Hürmüz Boğazı’ndaki Gemiler Küresel Biyolojik İstila Tehdidi Oluşturuyor

Bilim insanları, Hürmüz Boğazı’nda bekleyen gemilerin biyolojik kirlenme riski taşıdığını belirtiyor.

Bir grup uluslararası bilim insanı, Hürmüz Boğazı’nda uzun süre bekleyen ticaret gemilerinin gövdelerinde biriken canlıların, dünya genelindeki limanlara yayılma riski taşıdığı konusunda uyarıda bulundu. Araştırmacılar, bu gemilerin yeniden sefere başlaması durumunda, ‘biyolojik istila süper yayıcısı’ etkisi yaratabileceğini ifade ediyor.

Maryland Üniversitesi Çevre Bilimleri Merkezi ve Woods Hole Okyanus Araştırmaları Enstitüsü gibi önde gelen kuruluşlardan 24 bilim insanı, Hürmüz Boğazı çevresinde hareketsiz kalan ticaret gemilerinin gövdelerinde yoğun bir biyolojik kirlenme meydana geldiğini bildirdi. Bu çalışma, Biological Invasions adlı bilimsel dergide yayımlandı.

Gemilerin gövde, pervane, deniz sandıkları ve su altı açıklıkları, uzun süre aynı sıcak sularda beklediğinde, çeşitli bakteriler, algler, midyeler, barnacle gibi omurgasız canlılar için uygun bir yaşam alanı haline geliyor. Gemiler farklı iklim bölgelerindeki limanlara gittiğinde, bu canlıların bir kısmı yeni ekosistemlere taşınabiliyor.

Araştırmacılar, Basra Körfezi ve Umman Körfezi bölgesinde 1500’den fazla büyük ticaret gemisinin uzun süre beklemekte olduğunu değerlendiriyor. Birleşmiş Milletler’in yaklaşık 400 gemi ve 6000 denizci açıklamasıyla bu sayının çelişkili olmadığını vurguluyorlar. BM verileri, mahsur kalan ve mürettebatı izlenen gemileri kapsarken, bilimsel çalışma daha geniş bir grup ticari gemiyi ele alıyor.

Yapılan araştırmaya göre, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) rehberleri, 30 günden fazla hareketsiz kalan gemilerin sefere çıkmadan önce biyolojik kirlenmeye karşı önlem alınmasını öneriyor. Ancak Hürmüz Boğazı çevresindeki bazı gemiler yaklaşık dört aydır sıcak sularda beklemekte.

Bilim insanları, gemilerin hareket etmeden önce gövde incelemesi yapılmasını, uygun koşullarda su altı temizliği gerçekleştirilmesini, ilk uğrayacakları limanların önceden belirlenmesini ve yüksek riskli limanlarda erken tespit programlarının kurulmasını tavsiye ediyor. Ancak bu durum, küresel biyolojik istilanın halihazırda gerçekleştiği anlamına gelmiyor. Çalışma, ortaya çıkan riskin boyutuna dair erken bir uyarı niteliği taşıyor.

Hürmüz Boğazı’ndan ayrılacak gemilerin Akdeniz ve Türkiye limanlarına ulaşması durumunda, liman başkanlıkları, armatörler ve su altı hizmet şirketleri için gövde kirlenmesi kayıtlarının ve son temizlik tarihlerinin önemi artacak. Krizin görünür kısmı güvertede, sessiz kısmı ise geminin su hattının altında büyümekte.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu