Aşırı Hava Olayları Altyapılar İçin Büyüyen Tehditler Sunuyor
2026 Küresel Riskler Raporu, aşırı hava olaylarının altyapılar üzerindeki tehditlerini vurguluyor.
Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan 2026 Küresel Riskler Raporu, katılımcılar tarafından belirlenen beş acil risk arasında jeoekonomik çatışmalar, devlet temelli silahlı çatışmalar, aşırı hava olayları, toplumsal kutuplaşma ve yanlış bilgilendirme ile dezenformasyonu sıralıyor. Raporda, aşırı hava koşullarının artan tehditler oluşturmasına rağmen, kritik altyapı kesintilerinin önümüzdeki on yıl içinde yalnızca 23. sırada yer alması, bu konuda ciddi bir ihmal olduğuna dikkat çekiyor.
Marsh (NYSE: MRSH) ve Zurich Insurance Group yöneticileri, raporun bulgularına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, küresel iş dünyası liderlerinin, derinleşen jeopolitik bölünmeler ve artan teknolojik zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Rapor, iş dünyasının önümüzdeki 12 ay boyunca bu risklerle şekilleneceğini ortaya koyuyor.
Aşırı hava olayları, katılımcılar tarafından belirlenen en önemli beş acil riskten biri olarak öne çıkıyor. İki yıllık görünümde yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon ikinci, toplumsal kutuplaşma ise üçüncü sıraya yükselmiş durumda. Marsh Risk’in Özellikli Ürünler Lideri Andrew George, toplumsal parçalanma ve eşitsizlikten sağlık ve refahın azalmasına kadar birçok toplumsal riskin merkezinde derinleşen bölünmelerin yer aldığını ifade etti. George, büyük hükümetlerin ortak zorluklarla başa çıkmak için tasarlanmış sistemlerden uzaklaştığını ve bu durumun sosyal istikrarsızlık ve artan çatışma riskini artırdığını vurguladı.
Raporun uzun vadeli bulguları, jeoekonomik çatışma hariç, 33 riskin önümüzdeki on yıl içinde iş liderleri tarafından daha da artacağı öngörüsünü içeriyor. Katılımcıların %57’si, önümüzdeki on yılda çalkantılı bir görünüm bekliyor. Bu süreçte çevresel ve teknolojik risklerin etkisi belirgin bir şekilde hissediliyor.
Zurich’in Yaşam, Sağlık ve Banka Dağıtım Kanalları CEO’su Alison Martin, büyük ekonomilerdeki iş dünyası liderlerinin emeklilik ve kamu sağlığı konularında derin endişeler taşıdığını belirtti. Martin, sağlıkta yaşanan gerileme ve kamu altyapısındaki eksikliklerin sosyal istikrarı tehdit ettiğini, ancak bu risklerin on yıllık görünümde yeterince yer bulmadığını ifade etti. Acil önlemler alınmazsa, gelecekteki tehditlerin göz ardı edilme riskiyle karşı karşıya kalınabileceğini söyledi.
Rapora göre, yapay zeka ve kuantum bilişimdeki ilerlemeler, iş gücü piyasalarını ve toplumsal yapıları derinden etkileyecek ve bu durum küresel ekonomik uçurumların genişlemesine yol açabilir. Ayrıca, kritik altyapıların modernizasyonu için önemli yatırımlar gerekeceği belirtiliyor. Zurich’in Grup Risk Yöneticisi Peter Giger, aşırı hava koşulları, siber saldırılar ve jeopolitik çatışmaların artan tehditler oluşturmasına rağmen, kritik altyapı kesintilerinin önümüzdeki on yıl için yalnızca 23. sırada yer almasının tehlikeli bir ihmal olduğunu vurguladı. Giger, altyapı çökmeleri durumunda her şeyin risk altında olacağını ve bu tehditlerin birbirine bağlı olduğunu anlamamız gerektiğini belirtti.
Marsh Türkiye, Doğu Akdeniz ve Hazar Bölgesi CEO’su Tarık Serpil, raporun küresel risklerin artık tekil değil, birbirini besleyen bir yapı içinde ilerlediğini gösterdiğini ifade etti. Jeopolitik belirsizlikler, ekonomik dalgalanmalar, teknolojik dönüşüm ve çevresel tehditlerin karar alma süreçlerini etkilediğini belirten Serpil, belirsizliği öngörüyle yönetebilen kurumların bu yeni dönemde fark yaratacağını söyledi. Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız ise, kısa vadede jeoekonomik ve jeopolitik karışıklıkların öne çıktığını, uzun vadede ise aşırı hava olayları ve doğal kaynak kıtlığının belirleyici hale geleceğini vurgulayarak, dünyamıza sahip çıkma çağrısında bulundu.




