Prof. Dr. Türkeş: İklim Değişikliği Güvenlik Sorununa Dönüşüyor

Prof. Dr. Türkeş, iklim değişikliğinin güvenlik krizine dönüşme potansiyelini vurguladı ve acil önlemler alınması gerektiğini belirtti.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, iklim değişikliğinin Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtti. Son yıllarda yaşanan büyük orman yangınlarının, iklim krizinin en belirgin işaretlerinden biri olduğunu ifade eden Türkeş, bu sorunun yalnızca yangınlarla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda çekirge istilaları, aşırı hava olayları ve hidrolojik afetlerin de arttığını vurguladı.

İklim değişikliğinin çevresel bir mesele olmanın ötesine geçtiğini söyleyen Türkeş, sera gazı salımlarının sıcak hava dalgaları, kuraklık, sel ve taşkınlar gibi aşırı hava olaylarını daha sık ve yıkıcı hale getirdiğini dile getirdi. Avrupa’da bu yaz 40 derecenin üzerinde sıcaklıkların rekor seviyelere ulaştığını, Türkiye’de ise 30’dan fazla ilde 40 derecenin aşıldığını, Şırnak’ta ise 50,5 derece ölçüldüğünü hatırlatarak, Türkiye’nin iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ülkeler arasında bulunduğunu belirtti.

Kuraklığın gelecekte daha sık, daha uzun süreli ve daha şiddetli yaşanacağına dikkat çeken Türkeş, bunun su kaynakları, tarımsal üretim, enerji arzı ve ekonomik faaliyetler üzerinde ciddi bir baskı oluşturacağını ifade ederek, su güvenliği için acil önlemler alınması gerektiğini vurguladı. İklim değişikliğinin, su kıtlığı, tarımsal kayıplar ve aşırı hava olayları nedeniyle milyonlarca insanı göçe zorlayabileceğini belirten Türkeş, iklim kaynaklı göçlerin önümüzdeki yıllarda önemli insani ve siyasi sorunlar haline gelebileceğini söyledi.

Türkeş, “Bilimsel çalışmalar, gerekli önlemler alınmadığı takdirde iklim değişikliğinin bölgesel, ulusal ve küresel ölçekte sosyoekonomik, toplumsal ve güvenlik krizlerine dönüşebileceğini açıkça gösteriyor” dedi. İklim krizinin etkilerini azaltmanın en etkili yolunun fosil yakıtlardan uzaklaşmak olduğunu belirten Türkeş, küresel emisyonların yaklaşık %40’ından sorumlu olan kömürden adil bir çıkışın ve güneş ile rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin zorunlu olduğunu ifade etti.

Bu dönüşümün sadece emisyonları azaltmakla kalmayıp, hava kalitesinin iyileşmesi, su kaynaklarının korunması ve ekosistemlerin güçlenmesi gibi çevresel faydalar da sağlayacağını belirten Türkeş, sürecin hukuka dayalı, planlı ve iklim adaletini gözeten bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu