DTSO Raporu: Şirket Kapanmaları Zirveye Ulaştı, Sermaye Batıya Kaçıyor

DTSO verilerine göre Diyarbakır’da şirket kapanmaları tarihi zirveye ulaştı, sermaye batıya kayıyor.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO) 2025 yılına ait verileri, bölgedeki ekonomik krizin derinleştiğini gözler önüne seriyor. Şirket kapanma oranları, tarihsel olarak en yüksek seviyelere ulaşırken, konkordato başvuruları son beş yılın toplamını aşmış durumda. Bu durum, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve yüksek faiz oranları nedeniyle birçok firmanın merkezini batı illerine taşımak zorunda kalmasına yol açtı.

DTSO Başkanı Mehmet Kaya, düzenlediği basın toplantısında Diyarbakır ekonomisine dair çarpıcı verileri paylaştı. Kaya, 26 bin üyesi bulunan odada şirket kapanma oranlarının tarihsel olarak en yüksek seviyelere çıktığını belirtti. Geçmiş yıllarda yüzde 20 civarında seyreden açılan-kapanan şirket oranının, 2025’te yüzde 40’a yükseldiğini ifade eden Kaya, “Her iki yeni kurulan şirkete karşılık bir şirket kapanıyor. Bu durum, krizin ne kadar derinleştiğini açıkça gösteriyor” dedi. En fazla kapanma yaşayan sektörler arasında tekstil, beyaz eşya ve e-ticaret öne çıkıyor.

Ekonomik sıkıntının bir diğer göstergesi ise konkordato başvurularındaki artış. Kaya, 2025 yılında ilan edilen konkordato sayısının, önceki beş yılın toplamını geçtiğini belirtti. Son beş yılda toplam sekiz firmanın konkordato talebinde bulunduğunu hatırlatan Kaya, sadece 2025 yılında dokuz işletmenin konkordato ilan etmek zorunda kaldığını vurguladı. Bu artışın, finansmana erişimde yaşanan sorunlar ve yüksek faiz oranlarıyla doğrudan bağlantılı olduğu ifade ediliyor.

2026 yılına yönelik uyarılarda bulunan Kaya, enflasyondaki düşüşün faiz oranlarına yansımamasının ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti. “Enflasyonda gözle görülür bir azalma olsa da faiz oranları hâlâ çok yüksek. Endişemiz şu: 2026’da enflasyon düşse bile faizler aynı oranda gerilemezse, işletmeler üzerindeki yük daha da artacak” dedi.

Diyarbakır’da sermaye göçü 2025 yılında kritik bir eşiği aştı. Geçen yıl 104 yerel firmanın merkezini batı illerine taşıdığı kaydedildi. Bu göçün arkasında, bankaların bölge firmalarına yönelik olumsuz finansman tutumu ve batıdaki ihalelerde yaşanan ayrımcılık gibi iki temel neden öne çıkıyor. Kaya, Diyarbakır merkezli firmaların batı illerindeki ihalelerde dezavantajlı konuma itildiğini savunarak, “Şirketlerimiz eşit koşullarda yarışamadıkları için merkezlerini taşımak zorunda kalıyor” dedi.

Toplantıda, Suriye ve Irak ile ticari ilişkilerin güvenlik merkezli politikalar nedeniyle zayıfladığına da dikkat çekildi. Kaya, Türkiye’nin Irak pazarındaki konumunun dramatik bir şekilde gerilediğini belirterek, “2014 yılında Türkiye, Irak’ın ithalatında birinci sıradaydı. Bugün üçüncü sıraya düştük. Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin bizi geçti. Biz güvenlikle uğraşırken, başkaları gelip pazarımızı aldı” ifadelerini kullandı. Ayrıca Diyarbakır Havalimanı’ndaki ILS cihazı ve pist sorunlarının onarımının iki yıl süreceğinin “kent için kabul edilemez” olduğunu vurguladı.

Toplantıda söz alan Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan, üreticinin giderek yalnız bırakıldığını ifade etti. “Son dönemde sanayici hep ikinci plana itildi. Sanayiciye adeta üvey evlat muamelesi yapılıyor. Yüksek faizlerle üretimin sürdürülmesi mümkün değil” diyen Fidan, üretim ve istihdamın ciddi risk altında olduğunu belirtti.

DTSO’nun açıkladığı veriler, Diyarbakır özelinde yaşanan ekonomik krizin yalnızca yerel değil, aynı zamanda yapısal sorunlara işaret ettiğini ortaya koyuyor. Yüksek faiz, finansmana erişimde eşitsizlik ve bölgesel ticaret kayıpları, 2026 yılına girerken kent ekonomisi için alarm zillerinin çaldığını gösteriyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu