Wall Street Uyarıyor: İran Savaşı Uzun Süreli Enerji Krizine Yol Açabilir
Wall Street, İran savaşı nedeniyle enerji piyasalarında uzun süreli bir kriz riski olduğuna dikkat çekiyor.
Wall Street’teki büyük finans kuruluşları ve enerji analistleri, İran savaşı nedeniyle küresel enerji piyasalarında uzun süreli bir kriz riski olduğuna dikkat çekiyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve ABD’nin İran’ın Kharg Adası’na yönelik saldırıları, petrol arzını önemli ölçüde daraltırken Brent petrol fiyatı yeniden 100 doların üzerine çıktı. Uzmanlar, krizin uzaması halinde küresel ekonomide enerji maliyetlerinin hızla artabileceği ve dizel ile jet yakıtı gibi ürünlerde ciddi kıtlık yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklık, Orta Doğu’dan petrol sevkiyatının büyük bir kısmının geçtiği bu kritik su yolunda petrol fiyatlarını hızla yükseltti. Uluslararası referans petrol fiyatı olan Brent petrol, 100 doların üzerine çıkarak piyasalarda büyük dalgalanmalara neden oldu. Analistlere göre, savaşın kısa sürede sona ereceğine dair güçlü bir işaret yok ve bu durum enerji piyasalarında uzun süreli bir arz sıkıntısı riskini artırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Cuma akşamı yaptığı açıklamada Amerikan ordusunun İran’ın Basra Körfezi’ndeki Kharg Adası’ndaki askeri hedefleri vurduğunu duyurdu. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD güçlerinin “Orta Doğu tarihinin en güçlü bombardımanlarından birini gerçekleştirdiğini” belirtti. Kharg Adası, İran’ın petrol ihracatı açısından kritik bir merkez olarak değerlendiriliyor ve bu adadaki terminaller üzerinden İran petrolünün büyük bölümü küresel pazarlara ulaştırılıyor. Trump, saldırıda enerji altyapısının hedef alınmadığını ancak İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere müdahale etmesi durumunda petrol tesislerinin de vurulabileceğini ifade etti.
Enerji piyasalarındaki gelişmeleri değerlendiren JPMorgan analisti Natasha Kaneva, petrol arzındaki kesintilerin hızla büyüyebileceğine dikkat çekti. Kaneva, önümüzdeki hafta sonunda küresel petrol arzındaki kesintinin günde yaklaşık 12 milyon varile ulaşabileceğini öngörüyor. Bu durumun yalnızca petrol fiyatlarını değil, dizel, jet yakıtı, LPG ve nafta gibi rafineri ürünlerinde de ciddi kıtlık yaratabileceği belirtiliyor.
RBC Capital Markets analistleri, petrol fiyatlarının 2008’de görülen 147 dolar seviyesini aşabileceği uyarısında bulundu. RBC’nin küresel emtia stratejisi başkanı Helima Croft, İran savaşının tahmin edilenden daha uzun sürebileceğini ve çatışmanın ilkbahar aylarına kadar uzayabileceğini söyledi. Bu süreçte petrol fiyatlarının yeni rekor seviyelere ulaşabileceği öngörülüyor.
Goldman Sachs verilerine göre Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol sevkiyatı günde yaklaşık 600 bin varile kadar düştü. Normal koşullarda bu rakam 19 milyon varilin üzerinde gerçekleşiyor ve küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birine denk geliyor. İran’ın boğazı fiilen kapatması, küresel enerji piyasaları açısından büyük bir şok olarak değerlendiriliyor.
İran’ın yeni dini lideri Mojtaba Hamaney, ülkesinin Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutmaya devam edeceğini açıkladı. Tahran yönetimi ayrıca küresel piyasalara petrol fiyatlarının 200 dolara kadar yükselebileceği uyarısında bulundu. Uzmanlara göre İran bu stratejiyle ABD ve İsrail karşısında ekonomik baskı oluşturmayı hedefliyor.
Savaşın başlamasından bu yana Brent petrol fiyatı yaklaşık yüzde 40 yükseldi. Enerji fiyatlarındaki artış yalnızca petrolü değil, dizel, jet yakıtı ve diğer enerji ürünlerini de hızla pahalılaştırdı. ABD’de benzin fiyatı galon başına 3,63 dolara yükselerek psikolojik eşik olarak görülen 4 dolar seviyesine yaklaşmış durumda. Uzmanlar, enerji fiyatlarındaki yükselişin tüketici davranışlarını da değiştirebileceğini belirtiyor. Center for Strategic and International Studies uzmanı Ben Cahill, artan maliyetlerin özellikle ulaşım talebini etkileyebileceğini ifade etti. “Enerji fiyatlarındaki yükseliş tüketici davranışını değiştirmeye başlayacak. İnsanlar uçak veya otomobil yolculuklarını daha fazla gözden geçirecek,” dedi.
Asya ekonomileri, enerji arzındaki kesintilerden en fazla etkilenen bölgelerden biri oldu. Bölge ülkeleri enerji ve LNG ithalatının büyük bölümünü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriyor. Avustralya hükümeti, olası yakıt kıtlığına karşı stratejik yakıt rezervlerini kullanabileceğini açıkladı.
Analistlere göre enerji fiyatlarındaki yükseliş yalnızca petrol piyasalarını değil, küresel enflasyonu ve ekonomik büyümeyi de etkileyebilir. Enerji maliyetlerinin artması, üretim maliyetlerini yükselterek dünya ekonomisinde stagflasyon riskini artırabilir. Wall Street’teki birçok yatırım bankası, İran savaşının uzaması halinde küresel enerji piyasalarının uzun süreli bir şokla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.




