Birleşmiş Milletler’de liderler küresel krizleri görüşüyor
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, savaşlar, iklim krizinin etkileri, yapay zeka tehditleri ve küresel ekonomideki sorunlar gölgesinde toplanıyor.
Küresel çatışmaların ve siyasi ayrışmaların derinleştiği bir dönemde dünya liderleri, bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında New York’ta bir araya geliyor. İklim kaynaklı felaketler ve artan fiyatlar yüz milyonlarca kişinin yaşam koşullarını ağırlaştırırken, denetimden çıkabilecek yapay zekanın insanlık açısından oluşturabileceği risklere yönelik endişeler de büyüyor.
21-25 Eylül tarihlerinde düzenlenen Genel Kurul’un üst düzey toplantısı, İran, Gazze, Ukrayna, Sudan, Kongo ve Myanmar’da çatışmaların sürdüğü bir ortamda gerçekleşiyor. Küresel ısınmanın hızlanması, ülkeler arasındaki ve ülke içindeki gelir farklarının artması, ulaşım güzergâhları ile tedarik zincirlerindeki aksamalar da liderlerin gündemindeki başlıca sorunlar arasında bulunuyor. Bu gelişmeler, yaşam maliyetlerini yükseltirken ekonomik büyüme üzerinde de baskı oluşturuyor.
Birleşmiş Milletler’in geleceği ve reform ihtiyacı da toplantıların önemli başlıklarından biri olacak. 81 yıllık örgütte karar alma gücü büyük ölçüde hâlâ II. Dünya Savaşı’nın galipleri olan ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’nın elinde bulunuyor. 193 üye ülke, Güvenlik Konseyi’nin yapısı ve veto yetkileri başta olmak üzere temel kurumların güncellenmesini içeren kapsamlı bir reform paketini kabul etmiş durumda. Ancak reform konusunda uzlaşmakla bu kararları uygulamaya geçirmek arasında önemli bir fark bulunuyor.
Zirve uluslararası diplomasinin merkezindeki yerini koruyor
Tüm tartışmalara rağmen Birleşmiş Milletler, üye ülkeler ve dünya liderleri için hâlâ en önemli diplomasi platformu olma özelliğini sürdürüyor. Salı günü başlayacak Genel Kurul maratonunda yaklaşık 130 devlet ve hükümet başkanının yanı sıra çok sayıda bakanın kürsüye çıkması bekleniyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, salı günü Genel Sekreter’in açılış konuşmasının ardından hitap edecek liderler arasında yer alıyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise konuşmalarını çarşamba günü yapacak.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu perşembe günü Genel Kurul’a seslenecek. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, ABD’nin vize vermemesi nedeniyle ikinci kez toplantıya katılamayacak; ancak aynı gün kurul üyelerine video mesajı aracılığıyla hitap edecek.
Toplantıya katılmayan liderler de diplomatik çevrelerin dikkatini çekiyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, çarşamba günü Washington’da Trump ile görüşecek olmasına rağmen New York’taki zirveye gelmeyecek. Bazı diplomatlar bu tercihi boykot olarak değerlendiriyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de toplantıya katılmazken, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ziyaretini iptal etti.
BM, mali ve siyasi baskılarla karşı karşıya
2026 yılı, Birleşmiş Milletler açısından son derece zorlu geçiyor. Örgüt, uluslararası barış ve güvenliği koruma sorumluluğuna rağmen Orta Doğu ve Ukrayna’daki büyük çatışmaların çözüm süreçlerinde büyük ölçüde devre dışı kaldı. ABD’nin biriken milyarlarca dolarlık ödemelerini yapmaması da BM’nin mali yapısını ciddi biçimde sarstı.
Uluslararası Kriz Grubu’nun küresel meseleler ve kurumlar direktörü Richard Gowan’a göre ise 2025 yılı örgüt açısından daha da ağır bir dönemdi. Gowan, bir yıl önce Trump’ın BM Genel Kurulu konuşmasını ABD’nin örgütten ayrılacağını açıklamak için kullanabileceği yönünde beklentiler bulunduğunu belirtti.
Trump, geçen eylülde böyle bir çekilme kararı açıklamadı. Buna karşın BM, mali sıkıntılar nedeniyle barış gücü operasyonları ve insani yardım faaliyetlerinde kesintiye gitmek zorunda kaldı. ABD’nin son günlerde örgütün bu yılki düzenli bütçesine ilişkin 725 milyon dolarlık borcunu ödemesi, Washington’ın BM üyeliğini sürdürme niyetinin güçlü bir işareti olarak yorumlandı.
Gowan, BM’nin artık “serbest düşüşte” olmadığını, ancak örgütün ucu açık ve kalıcı bir krizle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti.
Yapay zeka gündemin üst sıralarında
Yapay zekanın hızlı gelişimi, sağladığı fırsatların yanı sıra beraberinde getirdiği belirsizlikler ve riskler nedeniyle küresel gündemin merkezine yerleşti. Teknoloji alanında yeterli sektörel denetim mekanizmalarının dahi bulunmadığının yeni yeni anlaşılması, uluslararası düzenleme çağrılarını güçlendirdi.
Zirveden birkaç gün önce bazı uzmanlar, yapay zekanın insan denetiminden çıkabileceği uyarısında bulunarak çalışmaların durdurulmasını istedi. Ancak Trump bu kaygıları “aldatmaca” olarak nitelendirdi ve ABD’nin Çin karşısındaki teknolojik üstünlüğünü koruyabilmesi için ilerlemenin sürmesi gerektiğini savundu.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, çarşamba öğleden sonraki programına yapay zeka konusunda üst düzey bir toplantı ekledi. Bu adım, teknolojinin yol açabileceği risklere ilişkin kaygıların arttığını ve konunun uluslararası düzeyde ele alınması gerektiğini gösteriyor.
Toplantı, BM Genel Sekreteri için dünya liderleriyle bir araya geleceği son Genel Kurul oturumu olacak. Genel Sekreter, geçen hafta gazetecilere yaptığı açıklamada, konuşmasında “derin bir belirsizlik çağında” güç dengelerinin değiştiğine dikkat çekeceğini söyledi.




