Asya-Pasifik Piyasalarında Düşüş: Trump’ın Grönland Açıklamaları ve Çin Verileri

Asya-Pasifik piyasaları, Trump’ın Grönland açıklamaları ve Çin verileri nedeniyle düşüş yaşadı. Güvenli liman talepleri altın ve gümüş fiyatlarını artırdı.

Asya-Pasifik piyasaları yeni haftaya düşüşle başladı. Yatırımcılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland ile ilgili Avrupa’ya yönelik sert mesajlarını ve Çin’den gelen ekonomik verileri değerlendirdi. Küresel risk iştahındaki zayıflama, güvenli liman talebini artırarak altın ve gümüş fiyatlarının tarihi zirvelere ulaşmasına neden oldu.

Hafta sonu Trump ile Avrupalı liderler arasında yaşanan gerilim, piyasalarda tedirginliğe yol açtı. Trump, Danimarka’ya bağlı Grönland üzerinde ABD’nin kontrol talebini dile getirirken, sekiz Avrupa ülkesine gümrük tarifeleriyle tehditte bulundu. Bu durum, zaten kırılgan olan küresel ticaret politikaları algısını daha da olumsuz etkiledi.

Avrupa’dan gelen tepkiler sert oldu. Avrupalı liderler, Trump’ın açıklamalarını “tamamen yanlış” ve “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Bu restleşme, Asya piyasalarında da satış baskısı olarak kendini gösterdi.

Asya seansında yatırımcıların dikkatini çeken bir diğer konu ise Çin’den gelen verilerdi. Çin ekonomisi, dördüncü çeyrekte hükümetin büyüme hedefleriyle uyumlu bir performans sergiledi. Ancak bu veriler, küresel risk algısındaki bozulmayı dengelemeye yetmedi. Hong Kong’daki Hang Seng Endeksi %1’in üzerinde gerilerken, ana karadaki CSI 300 endeksi sınırlı kayıplarla dalgalandı. Şanghay Bileşik Endeksi ise günü hafif artıda kapatarak Asya’daki nadir pozitif ayrışan göstergelerden biri oldu.

Japonya’da ise satışlar ön plandaydı. Nikkei 225 endeksi yaklaşık %1 düşüşle Asya’nın en zayıf performanslarından birini sergilerken, Japon devlet tahvillerinin uzun vadeli getirileri yeni tarihi zirvelere ulaştı. 10 yıllık tahvil faizi %2,244 ile 1999’dan bu yana en yüksek seviyesini gördü. Bu durum, Japonya Merkez Bankası’nın ultra gevşek para politikasından çıkış sürecine dair beklentileri yansıtıyor.

Güney Kore’de ise piyasa pozitif ayrıştı. Kospi Endeksi yaklaşık %0,8 yükselirken, Hyundai hisseleri %12’nin üzerinde artış göstererek rekor seviyelere ulaştı. Güney Kore, yapay zeka ve ileri üretim teknolojilerine yönelik yatırımlarıyla dikkat çekti.

Avustralya’da S&P/ASX 200 endeksi teknoloji hisselerindeki zayıflık nedeniyle %0,5 gerilerken, Hindistan’da Nifty 50 endeksi de benzer oranda düşüş kaydetti. Küresel riskten kaçış eğilimi emtia piyasalarına yansıdı; gümüş fiyatı %3’ün üzerinde artışla ons başına 93 doları aşarken, altın fiyatı %1,5 artışla 4.668 dolara yükseldi.

Kripto varlıklar ise ters yönde hareket etti. Bitcoin ve diğer majör kripto paralar haftaya satışlarla başlarken, yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşıp güvenli limanlara yöneldiği gözlemlendi. ABD hisse senedi vadeli işlemleri de düşüşle başladı; Nasdaq 100 vadeli kontratları %1’in üzerinde gerilerken, Avrupa vadeli endeksleri de tarifelere ilişkin endişelerle yaklaşık %1 düştü.

KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, Trump’ın NATO müttefiklerine yönelik tarife tehditlerinin piyasalardaki belirsizliği artırdığını belirtti. ING Bank Küresel Makro Araştırma Başkanı Carsten Brzeski ise AB ile ABD arasında bir ticaret savaşının kazananı olmayacağını ifade etti. Deutsche Bank Küresel FX Araştırmaları Başkanı George Saravelos, Trump’ın açıklamalarının Avrupa ülkelerinin ABD varlıklarındaki pozisyonlarını azaltma ihtimalini gündeme getirebileceğini vurguladı.

Asya’da dikkatler Japonya iç siyasetine çevrilmiş durumda. Başbakan Sanae Takaichi’nin, 8 Şubat’ta yapılması beklenen seçimler öncesinde yol haritasını açıklaması bekleniyor. Bu açıklamaların yen ve Japon varlıkları üzerinde oynaklığı artırabileceği değerlendiriliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu