Avrupa’da Doğal Gaz Fiyatları Düşüşte, Normalleşme Zor Görünüyor
Avrupa doğal gaz fiyatları, ABD-Iran ön anlaşması sonrası düşüşte. Normalleşme sürecinin zorlukları devam ediyor.
Avrupa’daki doğal gaz fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump’ın Washington ile Tahran arasında savaşı sona erdirmeye yönelik bir ön anlaşmanın imzalandığını duyurmasının ardından, bir ayı aşkın sürenin en düşük seviyelerine yakın bir seyir izlemeye başladı. Bu gelişme, enerji piyasalarında jeopolitik risk priminin azalmasına yol açarak, toptan piyasalara rahat bir nefes aldırdı.
Hollanda’da gösterge niteliğindeki ön ay vadeli doğal gaz kontratı, megavatsaat başına 44,23 euroya gerileyerek son bir ayın en düşük seviyelerine ulaştı. İngiltere’deki doğal gaz kontratı ise therm başına 100,20 penseye düştü. Her iki kontrat da pazartesi günü görülen düşük seviyelere yakın işlem gördü.
ABD ve İran arasındaki ön barış anlaşması, Avrupa enerji piyasalarında savaş kaynaklı arz endişelerini hafifletti. Üç ay süren çatışma döneminde, tedarik zincirlerinde yaşanan olası kesintiler, deniz ticaretindeki riskler ve enerji altyapısındaki kırılganlıklar, doğal gaz fiyatları üzerinde baskı oluşturmuştu.
Diplomatik ilerlemenin sağladığı bu rahatlama, toptan doğal gaz piyasalarında kısa vadeli bir gevşeme sağlasa da, analistler savaş dönemindeki fiyat artışlarıyla yeniden gündeme gelen yapısal kırılganlıkların tamamen ortadan kalkmadığına dikkat çekiyor. Bu nedenle, Avrupa doğal gaz piyasasında tam anlamıyla bir normalleşme sürecinin uzun ve dalgalı olabileceği öngörülüyor.
Toptan doğal gaz fiyatlarındaki düşüş, Avrupalı tüketiciler ve büyük sanayi şirketleri için önemli bir rahatlama sağlasa da, bu durumun kısa sürede ucuz enerji dönemine dönüşeceği anlamına gelmediği vurgulanıyor. Avrupa’da gaz depolama sezonu devam ederken, son kullanıcı fiyatlarında kalıcı bir rahatlama için küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) trafiğinin istikrara kavuşması büyük önem taşıyor. Yüksek talebin devam etmesi ya da savaş sonrası lojistik sorunların sürmesi durumunda, piyasada ikincil bir arz sıkışıklığı yaşanabileceği ifade ediliyor.




