Hazır Giyim Sektöründe Yeni Hedef: Suriye

Türk hazır giyim sektörü, yüksek maliyetlerden kaçmak için yeni adres olarak Suriye’yi hedefliyor.

Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, artan maliyetler nedeniyle yeni, daha uygun fiyatlı üretim yerleri arayışına girdi. Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Üyesi Burak Sertbaş, geçmişte yatırımlarını Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerine kaydıran sektörün, son dönemde Mısır’a yöneldiğini ve şimdi de Suriye’ye geçiş yapmayı planladığını belirtti.

EBSO’nun Nisan ayındaki olağan meclis toplantısında konuşan Sertbaş, 2022 yılından bu yana süregelen yüksek enflasyon ve düşük döviz kuru politikalarının, en çok hazır giyim ve tekstil sektörünü olumsuz etkilediğini vurguladı. Sertbaş, “Birçok firma bu süreçte kapandı, istihdam azaldı. Ancak biz ihracatçılar, bulunduğumuz pazarları korumak için çaba sarf ettik. 2022’de sektörümüzün ihracatı 22 milyar doları aşarken, geçen yıl bu rakam 17 milyar dolara düştü. İstihdamdaki payımız yüzde 27’den yüzde 21’e geriledi ve dünya sıralamasında 6. sıradan 7. sıraya düştük. Bu durum, hükümetin uyguladığı ekonomik programın tekstil sektörüne uygun olmadığını gösteriyor. Sadece konfeksiyon değil, ihracat yapan diğer sektörler de memnun değil.” dedi.

Sertbaş, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin önceki başkanı olarak, hazır giyim ihracatçılarının üretim yerlerini değiştirme konusunda sürekli yeni stratejiler geliştirdiğini ifade etti. “Daha önce tesisleri Güneydoğu Anadolu’daki teşvik bölgelerine taşıma düşüncesi vardı. Ancak son dönemde Mısır’a yönelim oldu. Birçok arkadaşımız orada tesisler kurdu. Şimdi de Suriye’ye geçiş yapma süreci başlayacak. Bu durumun Türkiye’ye ne kadar katkı sağlayacağını bilemiyorum. Hazır giyim ve tekstil üretimi birbirinden oldukça farklı. Bir hazır giyim tesisini taşımak kolayken, tekstil yatırımlarını taşımak o kadar basit değil.” şeklinde konuştu.

Durum Ciddileşiyor

EBSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hakan Ürün, mecliste yaptığı konuşmada, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın ikinci ayına girdiğini ve durumun ciddiyet kazandığını belirtti. Ürün, “Bu süreçte çeşitli kırılmalar yaşanıyor. Rusya, Avrupa ile petrol ve gaz anlaşmalarını dolar yerine yuan ile yapacağını açıkladı. Bu durum petro-dolar sistemini tehdit ediyor. ABD’nin amacı oradaki petrolü almak değil, petro-dolar düzenini sürdürmektir. İran, Hürmüz Boğazı’nı açmama kararlılığını sürdürüyor. Türkiye, bu durumdan en çok etkilenecek 9. ülke konumunda. Ayrıca, gıda fiyatlarında artış beklenen ülkeler arasında da Türkiye 9. sırada yer alıyor.” dedi.

Uluslararası İlişkilerdeki Oyunlar

EBSO Meclis Başkan Vekili İzzet Şanlı, günümüz uluslararası ilişkilerini Henry Kissinger’ın oyun metaforu üzerinden değerlendirdi. Kissinger’a göre, ABD rakiplerini mat etmeyi amaçlayan bir satranç oyunu oynarken, Çin çatışmadan kaçınma ve kuşatma stratejisiyle go oyununu oynuyor. Şanlı, “Son 30 yılın gelişmeleri bu benzetmeleri doğruluyor. Dünyayı iki ucundan çekiştiren bu iki ülke arasında diğer ülkeler tavla oynuyor. Ancak burada eşitlik yok. Bazı ülkeler zar atarken, biz onların kırdığı pullarımızı oyuna sokmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu