Eurotahvil Piyasasında Petrol Fiyatlarının Etkisi

Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, Eurotahvil piyasasında önemli etkilere yol açtı. Detaylar haberimizde.

Yeni haftaya petrol fiyatlarındaki ani artışla giriş yaptık. İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerginlikler, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına ve petrol arzında önemli bir daralmaya yol açtı. Haftanın ilk işlem gününde Brent petrol fiyatı 120 dolara kadar yükselirken, Uluslararası Enerji Ajansı üyesi ülkelerin stratejik rezervlerini satışa sunabileceğine dair haberler, fiyatların 100 dolar seviyesinin altına düşmesine neden oldu. Ancak, Basra Körfezi’nde yaşanan tanker saldırıları ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağına dair açıklamaları, Brent petrol fiyatlarının yeniden 100 dolar seviyesine yükselmesine yol açtı.

Bu hafta açıklanan enflasyon ve PCE verileri, savaş gündeminin gölgesinde kaldı ve piyasalarda sınırlı bir etki yarattı. Enflasyon verisi beklentilere uygun bir şekilde gelirken, çekirdek PCE oranı %3.1 olarak yüksek seviyelerde kalmaya devam etti.

Petrol fiyatlarındaki artış, enflasyon beklentilerini olumsuz etkileyerek küresel tahvil piyasasında satıcılı bir seyir izlenmesine neden oldu. Haftanın başından itibaren, ABD tahvillerinde 2 yıl vadeli hazine tahvilinin getirisi 14 baz puan artarak %3.70 seviyesine yükselirken, 30 yıl vadeli tahvil getirisi de 13 baz puan artışla %4.87 seviyesinde işlem gördü.

Riskli varlıklar, savaşın yarattığı belirsizlik nedeniyle genellikle satıcılı bir seyir izledi. Risk primleri, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalarla birlikte hafta başında sert bir artış gösterdi, ancak hafta ortasında normalleşme yaşandı. Sonrasında ise yeniden yükselerek kazançlarının bir kısmını geri verdi. Türkiye’nin 5 yıl vadeli risk primi, diğer gelişmekte olan ülkelerin CDS’leriyle paralel olarak hafta başında 280 seviyesine kadar yükselirken, sonrasında 245 seviyesine geriledi. Ancak, haftanın sonunda tekrar yükselerek 267 seviyesinde kapandı.

6 Mart ile biten haftada yabancı yatırımcıların hareketleri çıkış yönünde gerçekleşti. Hazine eurobondlarında 683 milyon USD tutarında yabancı çıkışı gözlemlenirken, şirket eurobondlarında ise 28 milyon USD’lik sınırlı bir giriş kaydedildi. Banka tarafında da 349 milyon USD tutarında yabancı çıkışı yaşandı; bu durum büyük ölçüde 2 Mart vadeli Ziraat Bankası eurobondunun itfasından kaynaklandı. Böylece, banka tarafındaki itfalara ek olarak Hazine kıymetlerinde de satışların etkisiyle genel olarak yabancı akımları belirgin bir şekilde çıkış yönünde gerçekleşti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu