Batarya çağı başladı: Dünyanın bataryasını Çin üretiyor
Batarya çağı hızlanırken Çin, elektrikli araçlar ve şebeke depolama için gereken üretimde ölçek ve düşük maliyet avantajını koruyor.
Batarya çağı, hem elektrikli araçların yaygınlaşması hem de elektriğin şebekede depolanmasıyla hız kazanıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın değerlendirmesine göre, 2025’te dünya genelinde devreye alınan batarya kapasitesi 1,5 teravatsaatin üzerine çıktı. Bu miktar, 2020’deki toplamın yaklaşık 10 katına karşılık geliyor.
Söz konusu büyümenin arkasında büyük ölçüde Çin’in üretim kapasitesini hızla artırması bulunuyor. Üretimdeki ölçek ekonomisi, lityum iyon bataryaların maliyetini de aşağı çekti. Bu bataryaların fiyatı 2025’te 2010’a kıyasla yüzde 93, yalnızca 2020’ye göre ise yüzde 36 daha düşük seviyeye indi.
Bataryaların önemli bölümü Çin’de kullanılırken, başlıca kullanım alanını elektrikli araçlar oluşturuyor. Bununla birlikte şebeke ölçeğinde enerji depolama da hızla büyüyor. Küresel yıllık kurulumlar, 2020-2025 döneminde yaklaşık 19 kat artış gösterdi. BloombergNEF ise yıllık kurulumların on yılın sonuna kadar iki katına çıkabileceğini öngörüyor.
Dünya genelindeki otomobillerin ve elektrik şebekelerinin giderek daha fazla Çin üretimi bataryaya bağımlı hale gelmesi, bazı hükümetlerde tedarik güvenliği endişesi yaratıyor. Bu nedenle ABD ve Avrupa Birliği, yerli üretimi güçlendirmek için çeşitli teşvik ve sanayi politikalarını devreye sokuyor.
ABD’de Enflasyonu Düşürme Yasası, şirketleri ülke içinde batarya üretmeye yönlendirmeyi amaçladı ve bu sektörün büyümesine katkı sağladı. Donald Trump yönetimi, Biden dönemindeki iklim yasasının önemli bölümünü değiştirse de temiz teknoloji üretimi ile şebeke depolamasına yönelik teşviklerin çoğunu korudu. Buna ek olarak uygulanan korumacı adımlar, enerji projelerinde yerli batarya tercihlerini artırabilir.
Enerji güvenliğini uzun süredir öncelikleri arasında tutan Avrupa Birliği de kendi batarya kapasitesini geliştirmeye çalışıyor. Birlik, 2030’a kadar batarya ihtiyacının yüzde 90’ını kendi üretimiyle karşılamayı hedefliyor. Ancak mevcut eğilimler, bu hedefe ulaşma yolunda bölgenin henüz yeterince hızlı ilerlemediğini gösteriyor.
Teşviklere rağmen ABD ve Avrupa’nın Çin’le maliyet açısından rekabet etmesi kolay görünmüyor. Çin’in geniş üretim ölçeği ve yıllar içinde biriktirdiği teknik deneyim önemli avantajlar sağlıyor. Ayrıca ülke, batarya üretiminde kullanılan minerallerin rafine edilmesi ve işlenmesinde de küresel ölçekte belirleyici bir konumda bulunuyor.
Mevcut tablo, küresel batarya kullanımının büyümeyi sürdüreceğine ve üretimin büyük bölümünün bir süre daha Çin’den gelmeye devam edeceğine işaret ediyor. Batarya çağı yaygınlaşırken, tedarik zincirindeki Çin ağırlığı da enerji politikalarının temel başlıklarından biri olmayı sürdürecek.



