ABD’nin Küba’ya Yönelik Petrol Yaptırımları Gerilimi Tırmandırdı

ABD’nin Cupet’e yönelik petrol yaptırımları, Küba hükümetinin sert tepkisiyle karşılandı ve iki ülke arasındaki gerilimi artırdı.

Küba hükümeti, ABD’nin devlet petrol şirketi Cupet’e yönelik uyguladığı yaptırımlara karşı sert bir tepki gösterdi. Bu durum, iki ülke arasındaki gerilimi yeniden alevlendirdi.

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, ABD’nin enerji sektörüne yönelik bu yeni yaptırımlarının, ülkesine karşı uygulanan ekonomik ve enerji ablukasını daha da derinleştirdiğini ifade etti. Rodriguez, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, siyasi hırsları doğrultusunda hareket eden grupların etkisiyle bu yaptırımları artırdığını belirtti.

Küba Başbakan Yardımcısı ve Dış Ticaret ile Yabancı Yatırım Bakanı Oscar Perez-Oliva da bu yaptırımlara karşı bir açıklama yaptı. Perez-Oliva, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın gerekçelerinin yanı sıra, Küba karşıtı çevrelerin yaydığı yanlış bilgilere dayanarak bu adımların meşrulaştırılmaya çalışıldığını dile getirdi.

Küba’nın devlet petrol şirketi Cupet, ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi’nin yaptırım listesine dahil edilmişti. Bu durum, Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel’in de aralarında bulunduğu birçok kurum ve yetkilinin yaptırım altına alınmasına yol açtı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaptığı açıklamada, Küba’nın enerji kaynaklarının, komünist hükümet tarafından baskı aracı olarak kullanıldığını ve bu durumun rejimin soyguncu yapısını beslediğini öne sürdü.

ABD ile Küba arasındaki gerilim, 30 Ocak’ta Başkan Donald Trump’ın, Küba’ya petrol satan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasına yönelik başkanlık kararnamesini imzalamasıyla daha da artmıştı. Beyaz Saray, bu kararın, Küba’nın zararlı eylemlerine karşı ABD’nin ulusal güvenliğini korumayı amaçladığını savundu.

Trump, Küba’nın çökmüş bir devlet olduğunu belirterek, bu ülkenin siyasi ve ekonomik sorunlarının yalnızca ABD tarafından çözülebileceğini ifade etti. Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise ABD’nin askeri müdahale için bahane aradığını ve böyle bir durumda bölgenin kan gölüne döneceği uyarısında bulundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu