ABD Üretici Enflasyonunda Beklenmedik Artış: Fed’in Faiz İndirimleri Tehlikede mi?
ABD’de nisan ayı Üretici Fiyat Endeksi, beklenmedik bir artış gösterdi. Bu durum, Fed’in faiz indirim takvimini tehdit ediyor.
Küresel piyasalarda enflasyonun kontrol altına alındığına dair umutlar, ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS) tarafından açıklanan nisan ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileriyle sarsıldı. Ekonomi uzmanları, nisan ayında ÜFE’de yalnızca yüzde 0,5’lik bir artış beklerken, gelen yüzde 1,4’lük artış son yılların en büyük sürprizlerinden biri olarak değerlendirildi. Bu ani yükseliş, yıllık üretici enflasyonunu da yüzde 6 seviyesine çıkararak Aralık 2022’den bu yana görülen en yüksek yıllık hıza ulaşmasına neden oldu. Önceki gün açıklanan ve akaryakıt fiyatlarındaki artışla yükselen nisan ayı tüketici enflasyonu verileriyle birlikte bu rapor, maliyet baskılarının üretim aşamasında kalıcı hale geldiğini gösteriyor.
Raporun ayrıntılarına bakıldığında, maliyet artışlarının temel nedeninin enerji sektörü olduğu belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor. Nisan ayında nihai talep mallarındaki artışın üçte ikisinden fazlası, aylık bazda yüzde 7,8 artış gösteren enerji grubundan kaynaklandı. Bu grubun içinde, Orta Doğu’daki çatışmaların petrol fiyatlarını artırmasıyla birlikte benzin maliyetlerinin yüzde 15,6 oranında yükselmesi dikkat çekiyor. Akaryakıt fiyatlarının pompa istasyonlarında galon başına 4 dolar eşiğini aşması, ham madde ve nakliye maliyetlerini doğrudan etkiledi. Gıda ve enerji maliyetlerinin dışarıda tutulduğu çekirdek ÜFE’nin aylık bazda yüzde 1 artış göstermesi, enflasyonist baskının yalnızca geçici kalemlerle sınırlı olmadığını kanıtlıyor.
Üretici enflasyonundaki artış sadece fiziksel mallarla sınırlı kalmayıp, hizmet sektörünü de etkiliyor. Hizmet endeksi nisan ayında yüzde 1,2 artış göstererek Mart 2022’den bu yana en yüksek aylık artışı kaydetti. Bu artışın başlıca nedeni, navlun maliyetlerindeki artışı yansıtan kamyon taşımacılığı navlun fiyatlarının yüzde 8,1 oranında yükselmesidir. Dış ticaret hizmetlerindeki yüzde 2,7’lik ve makine-ekipman toptancılığındaki yüzde 3,5’lik marj genişlemeleri, gümrük vergileri ve korumacı ticaret politikalarının tedarik zincirine getirdiği ek yüklerin maliyetlere doğrudan yansıdığını ortaya koyuyor.
Açıklanan bu veriler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası üzerindeki etkisini de artırıyor. Fed, son toplantısında politika faizini piyasa beklentilerine uygun olarak yüzde 5,25 – 5,50 aralığında sabit tutmuştu ve faiz indirimleri için enflasyonda kalıcı bir düşüş eğilimi görmeyi şart koşmuştu. Ancak üretici fiyatlarının tüketici fiyatlarına öncü bir gösterge olduğu göz önüne alındığında, perakende fiyatlara yansıyacak yeni bir maliyet dalgası bekleniyor. Bu durum, haziran veya sonrasındaki dönem için gündemde olan faiz indirimi beklentilerini tamamen ortadan kaldırabileceği gibi, tahvil faizlerinde yukarı yönlü baskı yaratacak ve küresel ölçekte dolar endeksinin gücünü korumasına neden olacaktır.




