Ankara’nın İhracat Gücü: Teknoloji Tabanlı Üretimle Yükseliyor

Ankara’nın ihracatı, teknoloji tabanlı üretimle 17.5 milyar dolara ulaştı. ASO Başkanı Ardıç, bu artışın önemini vurguladı.

EKONOMİ/ANKARA

Ankara Sanayi Odası (ASO), 2025 yılına ilişkin ihracat değerlendirme raporunu açıkladı. Rapor, Türkiye’nin ihracat performansını önceki yıl ile karşılaştırarak, sanayi odaklı büyüme modelinin Ankara’nın yüksek teknolojili üretim kapasitesini nasıl öne çıkardığını gözler önüne seriyor.

ASO Başkanı Seyit Ardıç, ihracatın yalnızca rakamsal bir değer olarak değil, aynı zamanda üretim gücü, teknoloji seviyesi ve katma değer kapasitesi ile değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ardıç, önümüzdeki dönemde yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerin ihracatının artırılmasının önemli bir politika önceliği olduğunu ifade etti.

Ankara’nın, Türkiye’nin ilk 10 ili arasında ihracatını en fazla artıran şehir olmasının tesadüf olmadığını vurgulayan Ardıç, “Bu durum, Ankara sanayisinin dönüşüm kapasitesinin ve teknoloji yoğun üretim yapısının ihracatta belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Ankara, savunma, havacılık, makine, elektrik-elektronik ve ileri teknoloji odaklı sanayi altyapısıyla, yüksek katma değer üreten şehirler arasında öne çıkıyor” dedi.

ASO’nun vizyonunu, “Başkentin yüksek teknolojili, katma değerli üretim ve ihracatın merkezi konumunu güçlendirmek” şeklinde özetleyen Ardıç, bu hedef doğrultusunda ASO Teknoloji Üssü’nün kurulumu ile teknoloji tabanlı girişimciliği ve üretimi bir araya getirerek, Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracatını kalıcı olarak güçlendirmeyi amaçladıklarını belirtti.

Raporda, Türkiye’nin 2025 yılı ihracat performansının, küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve yüksek maliyet ortamına rağmen sanayi odaklı büyüme modelinin dayanıklılığını gösterdiği ifade edildi. Türkiye’nin mal ihracatının 2025 yılında 273,4 milyar dolara ulaşması beklenirken, sanayi sektörünün ihracat içindeki payının belirleyici olmaya devam edeceği öngörülüyor. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracat payındaki artış, Türkiye’nin ihracatta nicelikten niteliğe geçiş sürecini sürdürdüğünü ortaya koyuyor.

Raporun değerlendirmelerinde, sürdürülebilir büyümenin önümüzdeki dönemde miktar artışından ziyade birim fiyat, ürün niteliği ve pazar derinliği üzerinden sağlanabileceği vurgulandı. Avrupa Birliği gibi ana pazarlarda Türkiye’nin yakın coğrafyadan sağladığı tedarik avantajı, güçlü sanayi altyapısı ve lojistik kabiliyetleri dikkat çekerken; ihracata yönelik finansman mekanizmalarının etkinliği, pazar çeşitlendirme stratejileri ve yüksek teknolojili üretimi destekleyen politikaların, ihracatın kalıcı olarak güçlenmesinde kritik rol oynayacağı ifade edildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu