Sanayi Üretimi 2026’ya Zayıf Başladı, Sektörler Arasında Ayrışma Derinleşiyor
Türkiye’nin sanayi üretimi Ocak ayında zayıf bir başlangıç yaptı. Sektörler arasında belirgin farklılıklar gözlemleniyor.
Türkiye, 2026 yılına sanayi üretiminde zayıf bir başlangıç yaptı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, sanayi üretimi Ocak ayında aylık %2,8 oranında daraldı ve yıllık bazda %1,8’lik bir gerileme kaydedildi. Ekonomistler, bu düşüşün sektörel farklılıklar gösterdiğini, yatırım ve enerji odaklı sektörlerin daha dayanıklı kalırken, tüketim mallarına dayalı üretimde zayıflamanın devam ettiğini ifade ediyor.
Ocak ayındaki düşüş, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretiminin %2,8 oranında daralmasıyla sonuçlandı. Önceki aylarda sanayi üretimi daha güçlü bir performans sergilemişti. Örneğin, Ekim 2025’te %2,5, Aralık 2025’te ise %1,2 oranında büyüme kaydedilmişti. Ancak Ocak ayındaki gerileme ile birlikte yıllık bazda sanayi üretimi %1,8 düşüş gösterdi. Arındırılmamış verilere göre ise yıllık daralma %2,6 olarak belirlendi. Ekonomistler, bu verilerin ekonomik aktivitede bir zayıflama sinyali verdiğini belirtiyor.
Gedik Yatırım ekonomistleri, öncü göstergelerin Ocak ayında sanayi üretiminde sınırlı bir artışa işaret ettiğini ancak açıklanan verinin beklentilerin altında kaldığını vurguladı. Yıllık bazdaki zayıf büyümenin öngörülenlerle uyumlu olduğunu, ancak aylık %2,8’lik daralmanın tahminlerin üzerinde olduğunu belirttiler. 2025 yılı boyunca sanayi üretiminin dalgalı bir seyir izlediği hatırlatıldı. Yıl genelinde sanayi üretimi %2,6 artış göstermişti.
Sanayi üretimi verileri, sektörler arasında belirgin ayrışmaların sürdüğünü ortaya koydu. Yıllık bazda büyüme gösteren başlıca sektörler arasında motorlu kara taşıtları %4,4, metal eşya sanayi %11,7, elektrikli teçhizat üretimi %0,9 ve enerji sektörü %5,4 artış kaydetti. Ancak imalat sanayinin genelinde zayıflık dikkat çekti; imalat sanayi yıllık %2,5 daralma yaşarken, madencilik ve taş ocakçılığı %2,8 geriledi. Bununla birlikte, elektrik, gaz ve su üretimi %5,6, sermaye malları üretimi ise %8,3 oranında artış gösterdi. Bu durum, üretimdeki büyümenin daha çok yatırım ve enerji sektörlerinde yoğunlaştığını gösteriyor.
Özellikle tüketim mallarına yönelik sektörlerde belirgin bir zayıflama gözlemleniyor. Yıllık bazda daralma yaşayan sektörler arasında dayanıklı tüketim malları üretimi %17,2, dayanaksız tüketim malları %8,2, giyim eşyası üretimi %25,8, makine ve teçhizat üretimi %9,2, tekstil üretimi %6 ve gıda ürünleri %2,6 oranında geriledi. Bu tablo, iç talepteki zayıflığın üretime yansımaya başladığını gösteriyor.
Ocak ayında sanayi üretimindeki daralma bazı sektörlerde daha belirgin oldu. En sert düşüş, metalik olmayan mineral ürünlerinde %12,4, metal eşya sanayi %5,8, plastik ve kauçuk ürünleri %4,9, elektrikli teçhizat üretimi %4,1 ve makine ile teçhizat üretiminde %4,1 olarak kaydedildi. Öte yandan, giyim üretimi %1,4, tekstil %0,6 ve gıda üretimi %0,2 oranında sınırlı artışlar gösterdi.
Analistler, 2025 başından bu yana sanayi üretimindeki büyümenin dengeli bir yapı sergilemediğini vurguluyor. Kümülatif verilere göre, üretimdeki artışın büyük bölümü yatırım malları ve enerji sektöründen kaynaklanıyor. Buna karşın, tüketim malları üretimi kırılgan bir görünüm sergiliyor. Bu durum, sanayi üretiminin ekonomik büyümeye katkı sağladığını ancak ivmenin sektörel olarak dengesiz olduğunu gösteriyor.
Öncü göstergeler, sanayi üretimi açısından temkinli bir görünüm sergiliyor. İmalat PMI endeksi, Nisan 2024’ten bu yana 50 eşik değerinin altında seyrediyor. Aralık ayında 48,9, Ocak’ta 48,1, Şubat’ta ise 49,3 seviyelerinde gerçekleşti. Elektrik tüketimi verileri de üretim aktivitesinde zayıflamaya işaret ediyor. Şubat ayında elektrik tüketimi, yıllık bazda %1,9, aylık bazda ise %13,5 geriledi.
Akbank ekonomistleri, sanayi üretimindeki düşüşün geçici bir düzeltme olmayabileceğini belirtiyor. Kasım ve Aralık aylarında sanayi üretiminde görülen güçlü artışın, firmaların beklenen maliyet artışları öncesinde üretimi öne çekmesinden kaynaklanmış olabileceği değerlendiriliyor. Analistler, Ocak ayındaki düşüşte bazı sektörlerde düzeltme etkisi olsa da, genel tablonun üretimdeki zayıflamanın ana eğilimine işaret ettiğini ifade ediyor.
Şubat ayına ilişkin öncü göstergeler, sanayi üretiminde yeniden sınırlı bir artış ihtimaline işaret ediyor. Ancak ekonomistler, önümüzdeki döneme ilişkin risklerin devam ettiğini belirtiyor. Sanayi üretimi açısından başlıca risk unsurları arasında küresel talepteki belirsizlik, ihracat pazarlarında zayıf görünüm, yüksek finansman maliyetleri ve artan jeopolitik gerilimler yer alıyor. Bu nedenle sanayi üretiminin kısa vadede dalgalı ve kırılgan bir seyir izleyebileceği değerlendiriliyor.




