Güvenli Ödeme Sistemi için tapuda yeni dönem başlıyor
Güvenli Ödeme Sistemi, taşınmaz satışlarında tapu devriyle para transferini eş zamanlı hale getirmeyi hedefliyor. Uygulama 1 Aralık 2026’da başlayacak.
Ev ve arsa alım satımında tarafların karşılaştığı ödeme ve devir risklerini azaltmayı amaçlayan Güvenli Ödeme Sistemi için hazırlıklar sürüyor. Daha önce 1 Temmuz 2026’da uygulanması planlanan sistemin başlangıç tarihi önce 1 Ekim’e, ardından 1 Aralık 2026’ya ertelendi.
Gayrimenkul uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, sistemin temel hedefinin tapu devri ile satış bedelinin aktarımını aynı işlem akışı içinde güvenceye almak olduğunu belirtti. Mevcut uygulamada alıcı ve satıcının, önce para ödenip ödenmeyeceği ya da tapunun önce devredilip devredilmeyeceği konusunda risk üstlendiğini ifade etti.
Yeni modelde mülkiyetin tapuda devredilmesi ile satış bedelinin karşı tarafa gönderilmesi eş zamanlı yürütülecek. Böylece yüksek tutarlı işlemlerde taraflar arasındaki güven sorununun azaltılması ve işlemlerin daha kontrollü hale getirilmesi amaçlanıyor.
Güvenli Ödeme Sistemi’nin, gayrimenkul alım satımlarında yüklü miktarda nakit taşıma ihtiyacını da ortadan kaldırması bekleniyor. Uzman değerlendirmesine göre sistem; sahte para, hırsızlık ve dolandırıcılık gibi risklerin azaltılmasına katkı sağlayabileceği gibi para hareketlerinin finansal sistem içinde kayıt altına alınmasına da imkân verecek.
Uygulamanın gecikmesinde teknik hazırlıklar etkili oldu. Ticaret Bakanlığı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü arasındaki entegrasyon çalışmaları devam ederken bankaların da sisteme dahil edilmesi için altyapı oluşturuluyor. Tapu işlemleri sırasında ortaya çıkan bilgilerin bankalar arasında güvenli biçimde paylaşılabilmesi amacıyla yürütülen çalışmaların tamamlanmasının ardından pilot uygulama sürecine geçilmesi planlanıyor.
Özelmacıklı, 1 Aralık 2026 tarihinin yalnızca bir erteleme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, bu sürenin sistemin daha sağlıklı çalışabilmesi için teknik hazırlıklara ayrıldığını söyledi.
Uzman, ödeme güvenliğinin tek başına gayrimenkul piyasasındaki tüm sorunları çözmeyeceği uyarısında da bulundu. Taşınmaz satışlarında gerçek piyasa değerinin altında bedel beyan edilmesinin, kayıt dışılıkla mücadele açısından önemli bir sorun olmaya devam ettiğini belirtti. Sistemin etkili olabilmesi için satışların gerçek değerleriyle kayda geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Tapu harçlarında indirime gidilmesi ve belirli koşullarda değer artış kazancı vergisine yönelik düzenleme yapılması önerisini gündeme getiren Özelmacıklı, geçmişte düşük bedelle kaydedilen taşınmazların gerçek değerleriyle sisteme dahil edilmesini sağlayacak bir “değer barışı” uygulamasının değerlendirilebileceğini ifade etti. Gerçek değerlerin kayıt altına alınmasının hem vatandaş hem de kamu açısından daha sağlıklı bir yapı oluşturacağını söyledi.
Gayrimenkul piyasasının daha doğru izlenebilmesi için değer haritalarının hazırlanması da öneriler arasında yer alıyor. İlan fiyatları, gerçekleşen satış bedelleri, banka işlemleri ve ekspertiz raporları gibi farklı verilerin birlikte değerlendirilmesiyle taşınmazların piyasa değerinin daha isabetli biçimde takip edilebileceği belirtiliyor.
Sektördeki dijital dönüşümün Elektronik İlan Doğrulama Sistemi ile başladığını hatırlatan Özelmacıklı, ilan ve yetkilendirme süreçlerinin ardından Güvenli Ödeme Sistemi’nin mülkiyet devrindeki güvenliği artıracağını söyledi. Değer haritalarının da devreye girmesiyle gayrimenkul piyasasının daha şeffaf ve ölçülebilir hale gelebileceğini dile getirdi.
Türkiye’de yılda yaklaşık 3,5 milyon tapu işlemi gerçekleştirildiğine dikkat çeken uzman, bankalar ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü başta olmak üzere tüm paydaşlar arasındaki entegrasyonun tamamlanmasının önem taşıdığını belirtti. 1 Aralık 2026’da başlaması planlanan uygulamayla taşınmaz satışlarında daha güvenli, kayıtlı ve şeffaf bir işlem yapısına geçilmesi hedefleniyor.




