Fosil Yakıt Bağımlılığı Türkiye’nin Geleceğini Tehdit Ediyor
Türkiye’nin fosil yakıtlara bağımlılığı, iklim politikalarını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, kömürden çıkış tarihinin belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye’nin COP31’e kadar atması gereken en kritik adımlar arasında fosil yakıtlardan çıkış konusunda kararlılık sergilemek ve kömürden çıkış tarihi belirlemek yer alıyor. CAN Europe Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz, Türkiye’de enerji üretiminde kullanılan kömürün üçte ikisinin ithal kaynaklardan sağlandığını belirterek, bu durumun hem iklim değişikliği üzerindeki etkisini hem de yerli bir enerji kaynağı olmadığını gözler önüne serdi.
Medyascope ve İklim Haber işbirliğiyle hazırlanan COP31 Yolu programında Dr. Barış Doğru’nun konuğu olan Katısöz, kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) Türkiye’nin iklim politikaları açısından önemine değindi. COP31’e beş aydan az bir süre kaldığını vurgulayan Katısöz, Türkiye’nin Avustralya ile birlikte zirvenin başkanlığını üstlenmek için yoğun bir rekabet içinde olduğunu ve bu sorumlulukları yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.
Katısöz, iklim konusunda uzun süredir faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve sendikalar gibi paydaşların, Türkiye’nin COP31 hazırlıklarında daha etkin bir şekilde yer almasının önemine dikkat çekti. 16 sivil toplum kuruluşundan oluşan İklim Ağı’nın önerilerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Kolombiya’nın Santa Marta kentinde 24-29 Nisan tarihlerinde düzenlenen fosil yakıtlardan uzaklaşma odaklı uluslararası konferansa katılan 56 ülkenin arasında Türkiye’nin de bulunmasının önemini vurgulayan Katısöz, bu sürecin devam ettirilmesinin Türkiye için zorunlu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin COP31’e kadar fosil yakıtlardan çıkış konusunda kararlılık göstermesi ve kömürden çıkış tarihi vermesi gerektiğini söyleyen Katısöz, bu adımların Türkiye’nin iklim politikalarının ciddiyetini göstereceğini belirtti.
Özlem Katısöz, Türkiye’nin fosil yakıt ithalatçısı bir ülke olarak bu bağımlılığı sürdürmesinin ülkeye fayda sağlamayacağını dile getirdi. İthal kömürle enerji üretilmesinin iklim değişikliği üzerindeki olumsuz etkilerinin yanı sıra, yerli bir kaynak kullanılmadığını da ortaya koydu. Katısöz, kömür sektörünün mevcut durumunun plansızlık ve adaletsizlik nedeniyle işçileri mağdur ettiğini, bu şirketlerin yalnızca devlet teşvikleriyle ayakta kalabildiğini belirtti. Etkin iklim politikalarının işsizlik yaratmadığını, aksine fosil yakıtlara dayalı enerji politikalarının işsizlik ve mağduriyet yarattığını vurguladı. Adil Geçiş yaklaşımının, işçilerin mağduriyetini önleyebilecek alternatif politikaların mümkün olduğunu gösterdiğini ifade etti.




