Çin, Akaryakıt İhracatını Artırdı: Benzin Yüzde 320 Yükseldi
Çin, akaryakıt ihracatını artırarak benzin sevkiyatını yüzde 320 yükseltti. Bu durum, küresel yakıt arzını olumlu etkileyebilir.
Küresel akaryakıt pazarında arz sıkıntısı devam ederken, Çin’den dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Pekin yönetimi, akaryakıt ihracatındaki kısıtlamaları gevşetme kararı aldı ve bu doğrultuda Temmuz ayında benzin, motorin ve jet yakıtı sevkiyatlarını önemli ölçüde artırdı.
Temmuz ayında, Çin’in rafine petrol ürünleri ihracatı bir önceki aya göre yüzde 6,7 artarak 4,65 milyon tona ulaştı. Bu rakam, motorin, benzin, jet yakıtı ve denizcilik yakıtlarını kapsıyor.
Benzin ihracatındaki artış en dikkat çekici olanıydı. Haziran ayında yaklaşık 100 bin ton seviyesine gerileyen benzin ihracatı, Temmuz’da yüzde 320 artış göstererek 420 bin tona ulaştı. Ancak, bu güçlü artışa rağmen benzin ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre hâlâ yüzde 55,3 oranında düşük seyrediyor.
Motorin ihracatı da Temmuz ayında yüzde 88 artışla 810 bin tona yükseldi. Böylece motorin sevkiyatı, geçen yılın Temmuz ayı seviyelerine yaklaşırken, önceki yılın aylık ortalamasının yaklaşık yüzde 50 üzerine çıktı.
Jet yakıtında da benzer bir iyileşme gözlemlendi. Temmuz ayında Çin’in havacılık yakıtı ihracatı yüzde 42 artarak 1,32 milyon tona ulaştı; ancak bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 daha düşük kaldı.
Çin, Mart ayında İran savaşının ardından Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel petrol arzını olumsuz etkilemesi üzerine akaryakıt ihracatını sıkı bir şekilde sınırlamıştı. Bu süreçte, iç piyasadaki benzin ve motorin arzını korumak öncelik haline gelmişti.
Bu kısıtlamalar, Çinli rafinerilerin yurt dışına yaptığı satışları hızla düşürürken, üretim üzerinde de baskı oluşturmuştu. Ancak Temmuz ayında Pekin, ihracat sınırlamalarını gevşetmeye başladı ve Ağustos ayında rafinerilere verilen dış satış imkânları daha da genişletildi.
Çin’in toplam rafine ürün ihracatı Temmuz ayında aylık bazda artış göstermesine rağmen, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,9 oranında düşük kaldı. Bu durum, son verilerin tam anlamıyla normale dönüşten ziyade, Mart ayından beri uygulanan sıkı politikanın gevşetilmeye başlandığını ortaya koyuyor.
Çin’in bu kararının zamanlaması, küresel piyasalar açısından kritik bir öneme sahip. İran savaşının etkileri, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat sorunları ve Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları, özellikle motorin arzını sıkıştırmış durumda.
ABD’de motorin rafineri marjı, Pazartesi günü varil başına 102,20 dolara çıkarak ilk kez 100 dolar sınırını aşmışken, Avrupa’da da motorin arzındaki daralma fiyatları yukarı yönlü etkiliyor. Orta Doğu’daki rafineri üretimi savaş öncesi seviyelerin altında kalırken, Rusya’daki petrol işleme hacmi de saldırıların etkisiyle yaklaşık 20 yılın en düşük seviyelerine gerilemişti. Çin’in üretim ve ihracatındaki düşüş de son aylarda küresel ürün açığını artıran unsurlardan biri olmuştu.
Bu nedenle, Çin’den gelecek ilave motorin ve jet yakıtı sevkiyatları, özellikle Asya piyasasında arz baskısını azaltabilecek önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Pekin’in ihracata yeniden alan açması, Çinli rafineriler için de büyük bir fırsat sunuyor. İç piyasaya göre daha yüksek fiyatların bulunduğu dış pazarlara satış yapılabilmesi, rafinerilerin üretimi artırmaları için ekonomik bir teşvik sağlıyor. Üretim artışı, zamanla Çin’in ham petrol ithalatını da destekleyebilir. Ülkenin petrol işleme faaliyetleri, İran savaşının ardından düşüş gösterirken, Temmuz ayında ham petrol işleme hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 16 gerilemişti.
Ağustos ayı için verilen ihracat izinlerinin, savaş öncesindeki seviyelerin üzerine çıkabilecek miktarlara ulaşması, Çin’in küresel yakıt piyasasındaki etkisinin yeniden artabileceğine işaret ediyor. Ancak, fiili ihracatın ne kadar yükseleceği, rafineri üretimi ve iç talebin seyriyle birlikte netleşecektir.




