Küresel piyasalarda üçüncü çeyrek: Petrol ve faiz şoku
Küresel piyasalar üçüncü çeyrekte savaş, petrol ve tahvil faizlerinin baskısıyla yön aradı. Brent yüzde 42 yükselirken hisse rallisi hız kesti.
Küresel piyasalar, temmuz-eylül döneminde İran savaşı, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, petrol fiyatlarındaki sıçrama ve tahvil faizlerindeki yükselişin etkisiyle dalgalı bir görünüm sergiledi. Brent petrol üç ayda yüzde 42 değer kazanarak 103,53 dolara çıkarken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5’in üzerine yükseldi. Wall Street’teki yükseliş sürse de önceki çeyrekteki güçlü rallinin temposu belirgin biçimde azaldı.
ABD ve İsrail’in İran’la savaşının başlamasından sonraki ikinci tam çeyrekte yatırımcılar, Ortadoğu’dan gelen gelişmeleri yakından izledi. Çatışmalarda diplomatik ilerleme sağlanamaması ve boğazdaki kapanmanın devam etmesi, enerji arzı ile enflasyona ilişkin kaygıları canlı tuttu.
Wall Street’te yükseliş yavaşladı
ABD borsalarında üçüncü çeyrek karışık tamamlandı. S&P 500 yüzde 2,03, Nasdaq Composite yüzde 2,2 yükselirken Dow Jones yüzde 1,9 geriledi. Üç endeksin ortalama getirisi yüzde 0,6’da kaldı. Bu tablo, bir önceki çeyrekteki çift haneli kazanımların ardından rallinin ivme kaybettiğini gösterdi.
Yapay zeka hisselerinde şirketler arasındaki performans farkı da büyüdü. Nvidia yüzde 14’ten fazla, Microsoft yüzde 37,5 ve Meta yaklaşık yüzde 30 yükseldi. Güçlü finansal sonuçlar ve yapay zeka ürünlerine yönelik talep bu hisseleri destekledi. Oracle ve Broadcom ise yüzde 6’dan fazla değer kaybetti. Yatırımların nasıl finanse edileceği, artan sermaye harcamaları ve teknoloji geliştirme hızına ilişkin güvenlik tartışmaları sektör üzerinde baskı oluşturdu.
Asya piyasalarında kayıplar daha belirgin hissedildi. Güney Kore’nin teknoloji ağırlıklı Kospi endeksi çeyrekte yüzde 19,3, Philadelphia Yarı İletken Endeksi ise yüzde 11’den fazla geriledi. Çin’in CSI 300 endeksi yüzde 12,5 düşerken, Avrupa’nın büyük endekslerinde sınırlı yükselişler görüldü. MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi de üç ayda yüzde 1 değer kaybetti.
Tahvil faizleri onlarca yılın zirvesine çıktı
Devlet tahvillerindeki sert satış, çeyreğin en önemli gelişmelerinden biri oldu. Enerji fiyatlarının yüksek kalmasının enflasyonu artırabileceği ve merkez bankalarını daha sıkı politikalara yöneltebileceği beklentisi, tahvil fiyatlarını düşürürken getirileri yukarı taşıdı.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,273, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,623 seviyelerine çıktı. Bu oranlar, sırasıyla 2007 ve 2002’den bu yana görülen en yüksek seviyelere işaret etti. Tahvil satışları ABD ile sınırlı kalmadı; İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve Japonya’da da uzun vadeli borçlanma maliyetleri yüksek seviyelere ulaştı.
BlackRock stratejistleri, piyasaların Fed’in yeni faiz artışları konusunda fazla agresif fiyatlama yapıyor olabileceği değerlendirmesinde bulundu. Kuruma göre uzun vadeli ABD tahvil getirilerindeki yükselişte faiz artışı beklentileri etkili olurken, güçlü büyüme ortamında olası bir artışın riskli varlıklar üzerindeki etkisi her koşulda olumsuz olmayabilir.
Petrol ve dolar cephesinde savaş etkisi
Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması ve Ortadoğu’daki belirsizlik, petrol arzına ilişkin endişeleri artırdı. Brent petrolün yakın vadeli kontratı 30 Eylül’e kadar geçen üç aylık dönemde yüzde 42 yükselerek varil başına 103,53 dolara çıktı. Bu, Brent’in son 10 yıldaki en güçlü üçüncü çeyrek performanslarından biri oldu. ABD tipi WTI petrol de yüzde 30,1 artışla 90,42 dolara ulaştı.
Petrol fiyatlarının bundan sonraki seyri; savaşın sona ermesinin ardından üretici ülkelerin üretim düzeyine, Çin’in alımlarına ve İran’ın küresel pazara ne miktarda petrol sunabileceğine bağlı olacak. Bu nedenle çatışmaların sona ermesi, fiyatların otomatik olarak eski seviyelerine dönmesini garanti etmiyor.
Dolar, üçüncü çeyrekte sınırlı yükselmesine rağmen savaşın başlangıcından bu yana elde ettiği kazanımların çoğunu korudu. Altı önemli para birimi karşısındaki performansı izleyen Dolar Endeksi, eylül sonunda yaklaşık 101,45 seviyesinde işlem gördü ve yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 3 yükseldi. Küresel tahvil getirilerindeki artış dolara güvenli liman desteği sağlarken, petrol fiyatları ve risk iştahının dengelenmesi halinde para biriminde düzeltme yaşanabileceği belirtildi.
Üçüncü çeyrekte küresel piyasalar için belirleyici tablo; 100 doların üzerine çıkan petrol, 20 yılı aşkın dönemin zirvelerine ulaşan tahvil faizleri ve hız kesen hisse senedi rallisi oldu. Dördüncü çeyreğe girilirken yatırımcıların odak noktası, yüksek petrol ve faiz ortamının geçici bir şok mu yoksa piyasaların yeni dengesi mi olacağına çevrildi.









