ABD’nin Maven Akıllı Sistemi: Operasyonlarda Devrim Yaratıyor
ABD Ordusu, Maven Akıllı Sistemi ile operasyonlarda hedef belirleme süresini önemli ölçüde kısalttığını duyurdu.
ABD Ordusu, Maven Akıllı Sistemi sayesinde askeri operasyonlarda hedef belirleme ve etkisiz hale getirme sürelerini önemli ölçüde azaltmayı başardığını açıkladı.
Amerika Birleşik Devletleri, “Epic Fury” adı verilen operasyon çerçevesinde İran’a yönelik saldırılarını sürdürürken, Palantir firması 12 Mart 2026 tarihinde AIPCON etkinliğinde dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Şirket, Maven Akıllı Sistemi projesinin, Savunma Bakanlığı’nın mevcut muharebe operasyonlarında hedef seçme ve imha süreçlerini önemli ölçüde hızlandırdığını duyurdu.
The Register’ın aktardığına göre, ABD Savunma Bakanlığı Dijital ve Yapay Zeka Sorumlusu Cameron Stanley, etkinlikte yaptığı açılış konuşmasında Maven Akıllı Sistemi’nin askeri alandaki yaygın kullanımına vurgu yaptı. Stanley, 2021-2022 yılları arasında “Maven Projesi” olarak bilinen Algoritmik Savaş Çapraz Fonksiyonel Ekibi’nin başkanlığını yürütmüştü.
Maven sistemi hakkında bilgi veren Cameron Stanley, “Hedefi belirlemekten eylem planı oluşturmaya ve ardından o hedefi vurma aşamasına kadar her şeyi tek bir sistem üzerinden gerçekleştiriyoruz. Bu, devrim niteliğinde bir gelişme. Önceden, istenen sonuca ulaşmak için yaklaşık sekiz veya dokuz farklı sistemde işlem yapıyorduk.” şeklinde konuştu.
Stanley, sunum sırasında Orta Doğu haritasında özellikle İran’da kırmızı ile işaretlenmiş noktalar gösterdi. Bu noktaların bazıları, geçtiğimiz günlerde askeri bir hedefin yakınındaki bir kız okuluna isabet eden füzenin konumunu temsil ediyordu. Ayrıca, ABD Savunma Bakanlığı’nın 10 Mart 2026 tarihinde gazetecilere sunduğu İran saldırı haritasıyla belirgin örtüşmeler de dikkat çekti.
AIPCON etkinliğinde konuşan Palantir Ürün Mimarı Chad Wahlquist, verilerin, mantığın ve eylemin tamamının Maven aracılığıyla düzenlenebildiğini belirtti. Wahlquist, “Normalde 2.000 istihbarat subayının hedef belirleme ve inceleme yapmaya çalıştığı istatistikler vardı. Şimdi bu sayı 20’ye düştü ve bu işlemleri hızlı bir şekilde gerçekleştiriyorlar. Daha az kaynakla daha fazla iş yapabilmek, personelin güvenliğini sağlıyor ve görevlerini etkili bir şekilde yerine getirmelerine olanak tanıyor.” dedi.
ABD Deniz Harp Okulu mezunu ve şu anda Maven projesinde mühendis olarak görev yapan Patrick Dods, projenin başlangıcını anlatırken, muharebe alanında hızlı bir şekilde karar vermesi gereken istihbarat analistlerini desteklemek için bilgisayarlı görü modellerinin kullanıldığını ifade etti. Dods, bu süreci, samanlıktaki iğneyi ararken “saman miktarını azaltmaya” benzetti.
AIPCON’daki açılış konuşmasında Palantir CEO’su Alex Karp, şirketin amacının ABD askerlerini sağ salim eve getirmek olduğunu belirtti. İran’daki saldırılardan veya Epic Fury Operasyonu’ndan bahsetmedi. Stanley, Maven projesinin sağladığı kabiliyetlerin ABD askerlerinin hayatta kalmasını artırdığını ifade ederken, “Palantir bu konuda büyük bir destek sağlıyor. Maven Akıllı Sistem inanılmaz bir sistem. Adil mücadele yok. Mümkünse, adil mücadelelerden kaçınmalıyız. Bizim askerlerimiz kazanmalı ve eve dönmelidir.” şeklinde konuştu.
Maven Akıllı Sistem Projesi
Maven Akıllı Sistem projesi, 2016 yılında orduda “üçüncü dengeleyici unsur” oluşturma amacıyla hayata geçirilmiştir. Bu dengeleyici unsur, ABD Ordusu’nun düşmanlarına karşı sahip olduğu ezici avantajı ifade etmektedir. Birinci dengeleyici unsur nükleer silahlar, ikincisi gizli ve hassas güdümlü mühimmatlardır. Üçüncüsü ise, komutanların karar alma hızının ve doğruluğunun artırılmasıdır; işte bu noktada Maven projesi devreye girmektedir. Projenin başlangıçta ortaklarından biri olan Google, çalışanların protestoları nedeniyle 2018 yılında projeden çekilmiştir.
Stanley, yaptığı konuşmada projenin detaylarına da değinerek, sistemin 7 yıl süren bir çalışma neticesinde ortaya çıktığını vurguladı. Proje kapsamında, karar vericilerin erişebileceği 8-9 farklı sistemi tek bir arayüz üzerinden sunan bir yapı oluşturulmuştur. Ayrıca, bu sistem, kullanıcıların istedikleri verileri seçmelerine ve komuta kademesinin hedefi en iyi şekilde nasıl takip edebileceğini belirleyebileceği bir iş akışına olanak tanımaktadır.




