Türkiye, 2030 Dünya Kupası’na İhracatçılarla Hazırlanıyor
TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, 2030 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak Fas’ın ihracatçılar için büyük fırsatlar sunduğunu belirtti.
Nurdoğan A. ERGÜN
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, 2030 yılında Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak olan Fas’ın Türk ihracatçıları için büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti. Tecdelioğlu, ihracatçılara Fas’a giderek bu pazarda derinleşmeleri gerektiğini vurguladı. Fas’ın yalnızca mal değil, aynı zamanda proje ve hizmet ithalatı yapacağını belirten Tecdelioğlu, inşaat, altyapı, endüstriyel mutfak ve otel ekipmanları gibi birçok alanda fırsatlar bulunduğunu aktardı. Organizasyon için Fas hükümeti ve özel sektörün 15 ile 20 milyar dolar arasında bir bütçe yönetmesi beklenirken, bu rakamın yan yatırımlarla birlikte 50-60 milyar dolara ulaşabileceği öngörülüyor.
Fas’ın yanı sıra ABD, Suriye ve Romanya pazarlarının da Türk ihracatçıları için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Tecdelioğlu, Romanya’nın son yıllarda Avrupa Birliği içindeki stratejik pazarlardan biri haline geldiğini ifade etti. Romanya’nın her sektörde hızlı bir büyüme gösterdiğini ve lojistik avantajlar sunduğunu dile getiren Tecdelioğlu, bu ülkenin sadece bir geçiş güzergahı değil, aynı zamanda derinleşilmesi gereken bir pazar olduğunu vurguladı.
Çetin Tecdelioğlu, Avrupa Birliği pazarının Türkiye için hala en önemli alan olduğunu ve burada %7.8’lik bir büyüme kaydedildiğini aktardı. Ancak, AB pazarında Türkiye’nin hala çok küçük bir paya sahip olduğunu belirten Tecdelioğlu, bu durumu değiştirmek için Avrupa’nın her köşesinde derinleşmek gerektiğine dikkat çekti. Lojistik merkezler kurmak ve distribütör ağları oluşturmak gerektiğini ifade eden Tecdelioğlu, hızlı hizmet verebilmek için taşıma şirketleriyle işbirliği yapılması gerektiğini söyledi.
2025 yılının tüm ihracatçılar için zorlu geçeceğini belirten Tecdelioğlu, 12 aylık verilere göre Türkiye’nin mal ihracatının 273.4 milyar dolar, hizmet ihracatının ise yaklaşık 150 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini hatırlattı. Türkiye’nin toplamda 400 milyar dolarlık bir ihracat hacmine ulaştığını vurgulayan Tecdelioğlu, geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin mal ihracatının 1 milyar 395 milyon dolar olduğunu belirtti. Parite ve Avrupa pazarının önemine dikkat çeken Tecdelioğlu, euro/dolar paritesinin geçen yıl 1.08 iken bugün 1.17 seviyesine çıktığını ifade etti.
Ayrıca, Amerikan pazarında da derinleşme çağrısında bulunan Tecdelioğlu, bu pazarın yeni keşfedilmiş bir alan olduğunu ve şimdi yerleşme zamanının geldiğini söyledi. Yüksek teknolojik ürünlere odaklanılması gerektiğini belirten Tecdelioğlu, Orta Doğu’nun Türkiye için tarihsel olarak önemli bir pazar olduğunu vurguladı. Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinin getireceği fırsatlara dikkat çeken Tecdelioğlu, bölgedeki ticaret ateşelerinin görev başında olduğunu ve yeni pazarlar yaratmak için heyecanı yüksek tutmak gerektiğini ifade etti.
Son dönemde ihracatçının en büyük sorunlarından birinin fiyat tutturamamak olduğunu dile getiren Tecdelioğlu, artan işçilik maliyetlerinin bu sorunun temel nedeni olduğunu belirtti. 2022 yılından bu yana asgari ücretin %560 oranında arttığını, enflasyonun ise %367 seviyesine çıktığını hatırlatan Tecdelioğlu, bu durumun maliyetleri olumsuz etkilediğini ifade etti. İşçilik maliyetinin kendi şirketinde %8’den %24’e yükseldiğini belirten Tecdelioğlu, bu durumu sürdürülebilir hale getirmenin zor olduğunu söyledi.
Türkiye’nin 2025’in üçüncü çeyreğine kadar ihracatın GSYH’ye katkısının negatif olacağını belirten Tecdelioğlu, bunun sebeplerinin faiz yükü ve kurların kârsızlığa götürmesi olduğunu ifade etti. İhracatı tabana yayma konusuna da değinen Tecdelioğlu, 61 ihracatçı birliğinin çoğunda ihracatın ilk üç firma tarafından sırtlandığını, bu dengenin değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Türkiye’nin ihracatının artmasına rağmen ithalatın daha hızlı yükseldiğine dikkat çekerek, tüketim mallarındaki ithalatın artmasının endişe verici olduğunu belirtti.
İmalat sektöründe Ekim 2022’den Ekim 2025’e kadar 600 bin kişilik bir iş gücü kaybı yaşandığını kaydeden Tecdelioğlu, bu durumun sanayi üretimini olumsuz etkilediğini ifade etti. İmalat sektöründen çıkan iş gücünün hizmet sektörüne kaydığını belirten Tecdelioğlu, bu durumun Türkiye’nin daha az üretim yapması anlamına geldiğini vurguladı.
Türkiye’nin ihraç ettiği başlıca ürünler arasında çelik ve metal, otomotiv ve yan sanayi, tekstil ve hazır giyim, kimyevi maddeler, plastik ham maddeleri ve temizlik ürünleri, makine ve elektrikli cihazlar yer alıyor. Fas’tan ise gübre ve fosfat, otomotiv, gıda ürünleri gibi çeşitli ürünler ithal edilmektedir.
Son olarak, parite ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Tecdelioğlu, euro ile satış yapıp dolar ile borçlanmanın daha avantajlı olabileceğini ifade etti. Artan konkordatolarla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Tecdelioğlu, konkordato süreçlerinin zorlaştırıldığını ve bu süreçten kurtulan firmaların oranının oldukça düşük olduğunu belirtti.




