Sahte Bayrakla Seyir Yapan 300 Tanker Tespit Edildi
Son verilere göre, yaklaşık 300 tanker sahte bayrakla denizlerde seyretmeye devam ediyor. Bu durum uluslararası ticareti tehdit ediyor.
Denizcilik analiz firması Windward’ın son verilerine göre, son haftalarda artan baskılara rağmen yaklaşık 300 tanker, sahte bayraklar altında seyir yapmaya devam ediyor. 2025 yılı itibarıyla uluslararası ticarette faaliyet gösteren 285 tanker, Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) üzerinden sahte ya da bilinmeyen sicillere ait bayraklarla yayın yapmış durumda. Windward, bu kapsamda 18 ayrı sahte sicil tespit ettiklerini ve bu sicilleri kullanan gemilerin %91’inin Batılı yetkililer tarafından yaptırıma tabi tutulduğunu belirtti.
En çok kullanılan sahte siciller arasında Gine (51 gemi), Hollanda Antilleri (45), Guyana (44) ve Aruba (24) ön plana çıkıyor. Windward, yayımladığı güncel raporda, “Sahte bayrak operasyonları, küresel denizciliğin öngörülebilir biçimde işlemesini sağlayan ticari ve hukuki altyapıyı zayıflatıyor” ifadesine yer verdi.
Son dönemde Batılı ülkelerin “gizli filo” olarak adlandırılan bu gemilere karşı önlemleri artırdığı gözlemleniyor. ABD, son yedi haftada Venezuela ile bağlantılı yedi tankere el koyarken, Fransa da Batı Akdeniz’de sahte bayrakla seyreden bir Rus tankerine müdahale etti.
Bazı ülkeler, adlarını izinsiz kullanan sahte sicillere karşı daha sert uyarılarda bulunuyor. Tonga hükümeti, bu ayın başında yaptığı açıklamada, bayrağını taşıdığını iddia eden yabancı gemileri kınadı. Açıklamada, Tonga’nın uluslararası gemi sicilinin 2002 yılında kapatıldığı ve krallığın uluslararası sefer yapan yabancı gemileri kaydetmediği vurgulandı.
Windward, “Bir gemi sahte ya da var olmayan bir sicili kullandığında, deniz ticaretini ayakta tutan mekanizmalar işlememeye başlar” diyerek, bu durumda bayrak devleti sorumluluğunun uygulanamaz hale geldiğini ve ilgili sigorta ile klas kayıtlarının geçersiz, askıya alınmış ya da doğrulanamaz olabileceğini ifade etti. Şirket, geniş çaplı yanlış işaretlemenin, küresel deniz taşımacılığının güvenli ve verimli şekilde işlemesi için gerekli olan belgelere, kayıtlara ve uyum süreçlerine duyulan güveni ciddi biçimde zedelediğini savundu.




