Enerji Faturalarındaki Artış, Türkiye’de Enerji Yoksulluğunu Derinleştiriyor

Enerji yoksulluğu, artan enerji faturalarıyla Türkiye’de daha da derinleşiyor. Haneler, asgari yaşam standartlarını korumakta zorlanıyor.

Enerji Yoksulluğu ile Mücadele Derneği (ENYOKDER), Türkiye’de bir hanenin asgari yaşam standartlarını sürdürebilmesi için gerekli olan aylık elektrik tüketim miktarının arttığını ve asgari ücretle geçinen hanelerin gelirlerinin yaklaşık %2,5’ini sadece elektrik tüketimine ayırdığını vurguladı. Dernek, enerji yoksulluğunun tanımlanması ve bu durumdaki haneler için yapısal bir çerçeve oluşturulmasının acil bir ihtiyaç olduğunu belirtti.

4 Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe giren elektrik ve doğalgaz tarifelerindeki güncellemeler, dar gelirli ve dezavantajlı hanelerin enerji harcamalarını önemli ölçüde artırdı. ENYOKDER, yeterli enerjiye erişimin temel bir insan hakkı olduğunu savunarak, Türkiye’de enerji yoksulluğunun tanımlanması ve bu konuda Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin deneyimlerinden faydalanarak sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Derneğin açıklamasında, Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) hesaplamalarına göre, bir hanenin asgari yaşam standartlarını koruyabilmesi için aylık yaklaşık 230 kilovat-saat (kWh) elektrik tüketmesi gerektiği belirtildi. Bu miktar için gereken aylık bütçe ise, 4 Nisan 2026 tarihindeki tarife güncellemesi sonrası 595,80 TL’den 744,70 TL’ye yükseldi.

ENYOKDER, hanelerde yeterli ısınma ve sıcak suyun sağlanmasının önemine dikkat çekerek, doğalgazda 4 Nisan 2026’dan sonra her ilde hesaplanan ortalama tüketim değerinin üzerinde bir tüketim yapılması durumunda %70 daha fazla fatura ödeneceğini belirtti. Hanelerin farklı yapıları, iklim koşulları ve gelir seviyeleri nedeniyle, eski ve yalıtımsız hanelerin daha fazla enerji yoksulluğuna maruz kaldığı ifade edildi.

2026 yılı itibarıyla net asgari ücretin 28.075,50 TL olduğu hatırlatılarak, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (TÜRK-İŞ) Nisan 2026 verilerine göre dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 112.661 TL, açlık sınırının ise 34.587 TL olarak hesaplandığı belirtildi. Asgari ücretle yaşayan bir hane, gelirinin %2,5’ini yalnızca elektrik tüketimi için ayırmakta, ısınma ve pişirme için doğalgaz gibi diğer yakıtları kullanan haneler ise enerjiye harcadıkları miktarın %10 ile %25’ini geçmektedir.

Açıklamada, Türkiye’de enerji yoksulluğunun henüz resmi bir tanıma kavuşmadığı vurgulandı. AB’nin 2023/1791 sayılı Enerji Verimliliği Yönergesi, enerji yoksulluğunu, bir hanenin temel enerji hizmetlerine makul bir maliyetle erişememesi durumu olarak tanımlamaktadır. Bu durum, düşük hane geliri, yüksek enerji harcaması ve binaların düşük verimliliği ile ilişkilidir.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) çerçevesinde, SKA-7’nin 2030 yılına kadar herkes için uygun fiyatlı ve temiz enerji hizmetlerine erişimi öngördüğü belirtildi. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın sosyal devlet niteliği ve bireylerin refahını sağlama yükümlülüğü, enerji yoksulluğunun tanımlanması ve ele alınmasını anayasal bir öncelik haline getirmektedir.

Modern şehircilik anlayışında, bir konutun yalnızca fiziksel yapısından ibaret olmadığı, ısınma, aydınlatma ve sıcak su gibi temel hizmetlerin de önemli olduğu ifade edildi. Avrupa Birliği’nde enerji faturalarını ödeyemeyen kırılgan grupların yasal korumalara sahip olduğu, Türkiye’de ise enerji tüketicilerinin savunmasız bırakıldığı belirtildi. Bu durum, dar gelirli haneleri yalnızca karanlık ve soğukla değil, aynı zamanda sağlık yoksulluğu gibi daha büyük sorunlarla da karşı karşıya bırakmaktadır.

ENYOKDER, enerji yoksulluğu kavramının çerçevesinin oluşturulması ve gerekli mevzuat çalışmaları için yapısal bir çalışma yapılması gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda, Türkiye’ye özgü bir enerji yoksulluğu tanımının yapılması, enerji yoksulu hanelerin belirlenmesi için objektif kriterler oluşturulması ve bütünsel bir destek yapısının geliştirilmesi gerektiği önerildi. Ayrıca, çok paydaşlı bir politika sürecinin oluşturulması ve hedeflenmiş destek sistemlerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.

ENYOKDER, bu süreçte karşılaştırmalı politika analizi yapma, AB uygulamalarını teknik çözüm komisyonlarına sunma ve enerji yoksulluğu çözümleri için çok paydaşlı bir komisyon kurulmasına destek olma gibi katkılarda bulunacağını duyurdu. Enerji yoksulluğu ile mücadelenin partiler üstü bir sosyal politika alanı olduğunu vurgulayan dernek, bu konunun mevzuat, sosyal ve finansal boyutlarıyla bütünsel bir şekilde ele alınmasının önemine dikkat çekti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu