Türkiye, Elektrikli Otomobil Satışlarında Avrupa’da Dördüncü Sırada
Türkiye, 2025 yılında elektrikli otomobil satışlarında Avrupa’nın dördüncü büyük pazarı olmayı hedefliyor.
Yeni bir araştırma, Türkiye’nin 2025 yılı itibarıyla elektrikli otomobil satışlarında Avrupa’nın en büyük dördüncü pazarı olacağını ortaya koydu. Ember tarafından yayımlanan analiz, Türkiye’nin elektrikli araç satışlarında önemli bir eşik aştığını gösteriyor. 2025 yılında Türkiye’de satılan yeni otomobillerin yaklaşık %17’sinin tamamen elektrikli araçlardan oluşması bekleniyor. Bu oran, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) genelindeki elektrikli araç satış payını ilk kez yakalaması anlamına geliyor.
Türkiye, elektrikli otomobil satışlarının yaklaşık 190 bin adede ulaşmasıyla Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa’nın ardından Avrupa’nın en büyük dördüncü elektrikli otomobil pazarı haline geldi. 2023 yılında dokuzuncu sırada yer alan Türkiye, bu yıl itibarıyla elektrikli araç satışlarında hızlı bir artış göstermeye başladı.
2024 yılında yeni otomobil satışları içinde %10 olan tamamen elektrikli araçların payının, 2025 yılında %17’ye yükselebileceği öngörülüyor. Aynı dönemde AB genelinde elektrikli otomobillerin yeni otomobil satışlarındaki payı %14’ten %17’ye çıkacak. Bu durum, Türkiye’nin elektrikli otomobil satış payında ilk kez AB ortalamasını yakaladığı anlamına geliyor.
2025 yılında Türkiye’de satılan elektrikli otomobil sayısının bir önceki yıla göre yaklaşık %80 artış göstermesi bekleniyor. Yılda yaklaşık 190 bin elektrikli otomobil satışıyla Türkiye, Norveç, Hollanda ve Belçika’yı geride bırakarak Avrupa’da dördüncü sıraya yükselebilir.
Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, bu artışın sebeplerini iki ana faktörle açıkladı. Öncelikle, Türkiye’de üretilen yerli elektrikli otomobil markaları da dahil olmak üzere piyasaya sunulan yeni ve uygun fiyatlı modeller, elektrikli araçlara erişimi artırdı. İkinci olarak, otomobil markalarının Türkiye’deki vergilendirme sistemine uyumlu modeller geliştirmesi, 2024 ve 2025 yıllarında satışların hızlanmasına katkı sağladı.
Ancak elektrikli otomobil satışlarındaki bu güçlü artışa rağmen, Türkiye’de trafiğe kayıtlı araçların yalnızca yaklaşık %2’sinin elektrikli olduğu görülüyor. Fosil yakıtlı araçlar, trafikteki ağırlığını korumaya devam ediyor. Bu durum, enerji tüketim verilerine de yansıyor. 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’de benzin tüketimi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık %16 artış gösterdi. Aynı dönemde ham petrol ithalatı da %5,3 yükseldi. Elektrikli araç satışlarındaki artış, enerji ithalatını azaltmak açısından henüz yeterli seviyeye ulaşmış değil.
Yenilenebilir enerji üretiminde artış yaşanırken, ulaşımda elektrifikasyonun da enerji ithalatını azaltma açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanıyor. Türkiye’de elektrik sektöründe halihazırda inşaat halinde fosil yakıtlı santral bulunmamakta. 2025 yılında devreye alınacak yeni santrallerin tamamı yenilenebilir enerji kaynaklarına dayanacak.
Alparslan, “Elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payının artması kadar, tüketimde elektriğe geçiş de kritik bir öneme sahip. Türkiye’de elektrikli otomobiller yaygınlaşmaya başlasa da, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlarla enerji ithalatını düşürmek için henüz hayata geçirilmemiş büyük bir potansiyel var. Ulaşımda elektrikli araçlara geçişin hızlanması, uygun fiyatlı araçlar için vergilendirme politikaları ve artan yenilenebilir enerji kapasitesiyle birlikte Türkiye’nin enerji ithalatını azaltma potansiyelini önemli ölçüde güçlendirebilir,” dedi.




