Kocaer Çelik, FAVÖK Marjını %16,1’e Çıkararak Bilançosunu Güçlendirdi
Kocaer Çelik, zorlu piyasa koşullarında FAVÖK marjını %16,1’e çıkararak finansal yapısını güçlendirdi.
Zorlu piyasa koşullarına rağmen, Kocaer Çelik yılın ilk yarısında 1,8 milyar TL FAVÖK elde etti. Geçen yılın haziran ayında ABD’de artan vergiler nedeniyle satışları kesintiye uğrayan şirket, yılın ikinci çeyreğinde yeniden satış yapmaya başladı. Bu süreçte, Amerika Birleşik Devletleri’nde yeni bir şirket kurma kararı alındı.
Türkiye’nin önde gelen çelik profil üreticilerinden biri olan Kocaer Çelik, ikinci çeyrek ve ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. Küresel ticaretteki korumacılık önlemleri, artan jeopolitik riskler ve savaş kaynaklı maliyet baskıları altında elde edilen bu sonuçlar, şirketin değişen piyasa koşullarına hızla adapte olabildiğini gösteriyor.
Kârlılıkta Belirgin Artış
Kocaer Çelik, ikinci çeyrekteki güçlü performansıyla birlikte yılın ilk yarısında 11,6 milyar TL net satış geliri elde etti. Aynı dönemde düzeltilmiş FAVÖK 1,8 milyar TL, net dönem kârı ise 610 milyon TL olarak gerçekleşti. İkinci çeyrek toplam satış hacmi yıllık %4,4 artarken, net satışlar 6,2 milyar TL seviyesine ulaştı. Katma değerli ürünlerin payının rekor seviyeye ulaşmasıyla düzeltilmiş FAVÖK marjı %16,1’e, ton başına FAVÖK ise 125 ABD doları seviyesine yükseldi. Bu iyileşme, şirketin verimlilik odaklı üretim yaklaşımının ve katma değerli ürün stratejisinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Yılın ilk yarısında yurt içi, yurt dışı ve ihraç kayıtlı satışları kapsayan yabancı para cinsinden satışların toplam gelirler içindeki payı yaklaşık %95 seviyesinde gerçekleşti.
Güçlü Bilanço Yapısını Korumaya Devam Ediyor
Kocaer Çelik, yılın ikinci çeyreğinde küresel dalgalanmalara rağmen güçlü bilanço yapısını korumayı başardı. Haziran ayı itibarıyla net finansal borç/FAVÖK oranı 0,70 seviyesinde gerçekleşirken, düşük finansal kaldıraç yapısı devam etti. Bu durum, işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması ve yeni pazar yatırımlarının hayata geçirilmesi açısından finansal esnekliği artırdı.
Küresel Baskılara Karşı Esnek Üretim Gücü
Yılın ilk yarısında küresel çelik sektörü, zayıf talep, arz baskısı ve artan maliyetler gibi zorluklarla karşı karşıya kaldı. Ancak Türkiye, ham çelik üretiminde %8,1 oranında bir artış kaydetti. Türkiye, 2025 yılı itibarıyla dünyanın en büyük 7. çelik üreticisi olma konumunu korudu.
Orta Doğu’da başlayan savaşın enerji ve navlun maliyetleri üzerindeki etkisi, ABD’deki artan vergiler ve Avrupa pazarındaki kota düzenlemeleri ile birleşince, küresel çelik ticaretinde maliyet ve fiyat belirsizlikleri arttı. Kocaer Çelik, esnek üretim altyapısı ve geniş ürün portföyü sayesinde farklı coğrafyalardan gelen siparişleri dengeli bir şekilde yönetmeyi başardı. Değişen talep koşullarına göre üretim planlamalarının hızlı bir şekilde uyarlanabilmesi, satış hacmindeki artışta etkili oldu.
Katma Değerli Ürünlerin Payı Yükseldi
Kocaer Çelik’in katma değerli üretime dayalı büyüme stratejisi, yılın ilk yarısında ürün karmasına olumlu yansıdı. Katma değerli ürünlerin toplam satış hacmi içindeki payı ikinci çeyrekte %51’e, yılın ilk altı ayında ise %49’a ulaştı. Enerji nakil hatları, güneş enerjisi altyapıları ve çelik yapılar gibi mühendislik gerektiren ürünlerin satışlarındaki artış, FAVÖK marjı iyileşmesinin önemli destekleyicileri arasında yer aldı.
ABD Pazarında Yeniden Faaliyete Geçildi
Kocaer Çelik, ABD pazarındaki satışlarına geçen yıl haziran ayında uygulanan korumacılık önlemleri nedeniyle ara vermişti. Ancak yılın ikinci çeyreğinde yapılan çalışmalar sonucunda ABD’ye yönelik satışlar yeniden başladı. Şirket, global rekabet gücünü artırmak ve müşteri taleplerine daha hızlı yanıt verebilmek amacıyla ABD merkezli yeni bir şirket kurma kararı aldı.
Hakan Kocaer: “Zorlu Koşullara Rağmen Kârlı Büyümemizi Sürdürdük”
Kocaer Çelik Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kocaer, sonuçları değerlendirirken, “Yılın ikinci çeyreği, jeopolitik riskler ve maliyet baskılarının küresel çelik sektörünü zorlamaya devam ettiği bir dönem oldu. Bu koşullar altında satış hacmimizin artması ve FAVÖK marjımızın yükselmesi, şirketimiz için güçlü bir çeyrek olduğunu gösteriyor. ABD, uzun vadeli büyüme potansiyeline inandığımız stratejik pazarlarımızdan biri. Bu pazardaki büyümenin kalıcı hale gelmesi için müşterilerimize daha yakın olmamız gerekiyor. Bu nedenle ABD merkezli yeni bir yapılanmaya gitme kararı aldık. Yılın geri kalanında hacim artışını kârlılık ve sermaye disipliniyle yöneteceğiz.” dedi.




