Buğday Piyasasında Rekor Üretim ve Sınırlı Fiyat Artışı
2026 yılı için buğdayda rekor üretim beklenirken, fiyatların artışı sınırlı kalacak.
Küresel buğday piyasası, 2026 yılına yüksek arz ve bol stoklarla girmeye hazırlanıyor. Chicago’daki vadeli işlemler, buğday fiyatlarının 5,20 doların altına düşmesiyle, piyasanın bol arzı fiyatladığını ortaya koyuyor. Aylık bazda fiyatlar %2,7, yıllık bazda ise %6 oranında bir düşüş gösterirken, 2026 yılı için güçlü bir fiyat artışı beklenmiyor.
2025/26 sezonunda dünya genelinde buğday üretiminin rekor seviyelere ulaşması öngörülüyor. Yaklaşık 829 milyon tonluk üretim tahmini, hem bir önceki sezona göre %3,5’lik bir artışa hem de son yılların en güçlü arz seviyesine işaret ediyor. Üretim tahminlerindeki yukarı yönlü revizyonlar, arz baskısının kalıcı hale geldiğini gösteriyor.
Stoklar Rahat, Fiyatlar Baskı Altında
Küresel buğday stoklarının 2025/26 sezonunda yaklaşık 10 milyon ton artarak 271 milyon tona ulaşması, fiyatların yukarı yönlü hareketini sınırlayan önemli etkenlerden biri. Stok-kullanım oranının %33’ün üzerine çıkması, piyasanın beklenenden daha iyi bir arz durumunda olduğunu gösteriyor.
2026/27 sezonuna bakıldığında ise üretimde bir miktar azalma öngörülüyor. Ancak bu daralmanın fiyatları yukarı itmesi beklenmiyor. Stok-kullanım oranının 2026/27 sonunda da %32 civarında kalması, olası fiyat artışlarının geçici ve sınırlı olacağına işaret ediyor.
Rekor üretimin başlıca nedeni, Avrupa Birliği’nin 2025/26 sezonundaki üretim artışı. Zayıf geçen bir önceki sezonun ardından AB’deki buğday üretiminin %16 artarak 142 milyon tonun üzerine çıkması bekleniyor. Bu, 2015/16’dan bu yana en yüksek seviye. Ekim alanlarının genişlemesi ve güçlü verim, arzı desteklerken, güçlü euro Avrupa buğdayının ihracat rekabetçiliğini zayıflatıyor.
Rusya’da da beklentilerin üzerinde bir üretim gerçekleşeceği öngörülüyor. Sezon başındaki olumsuz hava koşullarına rağmen, verimlerin güçlü seyretmesiyle üretimin %6 artarak 86,5 milyon tona ulaşması bekleniyor. Bu, Rusya’nın tarihindeki en büyük üçüncü buğday hasadı olacak.
ABD’de ise üretim artışı sınırlı kalırken, verimlerin desteğiyle 54 milyon tonun üzerinde bir hasat öngörülüyor. Zayıflayan dolar, ABD buğdayının ihracatta avantaj sağlamasına yardımcı olurken, kümülatif ihracat hacmi yıllık bazda %23 artmış durumda. Hindistan’da ise 118 milyon tonla rekor bir üretim bekleniyor. Ancak ihracat yasağı devam ettiği sürece bu arz küresel piyasaya yansımıyor. Avustralya ve Arjantin’de de güçlü hasatlar, küresel arzın geniş tabanlı olduğunu gösteriyor.
2026/27’de Denge Korunacak
2026/2027 yılı için başka bir rekor üretim yılı beklenmiyor. Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Arjantin’de üretimin yıllık bazda azalması öngörülüyor. Ancak, küresel arzın tarihsel olarak güçlü seviyelerde kalacağı tahmin ediliyor.
Çin’in İthalatındaki Düşüş Talebi Sınırlıyor
Çin’in buğday ithalatındaki sert düşüş, küresel talep üzerinde sınırlayıcı bir etki yaratıyor. Güçlü iç üretim ve zayıflayan yem talebi nedeniyle, Çin’in 2026 yılında da ithalat konusunda temkinli kalması bekleniyor. Bununla birlikte, Çin-ABD ticaret görüşmeleri sonrasında ABD buğdayına yönelik sınırlı alımlar için bir alan bulunuyor. Rusya-Ukrayna arasında olası bir barış anlaşması ise orta ve uzun vadede buğday piyasası için aşağı yönlü bir risk oluşturuyor. Kısa vadede üretime etkisi sınırlı olsa da, Karadeniz kaynaklı arz risklerinin azalması fiyatlar üzerinde baskı yaratabilir.
Soya Fasulyesi Zorlu Bir Yıl Geçirecek
Soya fasulyesi piyasası, 2025 yılında ticaret gerilimlerine rağmen güçlü bir performans sergiledi. CBOT’ta soya fasulyesi fiyatları bir yıl öncesine göre %8 artarak kile başına 10.5 dolar civarında işlem görüyor. Ancak 2026 yılı görünümü daha karmaşık bir dengeye işaret ediyor. Önümüzdeki yıl piyasayı destekleyecek unsurlar bulunsa da, fiyatların yönü büyük ölçüde Çin’in ABD soya fasulyesi alımlarına ve ABD’nin biyoyakıt politikasına bağlı olacak.
Küresel soya fasulyesi piyasasında 2025/26 sezonunda arzın daralması bekleniyor. ABD’de soya fasulyesi üretiminin %2,8 azalarak 116 milyon tonun altına inmesi öngörülüyor. Buna karşılık, Brezilya’nın 175 milyon tonla rekor bir hasada hazırlanması ve küresel tedarikteki ağırlığını artırması bekleniyor. 2026/27 sezonuna bakıldığında ise tablo daha destekleyici görünüyor. Küresel üretimin büyük ölçüde yatay kalması, buna karşın tüketimin artmaya devam etmesiyle yaklaşık 12 milyon tonluk bir arz açığı oluşacağı tahmin ediliyor. Bu durum fiyatlar için orta vadeli bir destek alanı yaratıyor.
Ancak riskler hala masada. Çin’in ABD soya fasulyesine yönelik alım taahhütlerinin ne ölçüde hayata geçeceği belirsizliğini korurken, ABD’nin yenilenebilir dizel politikası da fiyatlar açısından kritik öneme sahip. Biyoyakıt kaynaklı güçlü soya yağı talebi sürerse, bu durum soya fasulyesi piyasası için 2026 yılında en önemli dengeleyici unsur olacak.




