliyiz. Doğru tasarlanan ve uygulanan çelik yapılar, bu dönüşümde güvenliğin önemli unsurlarından biri olacaktır. Çelik, bir tercih değil, zorunluluktur. Yaşadığımız depremlerde kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle anıyoruz. Onlara borcumuz, aynı kaybı bir daha yaşamamak için bugün harekete geçmektir.”




