Wall Street’te petrol ve tahvil baskısı piyasayı sarstı

Wall Street, petrol fiyatları ve tahvil faizlerindeki yükselişle haftaya düşüşle başladı. Dow Jones 255 puan gerilerken yatırımcılar Fed verilerine odaklandı.

Wall Street, yeni haftaya petrol fiyatları ve tahvil getirilerindeki yükselişin etkisiyle düşüşle başladı. Brent petrolün 107 dolara yaklaşması ve ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5,2’nin üzerine çıkması, yatırımcıların risk iştahını zayıflattı.

Dow Jones Sanayi Endeksi 255 puan, yani yüzde 0,5 geriledi. S&P 500 yüzde 0,6 değer kaybederken teknoloji ağırlıklı Nasdaq Composite’teki düşüş yüzde 0,9 oldu.

Petrol fiyatları Ortadoğu gelişmeleriyle yükseldi

Piyasalarda Ortadoğu’daki savaş, enerji fiyatları ve ABD Merkez Bankası’nın faiz politikası öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Brent petrol yüzde 2’nin üzerinde yükselerek 106,79 dolara çıkarken, ABD tipi Batı Teksas petrolünün varil fiyatı yaklaşık yüzde 2 artışla 94,40 dolara ulaştı.

Petrol fiyatlarındaki yükselişte ABD Başkanı Donald Trump’ın İran tarafından sunulan ateşkes koşullarını reddetmesi etkili oldu. Washington ve Tahran, yeni bir ateşkes ile Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda farklı pozisyonlarını koruyor. İran’ın, Trump tarafından reddedilen teklifindeki ısrarını sürdürdüğü belirtilirken, Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin pazartesi günü New York’ta arabulucularla görüşmesi bekleniyor.

Tahvil getirileri enflasyon endişesini artırdı

Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonu yeniden hızlandırabileceği beklentisi, tahvil piyasasında satışları artırdı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,2’nin üzerinde işlem görürken, 30 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,5’i aştı. Her iki gösterge de son yılların en yüksek seviyelerine yakın seyrediyor.

ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi geçen hafta 2007’den bu yana görülmeyen seviyelere yükselmiş, 30 yıllık tahvil faizi ise 2004’ten bu yana en yüksek düzeyine ulaşmıştı. İki yıllık tahvil getirisi de haftalık bazda yaklaşık 17 baz puan artmıştı.

Yardeni Research Başkanı Ed Yardeni, iki yıllık tahvil faizlerindeki küresel yükselişin, yüksek petrol fiyatlarının oluşturduğu enflasyon baskısıyla bağlantılı olduğunu belirtti. Yardeni, büyük merkez bankalarının politika faizlerini daha fazla artırmak zorunda kalabileceğini ve yüksek faizlerin geniş bütçe açıklarının finansmanını zorlaştırdığını ifade etti.

Teknoloji hisselerinde satış baskısı

Wall Street’teki düşüşte özellikle bazı yapay zeka ve teknoloji şirketleri etkili oldu. Advanced Micro Devices yaklaşık yüzde 3, Micron Technology yüzde 2 geriledi. Amazon yüzde 1, Microsoft yüzde 2 değer kaybederken Meta’daki düşüş yüzde 4’e yaklaştı.

Nvidia ise piyasadan pozitif ayrıştı. Şirketin 150 milyar dolarlık yeni hisse geri alım programı açıklamasının ardından hisseleri yüzde 3’ten fazla yükseldi. Böylece Nvidia’nın toplam hisse geri alım programının büyüklüğü 235 milyar dolara ulaştı.

Wall Street, önceki haftayı teknoloji hisselerinin desteğiyle yükselişle tamamlamıştı. Meta yaklaşık yüzde 13 değer kazanırken Microsoft yüzde 4’ün üzerinde prim yapmış, Apple ve Nvidia da yüzde 1’den fazla yükselmişti.

Yatırımcıların gözü PCE ve istihdam verilerinde

Bu hafta tahvil piyasalarının yönünü etkileyebilecek önemli ABD verileri açıklanacak. Fed’in yakından izlediği enflasyon göstergesi ağustos ayı kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi çarşamba günü yayımlanacak. Perşembe günü imalat sektörüne ilişkin veriler, cuma günü ise eylül ayı tarım dışı istihdam raporu paylaşılacak.

E*Trade yetkilisi Chris Larkin, yükselen petrol fiyatları ve tahvil faizleri nedeniyle geniş piyasanın ivme kazanmakta zorlandığını söyledi. Larkin, Fed’in önceliğinin enflasyon olduğunu ve istihdam verilerinde büyük bir sürpriz yaşanmadığı sürece faizler ile enerji fiyatlarının piyasaların ana gündeminde kalacağını belirtti.

Bireysel yatırımcıların alımları azaldı

Vanda Research verileri, bireysel yatırımcıların da daha temkinli bir tutum benimsediğine işaret etti. Bireysel yatırımcılar son 20 işlem gününde yalnızca 1 milyar dolarlık tekil hisse alımı yaptı. Bu tutar, en az iki yılın en düşük 20 günlük toplamı olarak kaydedildi.

Aynı gösterge, nisan 2025’te 20 milyar doların biraz üzerinde bulunuyordu. Bireysel yatırımcıların toplam hisse alımları da son 20 işlem gününde yaklaşık 10 milyar dolara gerileyerek Ekim 2024’ten bu yana en düşük seviyelere yaklaştı. Kobeissi Letter stratejistleri, verilerin bireysel yatırımcıların giderek daha temkinli hale geldiğini gösterdiğini değerlendirdi.

Kurumsal yatırımcılar iyimserliğini koruyor

Bireysel yatırımcıların aksine kurumsal yatırımcıların, piyasanın mevcut ekonomik riskleri sınırlı hasarla atlatabileceğine ilişkin beklentisini koruduğu görülüyor. S&P 500, yüksek petrol fiyatları ve yükselen tahvil getirilerine rağmen rekor seviyelere yakın seyrediyor.

Bu görünümde güçlü şirket kârlarının önemli rol oynadığı belirtiliyor. Analistler, S&P 500 şirketlerinin üçüncü çeyrek toplam kârlarının geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 29 artmasını bekliyor. Kârlardaki büyüme, yüksek faizlerin hisse değerlemeleri üzerindeki baskısını kısmen dengeliyor.

Yapay zeka iyimserliği ve “Muhteşem Yedili” olarak adlandırılan büyük teknoloji şirketlerine yönelik ilginin yeniden güçlenmesi de endeksi destekleyen unsurlar arasında bulunuyor. Miller Tabak Baş Stratejisti Matt Maley, diğer sektörler gündeme gelse de teknoloji şirketlerinin öngörülebilir gelecekte Wall Street’in yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini söyledi.

Yılın geri kalanında büyük teknoloji hisselerinin son kazanımlarını koruyup koruyamayacağı ve özellikle yarı iletken şirketlerinde yeni bir yükseliş dalgasının başlayıp başlamayacağı yakından izlenecek. Kısa vadede piyasaların karşı karşıya olduğu temel tablo ise 100 doların üzerindeki petrol fiyatları, yüzde 5’i aşan tahvil faizleri ve Fed’in yeniden faiz artırabileceği beklentisinden oluşuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu