Panda Alüminyum, Karbon Salımını 2030’a Kadar Yüzde 50 Azaltmayı Hedefliyor

Panda Alüminyum, 2030’da karbon salımını yüzde 50 azaltmayı ve 2050’de sıfırlamayı hedefliyor.

Panda Alüminyum, sürdürülebilirlik hedefleri çerçevesinde karbon salımını 2030 yılına kadar yüzde 50 oranında azaltmayı ve 2050’de sıfırlamayı planladığını duyurdu. Şirket, bu hedefleri gerçekleştirmek için yenilenebilir enerji yatırımlarına ve düşük karbonlu üretim modeline yönelerek küresel pazarda rekabet avantajı elde etmeyi amaçlıyor.

2006 yılından bu yana Panda Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Panda Alüminyum, düşük karbon ayak izine sahip üretim yaklaşımıyla alüminyum sektöründe sürdürülebilir dönüşümde lider olmayı hedefliyor. Şirketin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Seherli, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) etkisiyle düşük karbonlu üretimin, küresel rekabetin önemli bir unsuru haline geldiğini belirtti ve nihai hedeflerinin sıfır karbon olduğunu vurguladı.

Ankara Kahramankazan’daki tesislerinde geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Panda Alüminyum, ambalajdan otomotive kadar birçok sektörde faaliyet gösteriyor. Düşük karbonlu üretimle rekabet avantajı sağlamayı hedefleyen şirket, kendi sahalarında kurulu 27 MW gücündeki güneş enerjisi santralleri ile tesisindeki elektrik tüketiminin 1,8 katı kadar enerji üretiyor.

Ayrıca, şirketin iştiraklerinden Panab Enerji, 45,7 MWe kurulu güce sahip metan gazına dayalı elektrik santralleri ile toplamda 520 bin ton karbon emisyonunu azaltmayı başardığını açıkladı.

Panda Alüminyum’un 2030 vizyonunun merkezinde karbonsuzlaşma, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir büyüme yer alıyor. Hüseyin Seherli, “Karbon emisyonlarımızı yüzde 50 oranında azaltmayı, 2050 yılında ise sıfır karbon hedefine ulaşmayı amaçlıyoruz. Enerji yönetimi ve ileri üretim teknolojileri alanındaki yatırımlarımızı artırarak sürdürüyoruz. ‘Daha az tüketerek üretmek’ anlayışıyla hareket ediyor; çevreye, insana ve iş ortaklarımıza uzun vadeli değer yaratmayı önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşımın, küresel pazarlarda giderek sıkılaşan düzenlemeler karşısında şirketimizi tercih edilen bir iş ortağı haline getireceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Hüseyin Seherli, sürdürülebilirliğe odaklanan bir yaklaşım benimsediklerini ifade ederek, “Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, atıktan enerji üretimi ve geri dönüştürülebilir üretim modelleri, üretim anlayışımızın temelini oluşturuyor. Elektriğini kendi üreten ve tükettiğinden fazla enerji üretebilen bir sanayi yapısı kurduk. Karbon yönetimini geçici bir gündem maddesi olarak değil, kalıcı bir sanayi standardı olarak ele alıyoruz. Avrupa’da uygulanacak karbon vergilendirme mekanizmaları, firmaların bu alandaki hazırlık seviyesini net biçimde ortaya koyacak. Biz de uzun süredir attığımız adımlar sayesinde bu sürece güçlü bir şekilde hazır olduğumuza inanıyoruz” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu