Orhanlı Köyü Jeotermal Projesine Karşı Mücadelesini Sürdürüyor
Orhanlı köyü, jeotermal enerji projelerine karşı mücadelesini sürdürüyor. Köylüler, doğal zenginliklerini korumak için kararlı adımlar atıyor.
İzmir’in Seferihisar ilçesine bağlı Orhanlı köyü, bölgede inşa edilmesi planlanan jeotermal enerji santrali ve yardımcı tesislere karşı direnişini sürdürüyor. Altı yıldır devam eden hukuki süreçte, 98 kişi ve 5 farklı kurum projelere karşı dava açmış durumda. Bu kapsamda, bilirkişi heyeti 7. kez Orhanlı’yı ziyaret etti.
Orhanlı, Türkiye’nin en kaliteli zeytinyağı üretim alanlarından biri olmasının yanı sıra, planlanan jeotermal elektrik santrali ve çeşitli enerji projeleri nedeniyle köylülerin mücadelesine sahne oluyor. Daha önceki bilirkişi heyetinin, Küçük Menderes Enerji Petrol Jeotermal Maden Elektrik Üretim Mühendislik ve İnşaat A.Ş. tarafından hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunu bilimsel açıdan yetersiz bulması üzerine, 5. İdare Mahkemesi yeni bir bilirkişi heyeti atadı.
Projenin, bölgedeki kadim zeytin ormanlarını ve biyolojik çeşitliliği tehdit ettiğini belirten 98 Orhanlı köylüsü ve çeşitli çevre dernekleri, yeni bilirkişi heyetini proje alanında karşıladı. Köylüler, yaşam alanlarını tehdit eden projeye karşı görüşlerini ve taleplerini hakim ve bilirkişi heyetine iletti.
Doğa Derneği Koruma Koordinatörü Şafak Aslan, projenin bilimsel hatalarını vurgulayarak, “Önceki bilirkişi heyeti, şirketin hazırladığı ÇED raporunu hem bilimsel hem de teknik açıdan yetersiz buldu. Orhanlı Vadisi, birçok canlı türüne ev sahipliği yapıyor ve bu bölge, endemik türlerin yanı sıra göçmen kuşlar için de önemli bir alan. Jeotermal şirketi, buradaki biyolojik çeşitliliği göz ardı ediyor. Bu türlerin korunması için mevcut projelerin iptalini talep ediyoruz.” dedi.
Orhanlı köyü muhtarı Abdurrahim Ener ise, köylerinin asırlardır zeytinyağı, arıcılık ve organik tarım faaliyetleri ile geçimini sağladığını belirterek, “Biz bu topraklarda doğamıza zarar vermeden yaşıyoruz. 57. bilirkişi de gelse, köyümüzün doğal zenginlikleri azalmayacaktır. Bu tür projelere karşı her zaman duracağız.” şeklinde konuştu.
Dava sürecinde köylülerin avukatlığını üstlenen Doğa Derneği Hukuk Danışmanı Av. Cem Altıparmak, Orhanlı Vadisi’nde verilen mücadelenin sadece bir ÇED davası olmadığını, çevresel demokrasi ve doğanın korunması mücadelesine dönüştüğünü ifade etti. “Orhanlı köylüsü, sadece toprağını korumakla kalmıyor, aynı zamanda hukuk devleti ile bağını koparan bir idareye karşı da mücadele veriyor. Bu nedenle köylülerin verdiği bu mücadele son derece kıymetli.” dedi.




