Bursa’da Atış Yapı Mağdurları, Katılım Evim’e Tepki Gösterdi
Bursa’da Atış Yapı mağdurları, Katılım Evim’in tutumuna karşı İstanbul’da basın açıklaması yaptı.
Bursa’da Atış Yapı projelerinde mağdur olduklarını dile getiren yüzlerce hak sahibi, Katılım Evim’in son tutumuna karşı İstanbul’da bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Eylemde, mağdurların uzun süredir çözüm bekledikleri sorunlar nedeniyle maddi ve manevi kayıplar yaşadıkları belirtildi. Açıklamada, projelerde verilen sözlerin yerine getirilmediği ve muhatap kurumların somut adımlar atmadığı ifade edildi. Hak sahipleri, “Katılım Evim hakkımızı ver” sloganları atarak, taleplerini dile getirdi. Ayrıca, eylemlerin yasal çerçevede devam edeceği ve “Son mağdurun hakkı teslim edilene kadar hem sokakta hem de yargıda mücadele edecekleri” vurgulandı.
Açıklamada, Katılım Evim’in kararlarının mağdurların oyalandığını gösterdiği ifade edilerek, toplantının iptal edilmesinin sıradan bir durum olmadığına dikkat çekildi. Yüzlerce ailenin geleceğine ilişkin kritik bir konuda gösterilen yaklaşımın dürüstlük ve iyi niyet ilkelerini ihlal ettiği belirtildi. Atış Yapı’nın konkordato ilanının ardından, proje arazilerinin alıcıların bilgisi ve rızası dışında Katılım Evim’e devredildiği ve sürecin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) geçtiği kaydedildi. Bununla birlikte, ödemelerini eksiksiz yapmış hak sahiplerinin ne tapularına ulaşabildiği ne de yatırdıkları bedelleri geri alabildiği ifade edildi.
Mağdurlar, mevcut durumda tapularının verilmediğini ve ödenen bedellerin iade edilmediğini belirterek, sürece dair şeffaf ve sorumlu bir muhatap bulunmadığını dile getirdi. Yetkililere açık bir çağrı yaparak, TMSF sürecinin mağdurları koruyacak şekilde yönetilmesi, Katılım Evim’e yapılan devir işlemlerinin yeniden incelenmesi ve hak sahiplerinin parasal ve mülkiyet haklarının güvence altına alınması talep edildi. Ayrıca, sürecin kamuoyuna şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiği vurgulandı. Mağdurlar, ayrıcalık değil, haklarını aradıklarını belirterek, yaşananların hukuka, adalete ve kamu vicdanına aykırı olduğunu ifade etti. Bu basın açıklamasının hak arama mücadelelerinin ilk adımı olduğu ve sessiz kalmayacakları belirtildi.




