ABD ve İran Arasında Hürmüz Boğazı İçin Tarihi Anlaşma
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve çatışmaların sona ermesi için önemli bir anlaşmaya vardı.
Amerika Birleşik Devletleri ve İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla önemli bir anlaşmaya imza attı.
ABD Başkanı Donald Trump ve İranlı yetkililerin açıklamalarına göre, iki ülke arasında sağlanan bu anlaşma, bölgedeki gerginliği azaltma ve ticaret yollarını güvence altına alma hedefi taşıyor.
Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, “İran İslam Cumhuriyeti ile yapılan anlaşma tamamlandı. Herkese tebrikler! Bu belge ile Hürmüz Boğazı’nın serbest geçişine izin veriyorum ve ABD Donanması’nın ablukasının derhal kaldırılmasına yetki veriyorum. Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın ve petrol akışını başlatın!” şeklinde ifadeler kullandı.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, anlaşmanın tüm savaş halinin “hemen ve kalıcı olarak” sona ereceğini ve deniz ablukasının kaldırılacağını duyurdu. Konsey, nihai bir anlaşmanın sağlanabilmesi için ABD’nin taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Ancak Hürmüz Boğazı’nın tam olarak ne zaman açılacağı henüz belirsizliğini koruyor.
Trump, 14 Haziran’da yaptığı bir paylaşımda, anlaşmanın imzalanmasının ardından Hürmüz Boğazı’nın mayın temizleme amacıyla açılacağını belirtti. Ancak NBC News’e göre, ABD Ordusu henüz İran’ın boğaza mayın döşediğini doğrulamış değil.
İsrail’in 14 Haziran’da Lübnan’a düzenlediği saldırının ardından, anlaşmanın kesinleşmesiyle birlikte İsrail’in nasıl bir tutum sergileyeceği merak konusu oldu. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Başbakan Binyamin Netanyahu ile birlikte, İsrail güçlerinin Lübnan, Gazze ve Suriye’deki güvenlik bölgelerinde kalacağını ve net bir politika izleyeceklerini ifade etti. İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı ise, “Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz. İsrail, Amerika Birleşik Devletleri’ne tabi değildir ve bağımsız bir ülkeyiz!” şeklinde açıklamada bulundu.
Anlaşma, 28 Şubat’ta Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney’e düzenlenen suikast ve ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaları durdurmayı amaçlıyor. Nisan ayında ateşkes sağlanmış olsa da, Hürmüz Boğazı üzerindeki anlaşmazlık devam etti. Bu boğaz, dünya petrolünün yaklaşık %20’sinin geçtiği kritik bir ticaret yoludur.
İran’a ait Mehr Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre, mutabakat zaptı 14 maddeden oluşmakta ve Lübnan dahil savaşın sona ermesini ve İran çevresindeki ABD güçlerinin geri çekilmesini öngörüyor. Ayrıca, İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na uyarak nükleer silah üretiminden kaçınma taahhüdünü yinelemesi de bu kapsamda yer alıyor. Trump, müzakereler sırasında İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilmeyeceğini sık sık dile getirmişti. Anlaşmada, İran’a yönelik petrol ve mali yaptırımların kaldırılması ve ABD ile müttefiklerinin yeniden inşa planları sunması gibi maddeler de bulunuyor.
Nihai müzakereler için 60 günlük bir süre tanınacak ve bu süreçte nükleer silah geliştirme, kalan yaptırımlar ve İran ile ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kararlarına odaklanılacak. Bu süre zarfında İran’ın dondurulmuş yaklaşık 24 milyar dolarlık fonu serbest bırakılacak ve bunun yarısı müzakereler başlamadan önce gerçekleştirilecektir.




