Çin’in Ticaret Fazlası 1,2 Trilyon Dolar, ABD ile Gerilim Artıyor
Çin’in yıllık ticaret fazlası 1,2 trilyon dolara ulaşırken, ABD ile ticaretteki daralma endişeleri artıyor.
Çin’in ihracat performansı, 2025 yılı için belirlenen hedeflerin üzerinde bir başarı göstererek, yıllık ticaret fazlası 1,2 trilyon dolara ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Ancak, ABD ile olan ticaret hacminde yaşanan belirgin daralma ve eski Başkan Donald Trump’ın yeni gümrük tarifeleri tehdidi, küresel ticaret dengeleri açısından yeni gerilimleri gündeme getiriyor. Uzmanlar, Çin’in artan dış ticaret fazlasının dünya ticaret sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Trump’ın İran’a yönelik yaptırımları da yeni bir ticaret savaşının fitilini ateşleyebilir.
Çin gümrük verilerine göre, Aralık ayında ihracat, yıllık bazda %6,6 artış göstererek analistlerin beklediği %3’lük artışı geride bıraktı. Bu, Kasım ayındaki %5,9’luk artışın da üzerinde bir performans sergileyerek, yılın son ayında ihracatın hız kazandığını ortaya koydu. İthalat tarafında da benzer bir sürpriz yaşandı; Aralık ayında ithalat %5,7 artarken, piyasa beklentisi sadece %0,9 seviyesindeydi. Bu artış, Eylül 2024’ten bu yana görülen en güçlü ithalat artışı olarak kaydedildi. Yıl genelinde ise Çin’in ihracatı %5,5 artarken, ithalat neredeyse sabit kaldı ve böylece ülkenin ticaret fazlası 1,19 trilyon dolara ulaştı. Bu rakam, bir önceki yıla göre yaklaşık %20’lik bir artışı temsil ediyor.
Ancak genel tablo güçlü görünse de, ABD ile olan ticaret ilişkileri dikkat çekici bir şekilde zayıfladı. Aralık ayında Çin’in ABD’ye ihracatı yıllık bazda %30 düşerken, ABD’den yapılan ithalat %29 azaldı. Bu durum, Çin’in ABD ile olan ticaretinde üst üste dokuzuncu aylık düşüşü işaret ediyor. 2025 yılına girerken, Çin’in ABD’ye ihracatı %20, ABD’den ithalatı ise %14,6 geriledi. Bu gelişmeler, gümrük vergileri ve teknoloji kısıtlamaları nedeniyle iki ülke arasındaki ticaret ilişkilerinin kalıcı olarak zayıflayabileceğine işaret ediyor.
Çin Gümrük İdaresi Sözcüsü Lv Daliang, ABD ile ticaretin karşılıklı faydaya dayanması gerektiğini belirterek, sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu. ABD pazarındaki daralmaya karşılık, Çinli ihracatçılar, ABD dışındaki pazarlara yönelmeye başladı. Aralık ayında Çin’in ihracatı, Avrupa Birliği’ne %12 ve ASEAN ülkelerine %11 oranında arttı. Ancak bu yönelim, özellikle Avrupa’da rahatsızlık yaratıyor. Artan Çin fazlası, yerel sanayi üzerinde baskı oluşturduğu gerekçesiyle Brüksel’de korumacı refleksleri güçlendiriyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Aralık ayında yaptığı açıklamada, Pekin’i ihracata aşırı bağımlı büyüme modelinden uzaklaşmaya ve iç tüketimi güçlendirmeye çağırdı. Benzer bir uyarı Brookings Institution’dan Eswar Prasad’dan geldi. Prasad, Çin’in devasa ticaret fazlasının, Trump’ın gümrük tarifeleri kadar yıkıcı etki yaratabileceğini belirtti. Küresel talebi aşağı çeken bu yapı, ülkeleri kendi ekonomilerini korumak için ticaret engelleri koymaya itebilir.
Çin ekonomisi, güçlü ihracata rağmen iç talep sorunlarıyla başa çıkmakta zorlanıyor. Derinleşen emlak krizi, zayıf işgücü piyasası ve düşük tüketici güveni, deflasyonist baskıları artırıyor. 2025 yılında Çin’de tüketici fiyatları artış göstermedi ve resmi hedef olan %2 seviyesinin oldukça altında kaldı. Pinpoint Asset Management Başkanı Zhiwei Zhang, güçlü ihracat sayesinde Pekin’in en azından yılın ilk çeyreğinde makroekonomik politika duruşunu değiştirmeyeceğini öngörüyor.
Çin’in nadir toprak elementleri ihracatı Aralık ayında %32 artarak 4.392 ton seviyesine yükseldi. Yıl genelinde ise bu kritik minerallerin ihracatı %12,9 arttı. Bu durum, küresel teknoloji ve savunma sanayileri açısından stratejik riskleri yeniden gündeme taşıyor. Öte yandan, Çin, ABD ile yapılan geçici ticaret ateşkesi kapsamında soya fasulyesi alımlarını artırma sözü vermişti. 2025’te toplam soya ithalatı 111,8 milyon ton ile %6,5 arttı. Ancak Aralık ayındaki artış yalnızca %1,3 ile sınırlı kaldı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile iş yapan ülkelere %25 ek gümrük vergisi uygulanacağını açıklayarak ABD-Çin ticaretinde yeni bir kriz ihtimalini gündeme getirdi. İran, Çin’in en büyük ticaret ortaklarından biri konumunda. Çin tarafı, bu tehdide karşı “tek taraflı ve yasa dışı yaptırımlara karşı olduklarını” belirterek, çıkarlarını korumak için gerekli adımların atılacağını vurguladı. Hinrich Foundation’dan Deborah Elms, %25’lik bir tarifenin mevcut seviyelere kıyasla “çok büyük bir tırmanma” anlamına geleceğini ve misilleme riskini artıracağını ifade etti.
Çin, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olarak İran’dan petrol alımını uzun süredir sürdürüyor. Kpler verilerine göre, İran’dan Çin’e günlük petrol sevkiyatı 2017-2024 döneminde iki katına çıkarak 1,2 milyon varili aştı. Ancak ABD yaptırımlarının sıkılaşmasıyla Çin’in İran’dan ithalatı 2025’te %28 düşerek 2,9 milyar dolara geriledi. Buna rağmen Pekin yönetimi, Trump’ın tarife tehdidine rağmen İran ile ekonomik işbirliğini azaltmayacağını vurguluyor.
Çin’in rekor ticaret fazlası, kısa vadede büyümeyi desteklese de uzun vadede küresel ticaret sisteminde yeni kırılmalar yaratma potansiyeline sahip. ABD ile artan gerilim, Avrupa’nın korumacı eğilimleri ve İran faktörü, 2025’te dünya ticaretinin daha da politize olacağına işaret ediyor.




