Batı Karadeniz’in Tarihi Zenginliği: Konuralp
Konuralp, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle Batı Karadeniz’in yeni turizm merkezi olmaya hazırlanıyor.
Düzce’nin tarihi mirasının önemli bir parçası olan Konuralp, binlerce yıllık geçmişi ve arkeolojik zenginlikleriyle Türkiye’nin yeni kültürel ve turistik destinasyonları arasında yer almak üzere hazırlıklarını sürdürüyor. Son yıllarda hız kazanan kazı çalışmaları ve planlanan restorasyon projeleri ile bu antik bölge, yeniden gün yüzüne çıkarılıyor.
Konuralp, antik dönemlerden Osmanlı dönemine kadar uzanan köklü tarihiyle dikkat çekiyor. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün öncülüğünde yürütülen çalışmalar, “Batı Karadeniz’in Efes’i” olarak adlandırılan Prusias ad Hypium Antik Kenti’nin kültür turizmine kazandırılmasını hedefliyor.
Antik çağ yazarları Herodot, Xenophon ve Strabon’un eserlerinde M.Ö. 1200-700 yılları arasında Trakyalı halkların yerleşim yeri olarak bilinen bu bölge, klasik dönemde Megaralılar tarafından “Kieros” adıyla anılmıştır. M.Ö. 183 yılında Bithynia Kralı I. Prusias tarafından ele geçirilen bu kent, Melen (Hypium) Çayı’nın yanındaki Prusias adını alarak tarihi sürecine devam etmiştir. Roma döneminde ise bu antik kent, M.Ö. 74 yılında Roma yönetimine geçmiştir.
Roma döneminde, özellikle M.S. 1. yüzyıldan itibaren hızla gelişen Konuralp, II. ve III. yüzyıllar arasında sosyal ve ekonomik refahın zirvesine ulaşmıştır. Antik kentteki yazıtlar ve arkeolojik buluntular, bu dönemde inşa edilen su kemerleri, agora, boule binası, tiyatro, hamam ve diğer anıtsal yapıları gözler önüne sermektedir.
Ortaçağ döneminde de önemli bir merkez olmayı sürdüren Konuralp, 1323 yılında Osmanlı komutanı Konur Alp Bey tarafından fethedilerek Osmanlı topraklarına katılmıştır. Bu tarihten sonra bölge, Konuralp adıyla anılmaya başlanmıştır.
Konuralp’in tarihi mirasını koruyan önemli kurumlardan biri de Konuralp Müzesi’dir. Düzce-Akçakoca karayolu üzerinde, Konuralp beldesinin girişinde yer alan müze, arkeoloji, etnografya ve taş eserler olmak üzere üç ana teşhir salonuna sahiptir. Ayrıca, müze bünyesinde dört sikke bölümü, laboratuvar, depo ve konferans salonu da bulunmaktadır. 2009 yılında müze müdürlüğüne dönüştürülen Konuralp Müzesi, 12 Kasım 2003’te ziyarete açılmıştır.
Müzedeki arkeoloji salonunda, Prusias ad Hypium antik kentine ait eserler kronolojik sırayla sergilenmektedir. Tunç Çağı, Hellenistik dönem ve Roma dönemine ait eserlerin yanı sıra, koleksiyonun büyük bir kısmını Roma dönemine ait buluntular oluşturmaktadır. Pişmiş toprak kaplar, kandiller, amphoralar, bronz takılar ve günlük yaşam eşyaları, antik kentin yaşam kültürünü gözler önüne sermektedir.
Müzede, Bithynia, Roma ve Osmanlı dönemlerine ait altın, gümüş ve bronz sikkeler de sergilenmektedir. Etnografya salonunda ise Osmanlı-Türk kültürüne ait el işlemeleri, yöresel kıyafetler, mutfak eşyaları, silahlar ve geleneksel ev dekorasyonu örnekleri yer almaktadır.
Müze bahçesinde, Roma dönemine ait mermer lahitler, mezar stelleri, yazıtlar ve mimari bloklar sergilenirken, Konuralp’in Tepecik bölgesinde 1937 yılında bulunan Roma dönemine ait mermer lahit, dikkat çeken önemli eserlerden biridir.
Konuralp’in en dikkat çekici yapılarından biri de Prusias ad Hypium Antik Tiyatrosu’dur. Düzce’nin Konuralp Çiftepınarlar Mahallesi’nde yer alan bu tiyatroda ilk bilimsel kazılar 2013 yılında Konuralp Müzesi’nin öncülüğünde başlamıştır. Uzun yıllar halk arasında “Kırk Basamaklar” olarak bilinen tiyatro, geçmişte çevredeki evlerin ortak kullanım alanı olarak kullanılmıştır. Ancak kazı çalışmalarıyla birlikte yapının gerçek büyüklüğü ve mimari özellikleri ortaya çıkarılmıştır.
Tiyatro; seyirci bölümü, orkestra ve sahne binası olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır. Yaklaşık 10 bin kişi kapasiteli olduğu belirlenen yapı, Roma döneminin bölgedeki en büyük kültürel yapılarından biri olarak kabul edilmektedir. Kazılar sırasında Apollo Kitharoidos heykeli, Büyük İskender başı, Medusa kabartması ve Aslanlı Mozaik gibi önemli arkeolojik eserler gün yüzüne çıkarılmıştır. 2023 yılında bulunan Büyük İskender başı, Türkiye’de o yıl yapılan en önemli 10 arkeolojik keşif arasında yer almıştır.
Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün öncülüğünde yürütülen çalışmalar sayesinde antik tiyatrodaki kazılar büyük bir hız kazanmıştır. Normal şartlarda 50-60 yıl sürmesi beklenen kazı çalışmaları, belediyenin sağladığı personel ve lojistik destek sayesinde yaklaşık 5 yıl içinde tamamlanmıştır. Roma dönemine ait sahne binası bölümünde ortaya çıkarılan mermer bloklar ve heykeller, kentin sanatsal ve kültürel gelişmişliğini gözler önüne sermekte, bu eserler Prusias ad Hypium’da bulunan Tyche heykelinden sonra gün yüzüne çıkarılan en büyük heykeller olarak kayıtlara geçmektedir.
Kazı çalışmalarının tamamlanmasının ardından bölgenin restorasyon süreci başlatılmıştır. Başkan Faruk Özlü, çalışmaların üç aşamalı bir proje kapsamında yürütüldüğünü belirtmiştir. İlk aşamada kazı çalışmalarının tamamlandığını ifade eden Özlü, ikinci aşamada alanın rölöve çalışmalarının yapılarak yapının eski halinin bilimsel olarak tespit edildiğini söylemiştir. Son aşamada ise tiyatronun eksik bölümlerinin orijinal mimarisine uygun şekilde restore edilmesi planlanmaktadır.
Başkan Özlü, yapılan araştırmaların antik kentin büyüklüğüne de ışık tuttuğunu belirterek, “Bu tiyatronun 10 bin kişi kapasiteli olduğunu belirledik. Bu da 2 bin 300 yıl önce burada en az 100 bin kişinin yaşadığını gösteriyor. Konuralp’in ne kadar büyük bir şehir olduğunu bu veriler ortaya koyuyor.” değerlendirmesinde bulunmuştur.
Konuralp’in yalnızca bir arkeolojik alan değil, aynı zamanda bölgenin yeni turizm merkezi olması hedeflenmektedir. Bu kapsamda tiyatro alanının yakınında yeni bir müze yapılması ve müze ile antik tiyatro arasında teleferik hattı kurulması planlanmaktadır. Başkan Özlü, Konuralp’in İstanbul’a en yakın antik tiyatro olma özelliğini taşıdığına dikkat çekerek, “Karadeniz bölgesinde başka antik tiyatro yok. Bir tek Düzce’de var. Burası Batı Karadeniz’in Efes’i olacak bir yer. İnsanlar buraya gelsin, tarih ile doğayı aynı anda deneyimlesin istiyoruz.” şeklinde konuşmuştur.
Konuralp, sadece antik kentten ibaret değildir. Bölge, Roma dönemine ait köprüler, sur kalıntıları, su kemerleri ve tarihi yapılar ile dikkat çekmektedir. Konuralp yakınlarında yer alan Roma dönemi Antik Köprü, beyaz mermer blokların harç kullanılmadan bir araya getirilmesiyle inşa edilmiş üç kemerli yapısıyla dikkat çekmektedir. Antik dönemde Akçakoca limanından gelen ticari yüklerin Tabak Çayı üzerinden kente taşınması için kullanılan köprü, bölgenin ticari geçmişine ışık tutmaktadır. Akçakoca ilçesinde bulunan Ceneviz Kalesi ise Karadeniz kıyısındaki önemli tarihi yapılardan biridir. İki koy arasında falez üzerinde yer alan kale, Ceneviz ticaret yolu üzerindeki stratejik konumuyla dikkat çekmektedir. Kale, “Akdeniz’den Karadeniz’e Ceneviz Ticaret Yolu üzerindeki kale ve surlu yerleşimler” kapsamında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer almaktadır.
Düzce Belediyesi, Konuralp başta olmak üzere kentin turizm potansiyelini ortaya çıkarmak için bir turizm master planı hazırlamıştır. Proje kapsamında Konuralp’in haftalık 10 bin ziyaretçi çekmesi hedeflenmektedir. Başkan Faruk Özlü, Düzce’nin tarih, doğa ve denizi bir arada sunan nadir şehirlerden biri olduğunu vurgulayarak, “Düzce, İstanbul’a 1,5 saat, Ankara’ya 2 saat mesafede. Ulaşımı çok kolay bir şehir. Tarih var, doğa var, deniz var, yaylalar var. Konuralp’i dünya çapında tanınan bir kültür destinasyonu haline getirmek istiyoruz.” ifadelerini kullanmıştır.
Bugün kazı çalışmaları, restorasyon projeleri ve yeni turizm yatırımlarıyla yeniden gündeme gelen Konuralp, 3 bin yıllık geçmişiyle Batı Karadeniz’in en önemli arkeolojik alanlarından biri olarak kabul edilmektedir. Antik tiyatrosu, Roma köprüleri, tarihi kaleleri ve zengin arkeolojik buluntularıyla Konuralp, yalnızca Düzce için değil, Türkiye’nin kültür turizmi açısından da büyük bir potansiyel taşımaktadır. Binlerce yıl önce bölgenin en önemli şehirlerinden biri olan Prusias ad Hypium, yürütülen çalışmalar sayesinde yeniden ayağa kaldırılmaya hazırlanmakta ve hedef, bu tarihi mirası koruyarak geleceğe taşımak ve Konuralp’i Batı Karadeniz’in yeni turizm merkezi haline getirmektir.




