Şimşek: Savaş Süreci Uzatır, Ama Hedeflerimizde Sapma Olmaz

Bakan Şimşek, savaşın ekonomik etkilerini değerlendirerek hedeflerin değişmeyeceğini vurguladı.

YENER KARADENİZ/SAKARYA

Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15. kez, siyasetçiler, iş dünyası liderleri ve akademisyenleri bir araya getirdi. Sapanca’da “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana konuşmacısı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek oldu. Bakan Şimşek, zirvede Türkiye’nin mevcut durumunun sunduğu fırsatları ele aldı. Savaşın yarattığı ekonomik şokun büyük olduğunu ifade eden Şimşek, “Geçmişle kıyaslandığında, bugünkü savaşın enerji piyasalarına etkisi oldukça fazla. Hürmüz Boğazı, yalnızca petrol değil, gübre ve doğalgaz gibi kritik ürünlerin geçiş noktası. Bu şokun büyüklüğünün bilincindeyiz. Savaşın yol açtığı yıkımın onarılması zaman alacak. Ateşkes sağlansa bile etkileri hissedilmeye devam edecek” dedi.

Şimşek, konuşmasına devam ederek, “Savaşlar, diğer şoklara göre kalıcı ve büyük sonuçlar doğuruyor. Ancak Türkiye’nin dayanıklılığı yüksek. Bunu geçen yıl gösterdik, bu yıl da göstereceğiz. Enerji konusunda Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse yok. Doğalgaz ithalatımız İran üzerinden gerçekleşiyor ama boru hatları nedeniyle etkilenmiyoruz. Savaş uzarsa birçok ülke enerji arzında sorun yaşayacak, fakat Türkiye bu açıdan avantajlı konumda. Dayanıklılığımızın en önemli kaynağı, maliye politikamızın geçmişe oranla daha sağlam bir yapıda olmasıdır” şeklinde konuştu.

Şimşek, savaşın başlangıcında rezervler açısından bir tampon oluşturduklarını belirtti. “Savaş ile birlikte risk iştahı azaldı ve sermaye çıkışı yaşandı. Ancak rezerv yeterliliği açısından rahat bir durumdayız. Bankacılık sektörü de sağlıklı. Sermaye yeterliliği ve problemli krediler konusunda da iyi bir noktadayız. Türkiye, bu dönemde olumlu bir ayrışma gösterdi. Borsa İstanbul, daha iyi bir performans sergiledi. Risk primleri bir miktar arttı ama temeller sağlam olduğu için hızlı bir düşüş yaşandı. Önemli olan, programa ve bize duyulan güven. Geçmişte döviz talebi yüksekti. Bir tahmine göre, vatandaşların yastık altındaki döviz miktarı 640 milyar dolar civarında. Bu sistemde olsaydı, sistemin kırılganlığı çok daha az olurdu. Geçen yıl 40 milyar dolarlık ciddi bir döviz çıkışı yaşandı. Bu yıl ise şok büyük ve uzun olmasına rağmen, bu miktar yarısı kadar gerçekleşti. Biz bu kaygıları azalttığımız için böyle oldu. Piyasanın işleyişini önceliklendirdik” dedi.

Şimşek, savaşın makroekonomik etkilerine dair de değerlendirmelerde bulundu. “Fiyat istikrarı ve mali disiplinin devamı için gerekeni yapacağız. En önemlisi, reformlar konusunda çabalarımızı artıracağız. İlk aşamada makroekonomik istikrar ve reform programında risklerin yönetimine odaklandık. Riskleri kontrol ettik ve kırılganlığı azaltacak tedbirleri devreye aldık. İkinci aşamada dezenflasyon dönemi başladı ve başarılı oldu. Üçüncü aşama ise savaşın etkisiyle başladı. Bu aşama süreci uzatabilir ama hedeflerimizden sapmamıza neden olmaz. Başka bir deyişle, savaş programın süresini uzatır ama raydan çıkarmaz. İhtiyaç duyduğumuz süre artacak; 1-1,5 yıl olarak öngördüğümüz süre, belki 2-2,5 yıla çıkabilir” ifadelerini kullandı.

Enflasyon konusuna da değinen Şimşek, “Programa göre enflasyon 3 puan daha yüksek seyredebilir. Cari açık 1,5 öngörüyorduk, bir puan yükselebilir. Bu da yönetilebilir. Büyümeyi yüzde 4 öngörüyorduk, şimdi yarım ya da bir puan düşebilir. Bütçe açığını yüzde 3,5 öngörmüştük, belki 40 baz puan daha yüksek olabilir. Ancak mesajım, tüm bu etkiler yönetilebilir. Dolayısıyla programı rayından çıkarmaz, süresini uzatır. Programı önceliklendirdik ve kararlıyız. Bu önemli bir şok ama bunu yönetilebilir görüyoruz” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu