Afrika’nın 150 Milyar Dolarlık Enerji Planı Türk Yatırımcılar İçin Fırsatlar Sunuyor
Afrika’nın 150 milyar dolarlık enerji planı, Türk yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratıyor. Güneş enerjisinde hızlı büyüme dikkat çekiyor.
Afrika kıtasında güneş enerjisi kapasitesinin 2025 yılına kadar yüzde 54 oranında artması beklenirken, kıtanın önümüzdeki on yıl için hazırladığı 150 milyar dolarlık enerji altyapı planı, uluslararası yatırımcıların dikkatini çekiyor. Afrika’nın enerji sektöründeki dönüşüm, yatırım fırsatlarını da artırıyor.
Afrika Birliği ve çeşitli uluslararası finans kuruluşlarının öncülüğünde geliştirilen büyük enerji projeleri, Türk şirketleri için yeni iş birliği olanakları sunuyor. AA’dan Murat Özgür Güvendik’in aktardığı bilgilere göre, Afrika’nın on yıllık enerji altyapı vizyonu çerçevesinde yaklaşık 150 milyar dolarlık bir yatırım planlanıyor. Bu yatırımların büyük bir kısmının şebeke altyapısı, mini şebeke sistemleri ve güneş enerjisi projelerine yönlendirilmesi öngörülüyor.
Dünya enerji kaynaklarının önemli bir bölümüne sahip olmasına rağmen, Afrika’da enerjiye erişim hala büyük bir sorun olarak varlığını sürdürüyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) verilerine göre, 2026 itibarıyla Afrika’da yaklaşık 570 milyon insan elektriğe erişim sağlayamıyor. Uzmanlar, enerji altyapısının geliştirilmesi için gereken finansmanın yetersiz kalmasının projelerin hayata geçirilmesini zorlaştırdığını belirtiyor.
Kıtadaki enerji finansmanının yarısından fazlası, Güney Afrika, Nijerya, Senegal, Kenya, Angola ve Mozambik’te yoğunlaşmakta, bu da diğer ülkelerde altyapı yatırımlarının yavaş ilerlemesine sebep oluyor.
Afrika Birliği Kalkınma Ajansı (AUDA-NEPAD) koordinasyonunda hazırlanan “On Yıllık Afrika Enerji Altyapı Yatırım Planı”, kıtanın sanayileşme hedeflerini destekleyecek büyük bir elektrik şebekesi oluşturmayı amaçlıyor. Bu plan dahilinde, Afrika’nın beş bölgesindeki enerji havuzlarının entegrasyonu ve yaklaşık 1,3 milyar kişiyi kapsayan “Afrika Tek Elektrik Pazarı”nın (AfSEM) kurulması hedefleniyor.
IEA ve AUDA-NEPAD’ın verilerine göre, bu hedeflere ulaşmak için önümüzdeki on yıl içinde 70 milyar doların elektrik iletim ve dağıtım şebekelerinin genişletilmesine, 50 milyar doların mini şebeke projelerine ve 30 milyar doların güneş enerjisi sistemlerine ayrılması planlanıyor. Enerji finansmanının önemli bir kısmını, Dünya Bankası ve Afrika Kalkınma Bankası’nın yürüttüğü “Misyon 300” girişimi oluşturuyor. Bu proje kapsamında, 2030 yılına kadar 300 milyon kişinin elektriğe erişimi hedeflenirken, Dünya Bankası yalnızca 50 milyar dolardan fazla kaynak ayırmış durumda.
Küresel Güneş Enerjisi Konseyi’nin yayımladığı “Afrika Güneş Enerjisi Pazarı Görünümü 2026” raporu, kıtanın güneş enerjisi potansiyelinin hızla değerlendirilmeye başlandığını gösteriyor. Rapora göre Afrika, dünya güneş enerjisi kaynaklarının yaklaşık yüzde 60’ına sahip. 2025 yılında kıtada 4,5 GW’lık yeni güneş enerjisi kurulumu gerçekleştirildi ve kapasite bir önceki yıla göre yüzde 54 artarak rekor seviyeye ulaştı. Güney Afrika, 1,6 GW’lık yeni kapasite ile pazarın lideri olurken, kıtada sekiz ülke 100 MW’ın üzerinde güneş enerjisi üretimine ulaştı. Uzmanlar, Afrika’nın 2029 yılına kadar 33 GW’lık ek kapasite devreye almasını bekliyor.
Güney Afrika Fotovoltaik Sanayi Birliği (SAPVIA) Üst Yöneticisi Rethabile Malemu, kıtada büyük ölçekli projelerin yanı sıra bağımsız küçük şebeke projelerinin de hızla yaygınlaştığını belirtti. Malemu, mini şebeke projelerinin daha kısa sürede devreye girebildiği ve hızlı nakit akışı sağladığı için yatırımcılar açısından önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Ayrıca, “kullandıkça öde” gibi esnek ödeme modellerinin tüketicilerin elektrik erişimini kolaylaştırdığını vurguladı.
Güney Afrika Bağımsız Güç Üreticileri Ofisi (IPP) yöneticisi Tshivina Magoro, yeni enerji ihalelerinde yerel katma değer ve istihdamın giderek daha belirleyici hale geldiğini belirtti. Magoro, kamu ihalelerinde fiyatın yüzde 70, yerli içerik ve istihdam kriterlerinin ise yüzde 30 ağırlığa sahip olduğunu ifade ederek, gelecekte enerji depolama sistemleriyle şebekeye dengeli elektrik sağlayan projelere öncelik verileceğini aktardı. Uzmanlara göre bu yaklaşım, Afrika enerji pazarında güçlü konuma sahip Çinli şirketlere karşı yerel ortaklıklar aracılığıyla Türk firmalarına yeni fırsatlar sunabilir.
Güney Afrika merkezli enerji ekipmanları üreticisi ACTOM’un Üst Yöneticisi Sy Gourrah, Türk şirketleriyle teknoloji ortaklığına açık olduklarını belirtti. Gourrah, özellikle batarya depolama sistemleri, inverterler ve büyük ölçekli transformatörler alanlarında iş birliği fırsatlarının bulunduğunu ifade ederek, “Bu yalnızca batarya ve inverterlerle sınırlı değil. Örneğin 500 MVA seviyesindeki büyük transformatörlerde de teknoloji ortaklıklarını değerlendirmek istiyoruz.” dedi.



