Trump’ın Anlaşma Vaatleri Petrol Piyasalarını Dalgalandırdı

Trump, mart ayından bu yana 30 kez ‘anlaşma’ dedi. Ancak diplomatik süreç sonuçsuz kalınca petrol fiyatları dalgalandı.

ABD Başkanı Donald Trump, mart ayından bu yana İran ile bir anlaşmanın yakın olduğuna dair en az 30 kez açıklama yapmasına rağmen, bu diplomatik sürecin somut bir sonuca ulaşmaması petrol piyasalarında ciddi fiyat dalgalanmalarına yol açtı. Bu durumun kazananı ise ABD’li enerji şirketleri oldu.

İran’a yönelik ABD ve İsrail’in ortak saldırıları ile Hürmüz Boğazı’ndaki arz kesintisi endişeleri, petrol fiyatlarını son yılların en yüksek seviyelerine taşıdı. 28 Şubat’ta başlayan çatışmaların ardından, Trump’ın İran ile ilgili açıklamaları ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler neticesinde Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık 100 dolar seviyesinde dengelendi.

Trump’ın sıkça dile getirdiği anlaşma ve ateşkes mesajları, yalnızca diplomatik bir söylem olmanın ötesinde, enerji piyasalarındaki beklentileri şekillendiren önemli unsurlar haline geldi. Ancak, taraflar arasında kalıcı bir uzlaşının sağlanamaması, petrol piyasalarında yüksek oynaklığın devam etmesine sebep oldu.

Uluslararası haber kaynaklarından elde edilen bilgilere göre, Trump mart ayından bu yana en az 30 kez İran’la bir anlaşmanın, ateşkesin veya diplomatik bir çözümün yakın olduğuna dair açıklamalarda bulundu. Ancak bu açıklamalar, petrol fiyatları üzerinde zaman zaman aşağı yönlü baskı oluşturmasına karşın, sürecin somut bir anlaşmayla sonuçlanmaması ve jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmaması, fiyatların savaş öncesi seviyelere gerilemesini engelledi.

Sonuç olarak, enerji talebi büyük ölçüde korunurken, ABD’li üreticiler de yüksek fiyat ortamından faydalanmaya devam etti. Bu durum, petrol ve doğal gaz üreticilerinin yüksek gelir elde etmesine olanak sağlarken, enerji fiyatlarının ekonomik faaliyet üzerinde yıkıcı bir baskı oluşturacak seviyelere çıkmasını da sınırladı.

ABD, petrol ve doğal gaz üretimindeki güçlü artış sayesinde net enerji ihracatçısı konumuna yükselerek, süreçten ekonomik açıdan görece avantajlı bir şekilde çıkmayı başardı. Gemi takip şirketi Vortexa’nın verilerine göre, ABD’nin ham petrol ve petrol ürünleri ihracatı mayıs ayında günlük yaklaşık 10,5 milyon varile ulaşarak dünya liderliğini sürdürdü. Aynı dönemde Rusya’nın petrol ihracatı günlük yaklaşık 7 milyon varil, Suudi Arabistan’ın ihracatı ise 5,9 milyon varil seviyesinde gerçekleşti.

Bununla birlikte, yüksek fiyat ortamı ABD kaya petrolü sektöründeki faaliyetleri desteklerken, ABD merkezli enerji araştırma şirketi Primary Vision’ın verileri de petrol sahalarındaki operasyonların hız kazandığını gösterdi. Savaşın başlamasından bu yana ABD kaya petrolü sektöründeki faaliyetlerde belirgin bir hızlanma yaşandı. Şirketin Frac Spread Count ve Frac Job Count göstergeleri güçlü bir artış kaydederken, basınçlı pompalama kapasitesi 2022’den bu yana en sıkışık seviyeye ulaştı.

Trump’ın İran’la müzakerelere ilişkin iyimser açıklamaları, petrol piyasalarında son aylardaki en sert fiyat hareketlerini tetikledi. Brent petrol, Trump’ın Orta Doğu’daki gerilimin azalabileceğine dair açıklamalarının ardından 10 Mart’ta yüzde 11,3 düşüşle 87,80 dolara geriledi. 16 Mart’ta ise Hürmüz Boğazı’ndan bazı tankerlerin yeniden geçiş yapabildiğine dair haberler, fiyatların yüzde 6,9 değer kaybetmesine neden oldu.

Trump, 23 Mart’ta tarafların anlaşmaya ilişkin “neredeyse tüm konularda uzlaşı sağladığını” belirtmesinin ardından Brent petrol aynı gün yüzde 9,8 düşüşle 95,92 dolardan kapandı. Ertesi gün İran’ın anlaşma yapmaya “çok istekli” olduğunu öne sürdü. Ancak, kalıcı bir uzlaşı sağlanamaması nedeniyle Brent petrol, jeopolitik risklerin etkisiyle mart ayını 118,35 dolardan kapattı.

Nisan ayında da benzer bir tablo yaşandı. Trump’ın ateşkes ve anlaşmaya yakın olunduğuna dair açıklamaları, Brent petrolün fiyatını 7 Nisan’da yüzde 0,5, 8 Nisan’da ise yüzde 13,3 geriletti. 15 ve 17 Nisan’da yaptığı açıklamalarla, anlaşmanın çok yakın olduğu ve İran’ın taleplerinin kabul edildiği yönündeki ifadeleri, piyasalarda risk primini azalttı. Ancak diplomatik sürecin sonuç vermemesi nedeniyle risk primi tamamen ortadan kalkmadı.

Mayıs ayında Trump’ın tarafların uzlaşıya çok yakın olduğu yönündeki açıklamaları, satış baskısını yeniden artırdı. Brent petrol ay boyunca kademeli olarak gerileyerek 108 dolardan 92 dolar seviyelerine düştü. Ancak, anlaşmanın somutlaşmaması ve jeopolitik gerilimin sürmesi, piyasalardaki oynaklığın yüksek kalmasına neden oldu.

Haziran ayında piyasalarda yeniden temkinli bir görünüm öne çıktı. Brent petrol 1 Haziran’da yüzde 3,2 yükselerek 94,98 dolara, 3 Haziran’da ise 97,81 dolara kadar çıktı. Ancak Trump’ın İran’la anlaşmanın yakın olduğuna dair yeni açıklamaları, satış baskısını yeniden beraberinde getirdi. 7-9 Haziran tarihleri arasında yaptığı “anlaşmaya çok yakınız” açıklamalarının ardından Brent petrol 9 Haziran’da yüzde 3 düşüşle 91,45 dolara geriledi.

Trump’ın 11 Haziran’da anlaşmanın “onaylanma” aşamasına geldiğini ve planlanan saldırıların iptal edildiğini açıklamasıyla düşüş hızlanırken, piyasalarda gözler yeniden diplomatik sürece çevrildi. 12 Haziran’da yaptığı açıklamada İran’ın nükleer silaha sahip olmama konusunda mutabık kaldığını belirten Trump, “Bugün İran’la savaşı bitirdik” ifadesini kullandı. Bu gelişmelerin etkisiyle Brent petrol 11 Haziran’da yüzde 2,9 kayıpla 90,38 dolardan kapanarak 20 Nisan’dan bu yana en düşük seviyesini gördü.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu