Shell Belgeleri Ortaya Çıkardı: Nijer Deltası’ndaki Çevre Krizi Derinleşiyor

Shell belgeleri, Nijer Deltası’ndaki çevre kirliliği ve petrol hırsızlığına dair endişeleri artırdı. Rapordaki bulgular, şirketin sorumluluklarını sorgulattı.

Shell, küresel standartlara uyduğunu savunsa da, yeni belgeler Nijerya ordusu tarafından dile getirilen petrol hırsızlığına karışma iddialarını, personel ile yükleniciler arasındaki işbirliği şüphelerini, güvenlik standartlarındaki istisnaları, boru hattı bütünlüğü risklerini ve kayıp kuyu verilerini gözler önüne seriyor. Uluslararası Af Örgütü’nün de aralarında bulunduğu insan hakları ve çevre kuruluşlarından oluşan bir koalisyon, Shell’in Nijer Deltası’ndaki on yıllık çevre kirliliği nedeniyle hesap vermesi gerektiğini vurguladı. “Nijerya: Kapağı Kaldırmak” başlıklı rapor, Birleşik Krallık’ta Shell’e karşı açılan davalarda ortaya çıkan şirket içi e-postaları ve denetim raporlarını inceleyerek daha önce bilinmeyen bir skandalı gün yüzüne çıkardı.

Shell, eski ve sızıntı yapan altyapısının risklerinin farkında olmasına rağmen, petrol akışını durdurma yönünde adım atmadı. Şirket içi tahminlere göre, 10,9 milyar dolarlık hizmetten çıkarma maliyetini karşılamak yerine, kara faaliyetlerine yatırım yapmayı tercih etti. 375 kilometrekarelik mangrov ormanının zarar gördüğü belirtildi. Uluslararası Af Örgütü, 3 Temmuz’da Shell ile bulgularını paylaştı. Shell ise, “Şirketimize dair nitelendirme ve tanımlamalar kabul edilemez. Shell, dürüstlük ve insanlara saygı ilkelerine bağlıdır” şeklinde bir yanıt verdi.

Uluslararası Af Örgütü Nijerya Şubesi Direktörü Isa Sanusi, Shell’in Nijer Deltası’ndaki kirliliği yıllardır petrol hırsızlığı ve sabotajlarla ilişkilendirdiğini belirterek, “Artık bu inkâr, kendi belgeleriyle çürütülüyor. Asıl skandal, Shell’in kâr peşinde koşarken insanların haklarını göz ardı etmesidir. Nijerya’da çevresel zarara göz yumulması kabul edilemez. Hükümetlerin bu belgeleri dikkate alarak harekete geçip geçmeyeceği önemli. Nijerya petrol endüstrisinin denetim sürecinin gözden geçirilmesi gerekiyor” dedi.

Rapor, The Corner House, Hawkmoth, HEDA Resource Centre, Kebetkache Women Development & Resource Centre, Miideekor Environmental Development Initiative (MEDI), Recommon, Social Action ve Uluslararası Af Örgütü işbirliğiyle hazırlandı. Bulgular, on yıllardır dile getirilen petrol kirliliğinin suya, tarım arazilerine, balık çiftliklerine, sağlık ve geçim kaynaklarına zarar verdiğini ortaya koyuyor.

Shell belgeleri, şirketin petrol hırsızlığından suç çetelerini sorumlu tutarken, üst düzey çalışanların yasadışı muslukların boru hatları üzerinde kalmasına izin verdiğini gösteriyor. 2013’te bir Shell yöneticisi, bu durumun Nijerya güvenlik güçlerinin Shell’i petrol hırsızlığına ortak olmakla suçlamasına yol açtığını belirtti. Shell’in güvenlik standartlarından muaf tutulduğu ve güvenli olmadığı değerlendirildiğinde bile müdahale görmüş boru hatlarından petrol akışının devam ettiğine dikkat çekildi.

2014’te Shell’in CEO’su için hazırlanan bir iç rapor, yüzlerce kara kuyusunun elektronik takip sisteminde yer almadığını ortaya koydu. 2013’te yapılan bir incelemede, SPDC’nin boru hatlarının gerçek zamanlı takip sisteminin bulunmadığı tespit edildi. Shell’in, kirliliğin en büyük nedeninin petrol hırsızlığı olduğu iddiası, personelin sızıntıların kaynağını belirlemek için yeterli donanıma sahip olmamasıyla çelişiyor.

Shell’in 2010’da eski Nembe Creek Ana Tedarik Hattı’nı değiştirmesinin ardından hattı gerektiği gibi hizmetten çıkarmadığı belirlendi. 2014’e ait bir e-postada, eski boru hattının hâlâ ham petrol ile dolu olduğu ve bütçe kısıtlamaları nedeniyle bu kısımların hizmetten çıkarılamayacağı ifade edildi. Shell, 2025’te yeni bir şirketin kapasitesiyle ilgili kaygılara rağmen, SPDC’yi Renaissance Africa Energy’ye sattı.

Nijer Deltası’nda çevresel adalet alanında çalışan Social Action’ın direktörü Isaac Osuoka, “Shell’in yatırımını sonlandırması, kurumsal bir kaçış olamaz. Shell, Nijer Deltası petrolünden yıllarca kâr ettikten sonra yaşlanan altyapının risklerini topluluklara devredemez. Shell, kendi payına düşeni ödemeli” dedi. Uluslararası Af Örgütü ve ortakları, Nijerya yetkililerini petrol endüstrisi denetim sistemini gözden geçirmeye ve Nijer Deltası Temizleme Fonu kurmaya çağırıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu