İran Savaşında Ateşkes Umutları Azalıyor, Petrol Fiyatları Yükseliyor
İran savaşında ateşkes umutları azalırken, petrol fiyatları yükselişe geçti. Brent petrol 111 doları aştı, Wall Street’te tahminler güncellendi.
İran’daki çatışmaların ateşkes umutlarının zayıflaması, petrol piyasasında önemli bir artışa yol açtı. Brent petrol fiyatları yeniden 111 doların üzerine çıkarken, Wall Street’teki analistler fiyat tahminlerini yukarı yönlü revize ediyor. Bankalar, yalnızca mevcut yüksek fiyatları değil, aynı zamanda 150-200 dolarlık şok senaryolarını da tartışmaya başladı.
Piyasalardaki iyimserlik, birkaç hafta önce savaşın etkilerinin geçici olacağına dair inançla şekillenmişti. Ancak mevcut durum, bu beklentileri değiştirdi. İran ve ABD arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasite açılmasına yönelik kalıcı bir anlaşmanın sağlanamaması, petrol fiyatlarını tekrar yukarı çekti. Uluslararası gösterge olan Brent petrol dün yüzde 3’lük bir artışla 111 doları aşarken, ABD tipi ham petrol WTI da yüzde 3,4’lük bir artışla 100 dolara yaklaştı. Yılbaşından bu yana Brent petrol fiyatı yüzde 83, WTI ise yüzde 73 oranında yükseldi. Böylece enerji piyasalarında, ‘kriz geçti’ algısı yerini yeniden bir tedirginliğe bıraktı.
Ateşkes Umutları Zayıfladı
Beyaz Saray, İran’ın son teklifinin değerlendirildiğini belirtse de, Washington yönetimi “kırmızı çizgilerin” hala geçerli olduğunu vurguladı. Özellikle Tahran’ın nükleer programına dair konularda taraflar arasında önemli bir mesafe olduğu ifade ediliyor. Piyasa, bu açıklamaları sorunların kısa vadede çözülemeyeceği şeklinde yorumluyor. Bu durum, savaş nedeniyle yaşanan arz kaybının daha uzun süreceği anlamına geliyor. Petrol piyasası uzmanları, yaklaşık 13 milyon varil/günlük arz açığını kapatacak hızlı ve etkili bir alternatifin bulunmadığını belirtiyor. Stratejik rezervlerin geçici bir çözüm sunması beklenirken, krizin uzaması durumunda fiyatların daha yüksek seviyelerde dengelenmesi öngörülüyor.
Wall Street Alarm Modunda
Goldman Sachs, Brent petrol fiyatı için yılın son çeyreği tahminini 80 dolardan 90 dolara çıkardı. WTI için yapılan tahmin ise 75 dolardan 83 dolara yükseltildi. Bu tahminler mevcut spot fiyatların altında kalsa da, yalnızca birkaç hafta içinde yapılan bu sert revizyon, piyasanın yönünü gösteriyor. Citigroup ise daha çarpıcı bir senaryoyu gündeme getirdi. Bankaya göre, Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar haziran sonuna kadar devam ederse, Brent petrol fiyatı 150 dolara ulaşabilir. Ortalama fiyatların iki çeyrek boyunca 130 dolar civarında seyretmesi de mümkün görülüyor. ING’nin yeni temel senaryosuna göre ise, ICE Brent petrolünün varil fiyatı ikinci çeyrekte ortalama 104 dolar olacak; bu rakam, önceki tahminde 96 dolardı. Banka, önemli stok azalması ve savaş öncesi seviyelere doğru yavaş toparlanmanın, Brent petrolünün 2026’nın dördüncü çeyreğinde ortalama 92 dolar civarında sabitlenmesine neden olacağını belirtiyor; önceki tahmin ise varil başına 88 dolardı.
200 Dolar Konuşuluyor
FGE’nin Onursal Başkanı Fereidun Fesharaki, son açıklamasında, Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların 6 ila 8 hafta daha sürmesi halinde petrol fiyatının 150-200 dolar bandına tırmanabileceğini ifade etti. Uzmanlar, her hafta milyonlarca varillik petrolün piyasaya ulaşamadığını ve kaybın zamanla “astronomik” boyutlara ulaşabileceğini belirtiyor.
Fiziki Piyasada Yangın Daha Büyük
Vadeli işlemler piyasasında olduğu kadar fiziki piyasada da tansiyon yüksek. Petrol ithalatçısı ülkeler, daralan arz havuzunda varil arayışındayken, spot ham petrol fiyatlarının bazı işlemlerde 150 dolara yaklaştığı bildiriliyor. Rafine ürünlerdeki durum daha da sertleşiyor; Singapur piyasasında orta distilat fiyatları varil başına 290 doların üzerine çıkarak rekor kırdı.
BAE’nin Çıkış Kararı Dengelemeleri Bozabilir
Yüksek petrol fiyatları, enflasyonu yeniden hızlandırma riskini beraberinde getiriyor, bu da merkez bankalarının faiz indirimlerini geciktirmesine yol açabilir. Şirketlerin üretim ve taşımacılık maliyetleri artarken, kâr marjları daralabilir. Özellikle enerji ithalatına bağımlı olan Avrupa ve Asya ekonomileri, büyüme baskısı altında kalabilir. Bu nedenle hisse senedi piyasaları güçlü görünse de, yatırımcılar enerji cephesindeki riskleri yakından izliyor. Edmond de Rothschild Asset Management analistlerine göre, reel ekonomideki bozulma giderek artıyor. Enerji şoku, özellikle Avrupa ve Asya gibi ithalata bağımlı ekonomilere yayılıyor. Yatırımcılar şu an hisse piyasalarında iyimser görünse de, petrol cephesinden gelen her yeni haber bu iyimserliği sarsma potansiyeline sahip. Uzmanlar, İran tarafında somut bir ilerleme sağlanmadıkça fiyatların geri çekilmesinin zor olduğunu belirtiyor. Wall Street’in endişesi de burada başlıyor: Petrol fiyatları düşmezse, finans piyasalarında yeni bir yangın çıkabilir.
Bu arada, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ve OPEC+’tan 1 Mayıs’ta ayrılacağını açıklaması, sektörde yeni dinamiklerin oluşmasına neden olabilir.




